Tavuklara yem

Hiç ortada bir durum yokken, birden bire darbe söylentileri aldı başını gitti. 
Televizyonların kadrolu yorumcuları her konuda olduğu gibi, yine derin bilgilerini anlattılar. 
Hem de günlerce... 
Ardından kadının biri içindeki vahşet duygusunu ifşa etti.  
Darbeye karşı hazırlıklı olduklarını ve 50 kişiyi yok edebileceklerini öne sürdü. 
Spikerde büyük bir zevkle kadını dinledi ve tamamen desteklediğini ima eden tavır sergiledi. 
Harıl harıl bu konuyu konuştuk.
Tam ortalık durulurken, ünvanı Profesör olan, ama daha sonra bu ünvanın da nasıl alındığı konusunda şüpheler uyandıran bir zat, kadınların en iyi doğurganlık yaşının 12-17 yaş aralığında olduğunu ileri sürdü. 
Bunun tersini iddia edenleri cehaletle suçladı... 
Üstelik kendisinin hiçbir tıbbi eğitimi yokken... 
O kadar iddialıydı ki; şahsen ben kadınlığı kadınlardan daha iyi bildiğine ikna oldum. 
İsterse doğuracak gibi duruyordu. 
Ama tenezzül etmeyen bir havadaydı. 
Nitekim aklı başında insanlar, bilim adamları normal bir beynin böyle çalışmaması gerektiğini vurguladılar.
Bu olay da çok konuşuldu. 
Koskoca Necmettin Erbakan'ın oğlu baktı ki  hiçbir şekilde gündeme gelemiyor. 
Hemen topa girdi. 
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı sıfatıyla ve hala siyaseten yaşadığını ispat etmek için, “15 yaşındaki biri cinsel olgunluğa erişmiştir rızası da geçerlidir.” buyurdu...
Bu konu daha çok konuşulacağa benziyor...
Bir de bunlara 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarındaki gaflar eklendi... 
Bizim paramızla ayakta duran TRT, 19 Mayıs'ı Cumhuriyet Bayramı olarak duyurdu...
Futbolcu Arda Turan ise Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak açıkladı...
Olur böyle şeyler deseniz koca TRT... 
Olur böyle şeyleri tekrar etseniz dünya devi Barcelona'da oynamış koca milli futbolcu...
Oysa bizim derdimiz başımızdan aşkın. 
Ölüm ortalarda kol keziyor. 
Salgın henüz dinmedi. 
İnsanlar evlerinde hapis. 
İş yok, ekonomi felç. 
Gençlerin gelecek kaygısı her geçen gün artıyor. 
Sanki ortada böyle bir sorun yok.
İyiyiz, güzeliz. 
Magazinle günlerimizi geçirip gidiyoruz...
Her gün tuhaf bir gündem bizleri bekliyor.  
Atın tavukların önüne yemi, onlar koştursun.

YORUM EKLE