Türkiye’nin en değerli zeytinyağı üretim alanlarından birisi olan Orhanlı köyünde yapılması planlanan Jeotermal Elektrik Santrali (JES) ve 23 jeotermal sondaj kuyusu, Güneş Enerji Santrali (GES) ve Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesi karşısında, köylülerin mücadelesi devam ediyor. Birçok dava dahilinde köyü ziyaret eden 6. bilirkişi heyetinin de, Küçük Menderes Enerji Petrol Jeotermal Maden Elektrik Üretim Mühendislik ve İnşaat A.Ş. tarafından hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu bilimsel ve teknik açıdan yetersiz bulması üzerine, 5. İdare Mahkemesi ara kararında bir bilirkişi heyeti daha görevlendirdi. Duruma tepki gösteren köylüler, JES alanında toplanarak doğanın tahrip edilmemesini istedi. Zeytinleri, besi hayvanları ile eyleme katılan köylüler, tepkilerini taşıdıkları dövizlerle, “yetti gari” sloganıyla ortaya koydu.

Whatsapp Image 2026 04 05 At 10.51.49 (1)

Uzmanlar: “ÇED Raporu Bilimsel Hatalarla Dolu”

Bölgedeki kadim zeytin ormanlarını ve canlı çeşitliliğini tehdit eden proje karşısında 6 yıldır davalarını sürdüren 98 Orhanlı köylüsü ve Doğa Derneği, Orhanlı Doğa Kültürü Derneği, Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü, S.S. Seferihisar Kavakdere Köyü Sulama Kooperatifi temsilcileri; yeni atanan bilirkişi heyetini proje alanında bir kez daha karşıladı. Projenin yaşam alanlarını yok edeceğini savunan köylüler, görüşlerini ve taleplerini Hakim ve bilirkişi heyetine iletti. Hem hukuki hem bilimsel açıdan yanlışlarla dolu Bölgeye yapılması planlanan JES projesinin bilimsel açıdan hatalarını dile getiren Doğa Derneği Koruma Koordinatörü Şafak Aslan, “Bir önceki bilirkişi heyetinin de, şirketin hazırladığı ÇED raporunu, hem bilimsel açıdan hem de teknik açıdan oldukça yetersiz bulması. Orhanlı Vadisi çok fazla yaşam alanını ve canlı türünü içinde barındırıyor. Bölge ötücü kuşlar için önemli bir göç rotası olmasının yanı sıra, endemik bir tür olan Anadolu kertenkelesinin (Anatololacerta anatolica) yaşam alanı ve nesli dünya ölçeğinde tehlike altında olan üveyiklerin de (Streptopelia turtur) üreme alanı. Jeotermal şirketi, Orhanlı Vadisi’ndeki biyolojik çeşitlilikten habersiz. Bu türleri nasıl koruyacağına dair ÇED Raporunda yer verdiği bilgiler, bilimsel ve teknik açıdan hatalarla dolu. Bu projenin, bölgedeki pek çok nadir canlı türüne zarar vereceği aşikardır. Bu yüzden Orhanlı Vadisi’ndeki kadim üretim biçimlerinin korunması ve buradaki biyolojik çeşitliliğin devam edebilmesi için mevcut projelerin iptalini talep ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Whatsapp Image 2026 04 05 At 10.51.49

Meslek Fabrikası önünde nöbet sürüyor: Tugay’dan kararlılık mesajı “Gitmiyoruz”
Meslek Fabrikası önünde nöbet sürüyor: Tugay’dan kararlılık mesajı “Gitmiyoruz”
İçeriği Görüntüle

“Köyümüz Bu Projeyi Kesinlikle İstemiyor”

Orhanlı köyü muhtarı ve 98 davacıdan birisi olan Abdurrahim Ener konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Köyümüz zeytinyağıyla, arıcılık ve organik tarım faaliyetleriyle asırlardır üretmeye devam ediyor. Biz atalarımızdan kalan bu topraklarda doğamıza zarar vermeden, çocuklarımızın geleceğini koruyarak yaşıyoruz. 7. değil 57. bilirkişi de gelse köyümüzün doğal zenginlikleri azalmayacaktır. Köyümüzün sakinleri bu projeyi kesinlikle istemiyor.”

Mücadele Çevresel Demokrasi Boyutuna Taşındı

Davacıların avukatlığını üstlenen, Doğa Derneği Hukuk Danışmanı Av. Cem Altıparmak, Orhanlı Vadisi'ndeki mücadelede 6. yılını doldurduklarını belirterek “Dava, basit bir ÇED davası olmaktan çıkmış çevresel demokrasi, hukuk devleti, insanın ve doğanın haklarının korunması mücadelesine dönüşmüştür. Bu süreçte Orhanlı köylüsü sadece toprağını koruma mücadelesi vermemekte aynı zamanda kendisini hukuk devleti ile bağlı hissetmeyen bir idare pratiğine karşı da çevresel demokrasi mücadelesi vermektedir. Bu yüzden Orhanlı köylüsünün verdiği bu mücadele çok değerli bir mücadeledir. Biz de avukatlar olarak Orhanlı köylüsünün yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Kaynak: Zekiye Ergün