Minarelerden şarkı çalınmasının faili bulunamayacak.

Çünkü sistem 30 yıl önce kurulmuş bir telsiz sistemi.

Bin liralık bir ses mikseri, 100 liralık iki mikrofon.

Sonra bir de telsiz yayını yapan sistem.

Bu sistem terk edileli 20 yıl oldu.

Bu düzenek, bir yayın gücüyle ses yolluyor.

Eğer her hangi bir yüksek tepeden, daha güçlü yayın basarsan,

Bütün camilerin yayın sistemini ele geçirirsin.

Hatta istediğin radyoyu da ele geçirirsin.

10 dakikada işi yapar, paketler gidersin.

Telsiz sistemleri “Analog”tur. İz veya işaret bırakmaz.

Kimseyi bulamayacaklar, bulamazlar…

La casa de papel’in ikinci sezonunu izleyenler hatırlasın.

Devlet, uydular üzerinden kurgulu bütün sistemleri çözebilir,

Ama eylemciler teknik takibi aşmak için eski telsiz sistemini kullandı.

Çünkü terk edilmiş bu sistemler, kontrol edilemez, çıkış noktası bulunamaz.

Sayısal değildir, “Analog”tur. İz veya işaret bırakmaz…

***

Gelelim şimdi işin acı taraflarına ;

1-Bir defa bunu yapan, sistemi bilen birisidir.

Bu çağda hala böyle bir sistemin olduğunu bilmek için,

Merkezi sistemin olduğu binaya girip çıkabilmen lazımdır.

Girsen de sistemin nerede olduğunu, nasıl çalıştığını, çözmüş olmalısın.

“Eylemci” tahminen, hem içeriye yakın, hem teknik bilgisi olan birisidir.

Ya da işbirlikçi vardır.

***

2-Diyanet yüksek bütçesiyle tartışılıyor.

Milyarlık makam arabası gündem oluyor.

Organizasyonlara milyarlık masraflar yapılıyor.

Bu din bilgini arkadaşların arasından

“Bu sistem ölmüş. Çağdaş bir sistem kuralım” diyen neden çıkmamıştır?

Belki de çıkmıştır da ; masraflı (!) bulunmuştur.

Her iki maddede de diyanet kabahatlidir.

Kendi içine bakmalıdır.

***

3-Bunun adı “Eylem”dir.

Bana güvenin CHP’nin içinde böyle eylemci bir yapılanma yoktur.

Son eylemcimler 12 Eylül 1980’de veda ettiler. Kimi hayata, kimi siyasete…

Son 40 yıldır İzmir’de eyleme benzeyen bir eylem olmuş mudur ?

Öyle taşlı sopalı, bildirili, izinsiz, kavgalı, bağırışlı, eylem duydunuz mu ?

Rakip parti binaların basıldığı, camın çerçevelerinin kırıldığı,

Ya da siber saldırı, site çökertme, hackerlik falan olmuş mudur ?

Yoktur.

En fazla yaptıkları siyah çelenk koymaktır.

***

4-Yaptığı şey , var olanı paylaşmak olan Banu Özdemir ‘e,

Urla’da “Fetöcülük” ile suçlanan Burak Oğuz kadar sahip çıkılmamıştır.

Urla’da alternatif meclisler, kalabalıklar toplanmıştır.

Yine Bayraklı eski belediye başkanı adliyeye çekildiğinde,

Adliye bahçesi ana baba gününe dönüştürülmüştü…

Banu kardeş, üç beş arkadaşının şaşkın bakışları içerisinde Şakran cezaevini boylamıştır.

***

5-“A5 haber”in haberini yorumlayan bir kişi ciddi bir öfke yarattı.

Oby Yalçın adını kullanan eski bir AKP yöneticisinin yaptığı

“Banu içeride lezzo olacak, piskolog falan yollayın Allah için güzel hatun” şeklindeki paylaşım,

Alçaklığın, terbiyesizliğin, utanmazlığın tavanına çıkmıştır.

Üstelik, şu saatlerde dahi yazı sosyal medya sayfasında durmakta,

Olayın faili imiş gibi Banu hedef gösterilmeye devam etmektedir.

Banu’yu burada da savunmak üç beş idealist gazeteci arkadaş ile

Düzgün İzmirli insanlara kalmıştır.

Halkı tahrik etmenin başka anlatımı var mıdır ?

Hukuk neden hareketsizdir ?

***

6-En basit eylemlerde bile dedektif şunun üzerine gider.

Bu iş kimin işine yaramıştır ?

Hah, işte çözüm oradadır ?

….

“Vurun kahpeye” filmi böyle değil mi ?

Bizden olmayanı taşlama ritüeli çağlardan beri böyle değil mi ?

Kubilay’ın kafasını kazığa takıp gezdirenler, bu ülkedeydi değil mi ?

Gerçek suçlular sokakta göbeğini kaşırken,

Bu genç arkadaşı arenada aslanların önüne atmak,

Bir ömür boyu yaşayacağı travmaya itmek,caniliktir…

Olan Banu’ya oldu ya, akıl alır gibi değil…

KYK Bursa dönüşmeli

Üniversite öğrencilerine ayda 550 tl para veriliyor.

Kredi bu. Adı da KYK.

Mezun oluncaya kadar alıyorsun.

Sonra da faizi ile geri istiyor devlet.

Dikkat ; faiziyle…

Kardeşim öğrenci insan, üniversite okuyor.

Ailesi için, kendi için, kolay mı zannediliyor?

Kimisi şehir dışında, insani koşulların altında,

Kimisi şehir içinde, otobüs parasını zor denkliyor.

Öğrenciye verilen para, kredi gibi sayılır mı ?

Bu çocuklar moskof çocuğu mu ?

Bu ülkenin evladı, yarının aydınları, yöneticileri…

Ota b..ka toplanan paralar var ya .

Hah oradan kapatın kardeşim.

Devlet, evladından faiz almaz.

Devlet, evladını faize mahkum etmez.

Bırak faizli tahsilatı ;

KYK’ların tamamı bursa dönüştürülmelidir…

Başkentgaz halkın yanında

Ensar vakfına milyonlar aktaran,

Kızılay üzerinden “Vergiden kaçınma”

Kavramını öğreten örnek kuruluş (!)

Başkent gaz;

Salgınla boğuşan ve tamamen yalnız kalan halkın boğazına bastı.

Başkentgaz Ankara’da

9 haftadır kapalı olan işletmelerin doğalgazını kesti…

Görüldüğü gibi bu şirket yine halkın arkasına geçmiş durumda…

Pardon yanında…

Teşekkürler

Geçtiğimiz hafta okulların aldığı peşin paraların yarattığı dengesizliğe dikkat çekmiştik.

Eğitim yılı başında alınan ücretler, pandemi sonrası kasada kalmıştı.

Birkaç okuldan tepki geldi.

Paraları geri ödeyeceklerini bildirdiler.

Bunlardan birisi de Rota Koleji.

Kolejin genç ve başarılı koordinatörü Serkan Gözder harekete geçmiş bile.

Rota koleji ailelere yazdığı yazı ile,

Yemek ve servis ücretlerinin geri ödeneceğini bildirmiş…

Kendilerine teşekkür ediyorum.

Darısı açıkgözlerin başına…

Gereksiz bilgi ; Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içinde bulundurduğundan fazladır.

Gerekli bilgi ; “Kadınlar asla unutmaz” diye bir durum yoktur. Kadınlar unutmak zorunda kaldığı her şeyi unutabilir. Ancak neyi unuttuklarını asla unutmazlar…

Deli ziya ; “Fakirler ! Bana her gün bayram”