“Bir öğretmendir benim hayatımı kurtaran. ‘Solcu’ diye Maçka’ya sürülen. Tam da yerine geliyor. Sınıfta beni fark ediyor. Diyor ki diğer öğretmenler ona, ‘Bulaşma ona. Konakoğulları çok belalıdır, vurdulu kırdılıdır.’ O da susuyor. Sonra diyor ki ‘emin misiniz? Bu çocuğun algılaması çok yüksek.’ Sonra bir edebiyat öğretmeni ‘Bakma sen onlara, iyi çocuktur Volkan. İlgilen’ diyor. Sonra aldı beni artık o öğretmen. Öğretmen, anne çok önemlidir. O öğretmen olmasa, ben bugün yoktum. Ya uzun yol kaptanıydım, ya TIR şoförüydüm. Bilim sanat spor insanın ruhunu terbiye eder. Yaşamak, sanat ciddi iştir. “

“2017’de yapılan anayasa referandumunda, iki buçuk milyon mühürsüz, dolayısıyla geçersiz oyu geçerli sayanlar ve bunu içine sindirenler!
En önemlisi de muhalefet olup bu hukuksuzluğa sessiz kalanlar;bugün yaşadıklarımız sizlerin eseridir. Bugün içinde bulunduğumuz bu kara günlerin fermanını hep beraber yazdınız. Dünyada yapayalnız tek başıma kalsam da bir kelebek kolaylığıyla ölsem de, ipe çekilmeyip zindana atılsam da, ne sizin hukukunuza ne sizin adaletinize, ne sizin dürüstlüğünüze, ne de sizin sevginize inanmadım, yaşadığım sürece inanmayacağım.
Dolayısıyla bugün guguk kuşu gibi hukuktan bahsedenler, siz kimi kandırıyorsunuz?”(19 Mart 2025 Twitter mesajı)
New York’ta bir konser vermişti. Salona da şöyle hitap etmişti;
“ Biz Türkiye’nin içindekileri sevdik, insanıyla, otuyla, akarsuyuyla, kayan yıldızlarıyla.
Ama şunu da söyleyeyim, bestelerimi beğenmezseniz size kırılmam, sizle ahbaplık edebilirim.
Tuttuğum takımdan hoşlanmayabilirsiniz, sizle ahbaplık edebilirim, bir masada yemek yiyebilirim. Ama Mustafa Kemal’i sevmeyen bir adamla ahbaplık edemem, onun dostu olamam. Çünkü Mustafa Kemal uygarlıktır, çağdaşlıktır.”
“Volkan sivri konuşma, atarlar seni içeriye. diyorlar. Ya bırak, bırak! Sen bilmez misin ki devrimciler korkmaz. Sen bilmez misin ki devrimciler korkmaz(…) Deniz Gezmiş gibi sehpasına tekme vuranlardanız. Horoz bile kesmemiş,13 sene yatmış Nazım Hikmet’in torunlarıyız. Ne oldu içeri atanlara?”
“Bencil, cimri, yere tüküren insanı sevmiyorum. Beni dinleyecekler donanımlı, kendine saygılı olacak. Berrak su gibi dibini görebileceğin berraklıkta olan insanlar beni dinlesin. Okumuş yazmış, bilinçli, kültürlü ve kadın ağırlıklı bir dinleyicim var. O yüzden korsandan az etkileniyorum. Irkçı, dini faşist bir insan beni dinlemeyecek. İstemiyorum kardeşim. Bu yapıdaki adamın arabasında albümümü görürsem üzülürüm.” (Faruk Bildirici röportajından)

xxxx
Bir yıl önce Kıbrıs’ta sahne aldığı otelde kardeşinin yazdığı kendisinin bestelediği “Cerrahpaşa” yı söylüyordu;
“Ah gurbet zalim gurbet, Ağlatırsın adamı, Gözümde yaş almadı, Bıraksana yakamı, Vay seni Cerrahpaşa, İçmem suyundan içmem, Bir dahaki seneye, Yolcu da gelup geçmem, Yaş akar gözüm sızlar, Ne kalur gerisine, Herkesun bir dersi var, Durur içerisinde, İnanduk doktorlara, Öyle böyle dediler, Ayrılık defterini, Elimize verdiler, Doktorlar da ne bilir, Ciğerun acısını,Cerrahpaşa'ya koydum, Canumun yarısını, Yaş akar gözün sızlar, Ne kalur gerisine, Herkesun bir derdi var, Duru çerisinde”
Yığıldı kaldı o sahnede.
****

Ona “Kuzey’in Oğlu” derlerdi.
Karadeniz müziğinin önemli isimlerinden Volkan Konak’ın 2020 yılında bir konser sırasında açıkladığı vasiyetiydi bu sözleri de;
“Siz sevenlerime vasiyetimdir, ne olur ben ölünce gömmesinler beni toprağa.
Yaksınlar benim tüm bedenimi.
Ve bir kutuya koyup Karadeniz’imin üstüne bir helikopterle savursunlar tüm küllerimi.
Özellikle de Trabzon’umun üstüne.”
“Göklerde Kartal Gibiydim”, “Dido”, “Mimoza Çiçeğim”, “Yarım Yarım”, “Feriğim”, “Hastane Önünde”, Efulim”, “Cerrahpaşa”, “Zigana Dağları”, “Aynalar”, “Keklik Gibi”, “Bir Dost Bulamadım “, daha niceleri…Öksüz kaldı şimdi…Anısı güzel yaşasın Kuzeyinoğlu…

****
Bilir misiniz?
Volkan Konak, 63 tane öğrenciye burs vermenin bahtiyarlığını yaşıyordu.
Geçen yıl 50 olan öğrenci sayısını, bu yıl 63’e çıkarmıştı.
“Hedefim 100 öğrenci” diyen Konak, ileri ki yıllarda da tüm gelirini eğitime bağışlayacağını söylüyordu
. ‘Biriktirdiğin senin değil, paylaştığın senindir.’ Yunus Emre’nin bu güzel sözünden hareketle, ‘dünyaya el gibi çıplak geldim, el gibi çıplak gideceğim’ diyordu “Kuzeyin Oğlu”.
Okuttuğu öğrencilerden 50’si memleketi Maçka’dan babası olmayan öğrenciler, diğer 13 öğrenci ise Türkiye’nin çeşitli illerindendi.
‘Bu çocuklar, bizim çocuklarımız.
Onların babası olamam ama ağabeyleri, amcaları olabilirim’ yazmıştı Volkan Konak; kişisel web sitesinde…
****
Sanatıyla, yüreğiyle, duruşuyla milyonların gönlünde taht kurmuştu “Kuzeyin Oğlu”.
Türkiye ‘nin en güçlü seslerindendi.
Ruhu şad olsun…
Sevdiklerine, sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Sesin şimdi göklerde yankılanıyor…
Nasıl yazdıydı şair;
“hüzün ki en çok yakışandır bize,
belki de en çok anladığımız…
Bugün hüzünlü bir matem günü…
SON SÖZ YERİNE:
“Müziğin Şövalyesi”,
hayâl ettiği ülkeyi göremeden gitti…
