Yazının başlığını okuyunca, bir siyasi kişilikten bahis vuracağımı sanmayın hemen; neticede tek uzun O değil! Ancak evet, haklısınız; aziz milletimize göre, boylu poslu duruşun kişinin siyasi kimliğine katkısı, diplomasından ve hatta yetkinliklerinden daha fazla…

Neyse, biz bu yazıya konu olacak esas uzun adama geçelim;

İzmirli hemşehrilerimizden, Türkiye Basketbol 1. Liginde mücadele eden “Bornova Belediyesi Karşıyaka” basketbol takımının da genel menajerlik görevini yürüten Çağlar Karabulut’a…

Çağlar Hocam, gerçekten uzun boylu ki, on altı yaşından beri de faal basketbolun tam manasıyla içerisinde… Bu arada boyu da 206 santimetre…

Aslında çok enteresan bir spor hayatı başlangıcı var Çağlar Karabulut’un; ülkemizdeki her çocuk gibi o da sokak futbolu ile başlamış. Sonra yaşadıkları yere en yakın kulüplerden Bergama Belediyespor’un altyapısında forma terletir olmuş. Ancak hızla artan boyuyla ve sporcu yeteneklerinin yavaş yavaş fark edilmesiyle, kendisini farklı alanlarda yarışırken ya da spor yaparken bulmuş.

Kuvvetli ve hızlı olması ve çok iyi bir sol ayağa sahip olması, futbol takımında ona sol bek, sol stoper ve hatta sol açık oynama fırsatı vermiş. Bu arada, okul takımında beden eğitimi öğretmeni Çağlar’ı sadece futbolcu olarak değil, bazen atlet, bazen hentbolcu, bazen uzun atlamacı, bazen de yüksek atlamacı olarak değerlendirmeye başlamış. E, kumaş iyi olunca…

Ancak Çağlar, bu sporcu performansı ile okulunu bir yıl çok fena aksatmış. Ve maalesef bir yıl kaybı olmuş. Ne kadar sıkıntılı bir durum ki, sürekli dile getiriyoruz; yetenekli sporcuların eğitimleri farklı düzende seyretmesi gerekiyor diye... Ve hatta bu konuda devletimizin bir eğitim politikası olması gerekiyor diye…

Neyse, yıl kaybı dolayısıyla, anne-baba haklı olarak sporculuk yaşamına bazı kısıtlamalar getirmek isteseler de; beden eğitimi öğretmenin de desteğiyle ki, bir gün Çağlar’ın ebeveynlerini karşısına alıp; “bakın, size diyorum, bu çocuk profesyonel sporcu olacak, çünkü çok yetenekli… Ama artık futboldan mı ekmek yer, atletizmden mi bilemiyorum” şeklinde de uyarılarda bulunmuş. Ve Çağlar, neticede uzunca seneler profesyonel olarak basketbol oynamış.

Basketbola geçişi de başka hikâye aslında;

O senelerde, “Kardeş Belediye Olimpiyatları” diye bir spor organizasyonu var ve Çağlar’ın ablası da Bergama Belediyesi genç kızlar basketbol takımında oynuyor. Bergama Belediyespor, kardeş belediyelerden birinde, o sene yurtdışında düzenlenen bu organizasyona katılıyor. Abla, turnuva bitip de, yurda dönünce; turnuvada giydiği eşofman üstüne, kardeş Çağlar el koyuyor. Olur ya hani, kardeşler birbirlerinin bazı kıyafetlerini paylaşırlar; işte öyle…

Gel zaman, git zaman, kardeş belediye olimpiyatını düzenleme sırası Bergama’ya geliyor. Ama Bergama Belediyespor’un erkek basketbol takımı yok! Zaten yaşıtlarına göre uzun olan Çağlar’ı, üzerinde çok sevdiği basketbol eşofmanıyla gören hoca, hemen takıma davet ediyor. Tesadüf ki, o yıllarda ülkemizin önemli basketbol kulüplerinden olan Ülker’in altyapı koçlarından biri Çağlar’ı çok beğeniyor ve hemen ailesi ile temasa geçip, İstanbul’a davet ediyor. Yaklaşık 2 ay Ülker’in altyapısında basketbol oynayan Çağlar, ailesinin de talebiyle İzmir’e geri dönüyor, basketbola kendi şehrinde devam etmek üzere…

Ve Karşıyakalı yıllar…

On yedi yaşında merhaba dediği Yeşil-Kırmızı formayla, sayısız maça çıkıyor Çağlar ve dahası profesyonel olup A Takımla mücadelelere başlıyor. Çok çalışıyor Çağlar ve o günlerde neredeyse en az 6 saat antrenman yaptığını hala heyecanla anlattığına şahit oldum. Ardından Erdemir DemirÇelik, Göztepe, Antalya Kepez, Vestel Manisa, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Akhisar Belediye, Uşak Üniversitesi ve Aliağa Petkim formalarını giyiyor. Ancak büyük bir sakatlık yaşıyor ve iki yıla yakın parkelerden uzak kalıyor.

“Huylu huyundan vazgeçmez” sevdiğim atasözlerindendir ki, sakatlığı iyileşen ve kendini iyi hisseden Çağlar, o senelerde bölgesel ligde mücadele edecek Bornova Belediyesine transfer oluyor; hem oynayacak hem de genç ekibe ağabeylik yapacak ki, yapıyor da…

Bu arada, Yaşar Üniversitesi Basketbol takımından baş antrenörlük teklifi geliyor kendisine… İlk kez kuşandığı bu sıfat ile ekibini ÜniLig Türkiye Şampiyonu yaparak sevenlerini ve kendisine güvenenleri onurlandırıyor. Bu sonuç, Bornova Belediyesi basketbol takımının genel menajeri olmasının da yolunu açıyor kendisine… Ve ekiple olan uyumu ile doğru çalışmaları sonucunda hem “Bornova Belediyesi Basketbol” olarak, hem de “Bornova Belediyesi Karşıyaka Basketbol” olarak Türkiye Basketbol 1. Liginde hoş seda bırakıyor ve başarılı sonuçlar alıyor Çağlar Karabulut.

Yetmiyor;

Geçtiğimiz ay İzmir’de düzenlenen U18 Avrupa Basketbol Şampiyonasında, milli görevi büyük bir onur ve gururla kabul ediyor; U18 Basketbol Milli Takımımızın Menajeri olarak. Turnuva sonunda finali kaybederek Avrupa ikincisi olmanın burukluğunu da hala üzerinden atmış değil! Aslında, ne büyük başarı; Avrupa ikinciliği…

Mütevazı, reklamı sevmeyen ve idari anlamda geleceği oldukça parlak olan Çağlar Karabulut için, Basketbol Süper Ligimizde ve hatta A Milli Takımımızdaki üstleneceği görevlerinde yazılar yazmak umudum ile…

Dipnot; “Başarının yolu, konuşmayı bırakmak ve yapmaya başlamaktır.” Walt Disney.