Dün gibiydi… “Selçuk! Selçuk! Ve top ağlarda! Fenerbahçe, Selçuk’un golü ile…” radyodan dinliyorum spikerin anlatışını! Siz deyin yedi, ben diyeyim sekiz yaşlarındayım… Sonra direk sokağa… Dilimde Selçuk, ayağımda plastik top, karşımda bizim evin yan duvarı… Ya da Cevat Prekazi’nin Monaco ağlarına gönderdiği, Galatasaray’ı Avrupa Fatihi sıfatı ile tanıştırdığı gol… İkinci televizyon kanalı ya var, ya yok! Milli takımın Avrupa finallerine ilk defa gidişi ile Fatih Terim’in imparator diye anılmaya başlaması… Sanırım üniversite öğrencisiydim! Galatasaray’ın oynadığı Arsenal finali ve ülkemize gelen ilk ve tek Uefa kupası… Erat yemekhanesi yıkılmıştı maç sonu! Güneş’li günler göreceğiz çocuklar sözüne uyan Dünya üçüncülüğümüz… Brezilya kalesini koruyan Marcos, Hasan Şaş’ın topunu görememişti bile! Selçuk İnan’ın Fransa kapılarını ardına kadar açan İzlanda frikiğine ne demeli? On dört ay kadar önceydi… Dünmüş gibi…
Zaman, ah o zaman ne çabuk geçiyor! Göz açıp kapayıncaya kadar hızlı… Okurken sizlerin de anlaklarında onlarca futbol enstantanesi ya da hadisesi canlanmıştır sanıyorum!
Geçmişi bu kadar yâd edince Bornova Gençlik Spor Kulübünün sürekli hale getirdiği Futbol Sevdalıları Buluşması gününü anlatmak istiyorum. Geçtiğimiz Perşembe akşamı Bornova’da futbola katkı koyan tüm futbol sevdalılarını toplamışlardı. Milli takımlar eski doktorlarından TÜFAD İzmir Şubesi Başkanı Dr. Şaban Acarbay, eski hakemlerden Cengiz Bulut (diğer sıfatlarını yazmıyorum, futbol ile alakalı olanı geçerliydi o akşam), eski milli futbolcu Bahri Altıntabak ve onlarcası… Bornova Gençlik Spor Kulübü Başkanı Sezai Öncü ve ekip arkadaşlarının ev sahipliğinde anılarını paylaştılar, yaşadıkları kimi zaman komik, kimi zaman üzücü olayları, başlarından geçenleri aktardılar. Çok mutluydular!
Bizlere de dinlemek düştü tabii… Futbolun mutluluk veren taraflarının olaylara hâkim olması ve anıların bu tarz birleşimler ile hafızalarda kalması dileklerimle…