Türkiye'nin huzurunu hedef alan organize suç örgütü yapılarına karşı yürütülen amansız mücadele, Ege'nin incisi İzmir'de son derece sarsıcı bir boyuta ulaştı. Kentin güvenliğine gölge düşüren ve halk üzerinde baskı kurmaya çalışan silahlı yapılanmalara göz açtırmayan güvenlik güçleri, aylar süren teknik ve fiziki takibin ardından düğmeye bastı. Hedefte, kentin farklı noktalarını adeta kendi kurtarılmış bölgeleri gibi kullanmaya çalışan ve giderek palazlanan tehlikeli bir şebeke vardı. Operasyonun büyüklüğü ve eş zamanlılığı, devletin suç ve suçluyla mücadeledeki tavizsiz kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Zehirli ahtapotun kolları üç ilçeye uzanmış
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından büyük bir gizlilik içinde yürütülen soruşturmanın saha ayağını, kentin en tecrübeli ve vurucu gücü olan İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri üstlendi. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün kusursuz koordinasyonuyla gerçekleştirilen çalışmalarda, örgütün çalışma haritası deşifre edildi. Yapılan istihbari çalışmalar neticesinde, liderliğini S.B. isimli şahsın yaptığı bu tehlikeli örgütün, özellikle kentin tarihi ve kalabalık dokusuna sahip Kadifekale ile Eşrefpaşa bölgelerini üs olarak kullandığı belirlendi. Ancak örgütün faaliyet alanı sadece buralarla sınırlı kalmayıp, Konak merkezden Karabağlar'ın arka sokaklarına ve hatta Menderes ilçesinin kırsal kesimlerine kadar uzanan geniş bir ağa sahip olduğu tespit edildi.
Şafak vakti gökyüzünden ve karadan kıskaç
Örgütün hiyerarşik yapısını, eleman profilini ve karanlık eylemlerini tek tek dosyalayan polis, operasyon için en uygun anı bekledi. Sadece örgüt üyelerinin değil, aynı zamanda bu yasa dışı yapıya dışarıdan silah ve mühimmat temin eden lojistik destekçilerin de kimlikleri ve adresleri tek tek belirlendi. Tüm hazırlıkların tamamlanmasının ardından, İzmir merkezli olmak üzere farklı şehirleri ve ilçeleri de kapsayan toplam 24 ayrı adrese eş zamanlı olarak şafak baskını düzenlendi. Operasyonun en dikkat çekici yanı ise polisin havadan sağladığı üstünlüktü. Özel harekat polislerinin karadan koçbaşlarıyla kapıları kırdığı anlarda, gökyüzünde devriye gezen polis helikopteri de kaçmaya çalışan veya çatı aralarına gizlenen şüphelileri termal kameralarla tespit ederek yerdeki ekipleri yönlendirdi. Bu helikopter destekli operasyon, örgüt üyelerine adeta kaçacak delik bırakmadı.
Çelik yelekler ve ağır silahlarla cephanelik gibi evler
Baskın yapılan adreslerde gerçekleştirilen didik didik aramalar, karşılaşılan tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi. Suç örgütünün adeta bir küçük ordu gibi silahlandığı ve her türlü çatışmaya hazırlıklı olduğu anlaşıldı. Yapılan aramalarda; örgüt üyelerinin yasa dışı eylemlerde kullandığı değerlendirilen 1 adet ruhsatsız tabanca, ateş gücü yüksek 2 adet tüfek, olası bir silahlı çatışmada korunmak amacıyla bulundurulan 1 adet çelik yelek ve bu silahlara ait çok sayıda fişek ele geçirilerek el konuldu. Operasyonun bilançosu da emniyet kaynaklarınca paylaşıldı. Belirlenen 21 hedeften, aralarında örgüt lideri S.B.'nin de bulunduğu 18 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Firari durumdaki 3 şüphelinin yakalanması için de özel ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. Emniyet yetkilileri, vatandaşın huzur ve güvenliği için suç örgütleriyle mücadelenin, zehir tacirlerinin kökü kazınana dek aynı kararlılık ve sertlikle devam edeceğinin altını çizdi.




