Aidiyet

2020 yılının ilk günlerine denk düştük bugün… Bu sebeple yeni başlayan yılın, sporun içerisindeki her can için mükemmel geçmesini dilemekten başka bir yol gelmiyor aklıma…

2020 başladığında göre, 2019–2020 futbol sezonunu da yarıladığımızı anlıyoruz. Profesyonel ligler ile Bölgesel Amatör Lig (BAL) bahsini ettiğim yarıdan dolayı ara verdiler müsabakalarına… Yerel ligler ile alt yaş kategorilerindeki müsabakalar haliyle devam ediyorlar. Hatta Ocak ayının üçüncü haftasında başlayacak olan ama adına Şubat tatili dediğimiz okul ara tatilinde, maçlar hızlandırma şekliyle devam eder. Hafta içi de oynanır yani…

Sezonun devre arası denildiğinde herkesin aklına iki şey geliyor; birincisi ve belki de en önemlisi transfer… İkincisi ise takımların nerede kamp yapacağı ve hangi ekiplerle hazırlık müsabakaları oynayacakları…

Bu birinci önemli olarak nitelendirdiğim transfer hadisesi, ilginçtir, amatörlerde de ve hatta alt yaş gruplarında da önemli bir yer tutuyor.

Ne yani? Amatör futbolcular transfer olmasın mı? Ya da kulüpler transfer yapmasın mı?

Profesyonel ekiplerin oyuncularının devre arası transfer yapmalarını kabul edilebilir buluyorum. Neticede para için mücadele ediyorlar. Daha fazlasını veren kulüp oldu mu, tüm taraflar da anlaşmış ise… Mükemmel transfer diye ben buna diyorum!

Oyuncunun mutlu olmaması da, karşılıklı uyumun sağlanamaması da, mevcut kulübün gelecek planlarının oyuncunun idealleri ile örtüşmemesi de transfere sebep olarak sayılabilir ki, bunlara da mecburi transfer diyorum!

Öyle ya da böyle, profesyonel kulüplerde transfere eyvallah!

Ama amatör takımlarda devre arası transferin doğru olmadığını düşünüyorum. Hele ki, alt yaş gruplarındaki devre arası transfer mantığına da tamamen karşıyım.

Minik bir örnekle açıklamaya çalışayım; A takımı profesyonel olan bir kulübün, örneğin U12 takımını ele alalım. Öncelikle spor okulu varsa bu kulübün ki –neredeyse hepsinin var– onlarca çocuğun içerisinden sadece 14, 15 kişilik bir kadro oluşturur ve müsabakalara çıkar bu takım… Spor okulunda 12 yaşında olup ama maç kadrosuna alınamayanlar ne olur? Pilot takım adını verdikleri –bu tabir de son zamanlarda dilimize pelesenk oldu– söz konusu profesyonel kulüp tarafından satın alınmış ya da idaresi ele geçirilmiş amatör takımlarda, yine tamamı değil tabii, arta kalanlardan iyi olanlar lisanslanır ve maçlara çıkarılır.

Buraya kadar kanunsuz ya da etik olamayan bir hadise göze çarpmıyor. Sadece pilot takım diğer amatör takımların benzer kategorilerinden biraz daha güçlü oluyor ve bu da başka bir tartışma konusu olarak camia içerisinde kızgın söylentilere yol açıyor. Ama bunu şimdi tartışmayacağız. Konumuz transfer…

Aynı örneğe devam ediyorum, U12 ligi sona erince, futbolcular U13’e terfi edecekler. Hepsi değil tabii! İçlerindeki en iyileri… Geri kalanlar ne olacak peki?

Devre arası transfer 45 günlük bir macera… 14 Şubat 2020 tarihine kadar profesyonel takımların pilot takım adını verdikleri cenderelerin içerisine transfer olacaklar ve minik yaşlarında kariyer mücadelelerine devam edecekler.

Çocuklara kimse sormayacak ama!

Aidiyet duyguları mı? Çocuklukları mı? Oyunları mı? Oyundan aldıkları zevk mi? Mücadeleleri mi? Eğitimleri mi? Öğretimleri mi? Kimin umurunda?

İşte bu yüzden amatör futbolda alt yaş kategorilerinde devre arası transfere ben hayır diyorum. Hiç olmazsa U16 ya da U15’ e kadar…

Dipnot; “Anladım ki aidiyet, kan bağından önce gelen bir şeydir. O da aynı toprak üzerinde ortak bir geçmişle kurulabilir” Nazan Bekiroğlu.

YORUM EKLE