Bu ülke ne zaman vicdanı körelmiş insanlarla ve servet düşmanlarıyla doldu böyle?
Mustafa Koç'un ardından yazılanlara inanmakta güçlük çekiyorum.
Başarılı bir iş adamı olmasının ötesinde "hayırsever" bir iş adamı da olan bu merhametli adamın ölümü için sevinenler, hakaret edenleri hayretle izliyorum.
Hayatı boyunca taş taş üstüne koymamış bir takım eğitimsiz, avam, kötü kalpli zibidiler neler söylediler neler!
Doğrusu haberi aldığımda çok üzüldüm.
oncelMustafa Koç benim için her şeyden önce Badem'in babasıydı!
Hani şu fok Badem... Akıbeti meçhul olan Akdeniz foku...
Dünyada sayıları 500-600 kadar kalmış Akdeniz foklarının en insan sever üyesi Badem, Ege kıyılarına vurmuş şekilde bulunduğunda yaşaması için yardıma ihtiyacı vardı.
İnsanlar onu evcil hayvan zannettiğinden kuyruğundan çekiştiriyor, sopayla dürtüyor, kıymalı börek yedirmeye çalışıyordu.
Mustafa Koç bilim adamlarından da destek alarak Badem'i koruma altına almaya çalıştı. Bunun için çok mücadele etti. Ama tabii bizim buralarda, hele böyle nadir görülen hayvanlara nasıl muamele edildiği malum.
Badem'in de akıbeti şimdilerde bilinmiyor.
Önce insanlar tarafından öldürüldüğü söylendi. Sonra o ölen Badem değil başka bir fok denildi.
Ama sonuçta Badem kayıp...
Neyse işte benim için Mustafa Koç Badem'e bebek gibi baktığı için önemli.
Ve sonra tabii Gezi'nin merhametli eli olduğu için de...
'Çemkirenin' karşısında eğilip bükülmedği, omurgası sağlam olduğu için...
Öldürmeye yeminlilere inat Gezi'nin gençlerine kapılarını açtığı için...
On binlerce insana istihdam sağladığı için, sanata ve kültüre verdiği destek ve önem için...
Allah gani gani rahmet eylesin...
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Nedeni zayıflama yöntemi mi?
Mustafa Koç'un erken ölümü yine akıllara bazı soruları getirdi.
Bir ara oldukça kilo alan Koç son zamanlarda epey zayıflamıştı.
Dört ay gibi kısa bir sürede aşırı kilolarından kurtulmuştu...
Bunu nedeni, geçen mart ayında olduğu ve ölümcül sonuçlar doğurduğu bilinen mide küçültme (tüp mide) ameliyatı olmasıydı.
'Sleeve gastrektomi' (tüp mide) ameliyatı denilen bu mide küçültme ameliyatında; midenin büyük bir kısmı geriye dönüşü olmadan çıkarılıyor. Geriye, 150-200 ml. civarında mide dokusu bırakılıyor. Mide hacmi küçültüldüğü için daha erken doyuluyor. İştah hormonlarının büyük bir kısmı midede üretildiği için iştahta azalma ve açlık hissinde gerileme de oluyor. Ameliyattan birkaç gün sonra hasta normal hayatına dönebiliyor.
Yani söylenen bu...
Ama bir çok kez görüldüğü üzere 'normal hayata' dönmeyi geçtik, hayata vedalar bile söz konusu olabiliyor.
Bu ameliyatın üzerine bir de spora yüklenince üzücü sonuç ortaya çıkmış gibi...
Çünkü Koç, sabah sporunu yaparken fenalaşıp hastaneye kaldırılmış. Hatta ilk müdahaleyi spor hocasının yaptığı söyleniyor.
Zayıflamak uğruna içilen ne idüğü belirsiz haplar, küçültülen mideler...
Değer mi Allah aşkına?
Bunlar hep son yılların zayıflık faşizminin sonuçları... Spor yapmayanın, ince, kaslı ve fit görünmeyenin neredeyse adam sayılmayacağı saçma sapan bir süreç yaşıyoruz.
'Can boğazdan gelir' diyen atalara ısrarla kulak tıkıyoruz.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bayandan temiz
Hayatımda ilk kez bir satılık ilanı verdim.
Bu işten anlayanlar dediler ki mutlaka başına "bayandan çok temiz" ibaresini koy.
Bu bana son derece saçma geldiği için itiraz edecek oldum ama ısrarlar sonucu peki dedim, bir kez de olsun kafamın dikine gitmeyeyim.
Bir kaç gündür çok enteresan deneyimler yaşıyorum.
Gelen telefonlarda 20. saniyeden sonra şu tip sorulara geçiliyor:
- Benim de Çeşme'de evim var, sizin ev ne tarafta?
- Benim Çeşme'de çok arkadaşım var, sizin yaş kaçtı?
- Aracı siz mi kullanıyorsunuz? (Evet karşılığını alınca) Tek mi yaşıyorsunuz?
- Böyle bir aracı kullanan hanımla tanışmak isterim doğrusu...
- Bu araçtan eskiden bende de vardı, demek ki aynı dili konuşuyoruz, tanışsak iyi anlaşırız.
Bu ve benzeri cümleler... Önce sanki sokakta taciz edilmiş gibi öfkeyle karışık şaşkınlık yaşadım ama üç beş telefondan sonra alıştım. Gereken cevapları verip, bozuyorum.
Ve bu dünyada bir kadın olarak her alanda, her mecrada, her ortamda taciz edilmenin ne kadar sıradan ve kolay olduğunu bir kez daha anlamış oluyorum.
Bir de karşılarında kadın olunca pazarlık yapamadıklarını söyleyip cinsiyetim için bana kızanlar var!
Bir beyefendi ciddi ciddi sitem etti: "Yani hanımefendi siz şimdi erkek olsanız ben çatır çatır pazarlık yapar bu fiyatı indirirdim ama karşımda bayan olunca kilitlenip kaldım" diye bildiğin sinirlendi!
Dedim ki (içimden tabii) rahat ol şampiyon! Kadın olunca aklına kırılgan, narin kristal kadeh gelmesin, çelikten sağlam dururuz icabında...