Satın alma kültürünün yarattığı geçici hevesler, ne yazık ki arkasında binlerce kırık kalp ve terk edilmiş can bırakıyor. Sokakların zorlu şartlarına uyum sağlaması imkansız olan evcil ve özel ırk hayvanlar, bir süre sonra kendilerini barınak tıkımlarının arkasında buluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Pako Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Sosyal Yaşam Kampüsü başta olmak üzere kentin farklı noktalarındaki merkezler, bu sessiz çığlığa derman olmak için yoğun bir mesai harcıyor. Işıkkent ve Seyrek’teki tesislerle birlikte yüzlerce patili dost, kendilerine uzanacak sıcak bir yardım elini ve ömürlük bir aileyi bekliyor.

​Barınak kafeslerinde sadece sokak canları değil terk edilmiş özel ırklar da var

​Toplumda genellikle bakımevlerinde yalnızca melez ya da sokak köpeklerinin barındığına dair yaygın bir algı bulunsa da güncel veriler durumun vahametini gözler önüne seriyor. Pet shoplardan ya da internet üzerinden yüksek meblağlara satın alınan, bakımı zor geldiği ya da büyüdüğü için acımasızca sokağa bırakılan french bulldog, golden retriever, terrier, İngiliz setter ve labrador retriever gibi popüler cinsler de bu merkezlerin sakinleri arasında yer alıyor. Yaşadıkları ev ortamından sonra barınak kafeslerine uyum sağlamakta zorlanan bu özel hayvanlar, yaşadıkları terk edilme travmasını ancak insanlardan görecekleri yoğun sevgi ve şefkatle aşabiliyor. Yetkililer, binlerce canın sevgi dolu bir yuvaya kavuşmayı umut ettiğini belirterek, hayvan satın almak yerine barınaklardan sahiplenme yapılması çağrısında bulunuyor.

Ölüme halı sahada yakalandı, pas verip yere yığıldı
Ölüme halı sahada yakalandı, pas verip yere yığıldı
İçeriği Görüntüle

​Sahiplenme sürecinde dış görünüşten çok gönül bağı öne çıkıyor

​Tesislerde yürütülen çalışmalar ve hayvan psikolojisi hakkında önemli detaylar paylaşan Veteriner Hekim Serhan Çamlıca, kent genelindeki üç büyük merkezin toplam kapasitesinin 4 bin ile 4 bin 500 arasında değiştiğini ifade ediyor. Sokakta korumasız halde bulunan pug ve golden retriever gibi çeşitli cins köpeklerin de ekipler tarafından kurtarılarak koruma altına alındığını belirten Çamlıca, hayvanseverlerin seçim yaparken ırk odaklı düşünmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Bir hayvanın safkan olup olmamasının onun sadakatini ve sevgisini etkilemediğini dile getiren tecrübeli veteriner, "Bakımevlerimizde sevgiye ve ilgiye ihtiyaç duyan özel ırk olmayan can dostlarımızın yanı sıra cins köpekler de bulunuyor. Sahiplenme sürecinde dış görünüşten çok kurulan bağ çok önemli. Önemli olan gönül bağı kurabilmek. Umarız tüm patili dostlarımız sevgi dolu bir aileye ve sıcak bir yuvaya kavuşur" sözleriyle, hayvanseverleri sadece bir can kurtarmanın bilinciyle hareket etmeye davet ediyor.

​Bakımevleri kapılarını bayram tatili boyunca da açık tutacak

​Yaz aylarının gelmesi ve Kurban Bayramı tatilinin yaklaşmasıyla birlikte plan yapan vatandaşlar için de güzel bir alternatif sunuluyor. İzmir genelindeki üç büyük bakımevi, sadece normal günlerde değil, uzun tatil dönemlerinde de can dostlarıyla vakit geçirmek veya hayatına yeni bir arkadaş dahil etmek isteyenlerin uğrak noktası olacak. Hafta içi ve hafta sonu fark etmeksizin kapılarını her gün saat 13.00 ile 16.00 arasında halka açan merkezlerde, vatandaşlar sadece uzaktan bakmakla kalmıyor, can dostlarıyla doğrudan temas kurabiliyor. Bayram tatili süresince de personelin kesintisiz hizmet vereceği merkezlerde, aileler çocuklarıyla birlikte gelerek hayvan sevgisini yerinde aşılayabiliyor, dileyenler beğendikleri köpekleri geniş kampüs sınırları içerisinde tasmalı bir şekilde yürüyüşe çıkararak ilk enerjilerini test edebiliyor.

​Sahiplendirme işlemleri uzman hekimler eşliğinde profesyonelce yürütülüyor

​Bir hayvanı sahiplenmek sadece kafesten çıkarıp götürmekten ibaret değil; süreç oldukça hassas ve kurumsal bir süzgeçten geçiriliyor. Bireysel ziyaretlerin yanı sıra dernekler, okul grupları ya da kalabalık toplulukların tesisleri gezebilmesi için 153 Hemşehri İletişim Merkezi üzerinden önceden randevu sistemi işletiliyor. Sahiplenme aşamasına gelindiğinde ise veteriner hekimler ve uzman teknikerler devreye girerek, başvuru yapan ailenin yaşam koşullarını, ev durumunu ve daha önce hayvan bakıp bakmadığını titizlikle analiz ediyor. Karşılıklı mülakatların ardından aileye en uygun karakterdeki patili dost eşleştiriliyor. Karar verilen hayvanın tüm genel sağlık taramaları, aşıları ve parazit kontrolleri uzman hekimlerce tamamlandıktan sonra, yeni ailesine yasal prosedürler çerçevesinde ve çip kontrolleri yapılarak güvenle teslim ediliyor.

Kaynak: BÜLTEN