Şarkıcı Demet Akalın kızı Hira'nın namaz kılar gibi yaparken bir videosunu çekti ve bunu Twitter hesabından paylaştı.
Aman Allah'ım, kıyamet koptu!
'Küçücük çocuğunu dine alet ettin' diyen de çıktı, 'namaz şov' olarak değerlendiren de.
Akalın ya da herhangi bir sanatçı bu paylaşımı 15-20 sene önce yapsaydı, bu tepkiyi asla almazdı.
Çünkü o zaman daha bölünmemiştik.
Kutuplaşmamış, ikiye, üçe, dörde ayrılmamıştık.
Bizi bölerek yok etmek isteyenlerin oyunlarına gelmiyorduk.
Ve ayrılan her parça birbirinden böylesine, ölesiye nefret etmiyordu.
Kimsenin kimsenin inancına, ibadetine karışmak aklına bile gelmezdi.
Namaz, oruç gibi ibadetler şov amaçla hiç kullanılmamıştı.
Bazı ünlüler, bazı mevkilere yaranmak için birdenbire hidayete erme numarası çekmiyorlardı.
Şimdi bu tırışkadan muhafazakar sanatçıların yanında, inancında samimi, dini şeklen ve gösteriş için değil kalben yaşayanlar da yanıyor.
Demet Akalın da onlardan biri bence ve o paylaştığı görüntülerden sonra haksız yere, sosyal medyanın kaostan beslenen karanlık tarafının saldırısına uğradı.oncel1
Eskiden olsa delirirdi ama baktım artık o da akıllanmış, gelen eleştirileri ciddiye alıp da üzerinde pek durmadı. "Benim kızımın adı Hira! Daha ne olsun" dedi, ki haklı.
Ben gitmedim ama benden büyük kız kardeşim ve mahallenin kızları, biz küçükken yazın Kuran kursuna giderlerdi mesela. Ve kimse de 'Eyvah eyvah İran'a döneceğiz' diye endişe etmiyordu.
İnançlı olmak bir partiye yakın olmak demek değildi.
İbadetler Allah rızası için yapılırdı. İş, mevki kapmak için değil.
Şimdi devir öyle bir değişti ki, sahte dincilerin yüzünden gerçek dindar insanlar, artık inancını belli etmeye çekinir oldular.
Uzun zaman önce yaptırdığım İslami motifler içeren dövmelerimi yeni gören biri, yarı yılışık bir sesle "Oooo sen de mi rüzgara uydun?" türü bir laf ettiği zaman ağzının ortasına bir tane çakasım geliyor.
Bu da cehaletin başka bir türü çünkü.
Allah sevgisinin, O'nun kelamına inanmanın belli bir zümrenin tekelinde bulunduğunu düşünenler hem fena halde yanılıyorlar hem de bizi deli ediyorlar!

Ciddiye almamak lazım
Biraz geç oldu ama o mecranın şeytanlarını ciddiye almayı bende bıraktım artık.
Herkese de tavsiye ederim.
Amatörlük zamanımda ne etkilenir, ne sinirlenirdim.
Ciddiye alıyordum o içi irinli insanların yazdıklarını.
Şimdi yarım yamalak okuyorum, bakıyorum nefret kusuyor hemen blokluyorum oluyor bitiyor.
O ruh hastaları genelde ünlülerin fan kulüp üyeleri oluyor.
Takım tutar gibi tuttukları insanlara en ufak bir eleştiriye tahammül edemeyip başlıyorlar köpükler saçmaya...
Tahmini olarak yaşları 13-25 arası...
Hem küçükler hem rahatsızlar...
O sevdikleri ünlüyü de sorsan, neden sevdiğini doğru düzgün anlatamaz.
Deli değneğine tutunur gibi, bir oyuncuya, bir şarkıcıya, hatta bir diziye, tutunuyorlar ve hayatlarının merkezine onu alıyorlar.
Hayatları çok boş çünkü...
Kendilerini tek güçlü hissettikleri yer klavye başı...
Normal yaşamlarında ezilen, horlanan, ciddiye alınmayan, yok sayılan taraf iken, ekranın arkasında gizlenip sağa sola hakaretler, küfürler yağdırırken dünyanın hakimi gibi hissediyorlar.
Hele bir de o kişi sinirine hakim olamayıp karşılık verirse, yüzlerine tükürsen Yarabbi şükür deyip eşe dosta (eğer öyle birileri varsa tabii) hava atıyorlar.
Bu tuzağa düşmemek, öfkeyi kontrol etmek gerek ama işte insanız, çatlama noktamız var.
Sanal ortamda ne övgüleri çok ciddiye almak ne de hakaretlere sinirlenmek beyhude enerji kaybı.
En güzeli içine dönmek, işini iyi yaptığından emin olup, bildiğin yolda dosdoğru yürümek.
Gerisi lafügüzaf!