İzmir’in en huzurlu ilçelerinden biri olarak bilinen Balçova, geçtiğimiz yıl 8 Eylül sabahı hafızalardan silinmeyecek bir kabusa uyanmıştı. Çetin Emeç Mahallesi’nde bulunan Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği, sabah saat 09.00 sıralarında hain bir terör saldırısının hedefi olmuştu. Yüzünü maskeyle gizleyen ve elindeki pompalı tüfekle karakola yaklaşan 16 yaşındaki saldırgan Eren Bigül, nöbet kulübesini hedef alarak tetiğe basmış, o ilk ateşle birlikte İzmir emniyeti yasa boğulmuştu. Karakolun girişinde nöbet tutan polis memuru Hasan Akın, saldırganın kurşunlarıyla olay yerinde şehadet şerbetini içerken, silah seslerinin duyulmasıyla birlikte merkezde görevli diğer polisler cansiperane bir şekilde çatışmaya girmişti. Dakikalar süren ve adeta bir can pazarının yaşandığı çatışmada, 1’inci Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve polis memuru Ömer Amilağ da aldıkları yaralarla şehitler kervanına katılmıştı. Olayın sıcaklığıyla yürütülen operasyonda saldırgan yaralı olarak ele geçirilmiş, ancak geride üç acılı aile ve yanan yürekler bırakmıştı.

Banyoda dehşet!
Banyoda dehşet!
İçeriği Görüntüle

Savcıdan ibretlik ceza talebi: Yüzlerce yıl hapis

Türkiye’yi derinden sarsan bu saldırının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen titiz soruşturma nihayet tamamlandı. Hazırlanan kapsamlı iddianame, olayın vahametini ve arkasındaki örgütlü yapıyı tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Soruşturma savcısı, saldırıyı bizzat gerçekleştiren Eren Bigül ve suça iştirak eden diğer şüpheliler için adeta ceza yağdırdı. İddianamede, 7’si tutuklu toplam 13 şüpheli hakkında, her biri için ayrı ayrı olmak üzere 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ancak savcılığın talebi bununla sınırlı kalmadı. Sanıkların işledikleri diğer suçlar da göz önüne alınarak, her biri için ayrıca 261’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Dosya, yargılamanın yapılacağı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilirken, istenen cezaların büyüklüğü, adaletin tecellisi adına kamuoyunda yankı uyandırdı.

Okulu reddedip terör kampında eğitim almış

Hazırlanan iddianamede, saldırganın profiline ve radikalleşme sürecine dair çarpıcı detaylar yer aldı. Henüz lise çağında olan Eren Bigül’ün, IŞİD silahlı terör örgütünün sapkın ideolojisini benimsediği ve bu doğrultuda eğitim hayatını tamamen reddettiği belirtildi. Okula gitmek yerine örgüt propagandasıyla beyni yıkanan gencin, sadece ideolojik eğitimle kalmayıp silahlı eğitim aldığı da soruşturma dosyasına girdi. İddianameye göre, örgütün amaçları doğrultusunda hareket eden Bigül, aldığı talimatla doğrudan kamu görevlilerini hedef seçti. Savcılık, Bigül hakkında 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'Silahlı terör örgütüne üye olma' ve 'Kamu görevi nedeniyle kasten öldürme' gibi en ağır suçlardan hüküm kurulmasını istedi. Ayrıca saldırganın eylemi sırasında yarattığı kaos, 'Terör amaçlı korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme' ve 'Kamu malına zarar verme' suçlamalarıyla da dosyada yerini aldı.

İhanet çemberi geniş: Baba ve yabancı uyruklular da sanık sandalyesinde

Soruşturma derinleştirildikçe, saldırının arkasındaki karanlık ağın sadece Eren Bigül ile sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Saldırganı bu eyleme sürükleyen, lojistik destek sağlayan ve azmettiren geniş bir şüpheli grubu tespit edildi. Bu isimler arasında saldırganın babası Nuhver Bigül’ün de bulunması, olayın trajik boyutunu artırdı. Baba Bigül’ün yanı sıra, İran uyruklu Khalegh Noorıborojerdi ile Suriye uyruklu Mahmud Algatı, Cuma Tabbas, Fıras Seyıd Abdurrahman ve Muhammed Elhazzam da tutuklu sanıklar arasında yer aldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan saldırganın annesi A.B. ile diğer şüpheliler T.Y., B.Y., F.Ç. ve kod isim kullanan 'Ebu Hanzala' lakaplı H.B. ile 'Ebu Haris' lakaplı H.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılık, tetiği çeken Eren Bigül dışındaki diğer 12 şüpheliyi de "azmettirme" suçundan sorumlu tutarak, onların da saldırganla aynı cezayı, yani 4’er kez ağırlaştırılmış müebbeti almasını talep etti. Şimdi gözler, şehitlerin kanının yerde kalmaması için başlayacak olan yargılama sürecine çevrildi.

Kaynak: DHA