Dile kolay, 66 yıl tiyatro yaptı.
Gerçek bir tiyatro insanı ve aşığıydı.
Türk tiyatrosunun asırlık çınarı, geleneksel tiyatromuzun da büyük temsilcisiydi.
Eminönü Halkevi’nden yetişti, tam 53 yıl İstanbul Şehir Tiyatroları’nda "perde" dedi.
"Sahnelerimizdeki tuluat geleneğinin ve kavuklu ruhunun en görkemli ismiydi Zihni Göktay!"
O; Türk tiyatrosunun herşeyi Muhsin Ertuğrul ile bizzat çalışmıştır.
Şöyle anlatırdı o günleri;
"Şehir Tiyatroları’nın kurucusu, ağabeyi Muhsin Ertuğrul ile birlikte çalışma mutluluğuna erişmiş nadir sanatçılardanım. Onun kadim arkadaşı Vasfi Rıza Zobu ile de birlikte çalıştım. Onların genel sanat yönetmenliklerinde biriyle 8, biriyle 9 sene birlikte olduğum için de kendilerini yakinen tanıyorum.
Vasfi Rıza Zobu beni tiyatroya, Muhsin Ertuğrul da kadroya aldı. İkisinden de feyz aldım.
Muhsin Ertuğrul’dan Batı Tiyatrosu’nu, Rus Tiyatrosu’nu, İngiliz Tiyatrosu’nu, Alman Tiyatrosu’nu, Vasfi Rıza Zobu’dan ise Tanzimat Tiyatrosu’nu, Osmanlı Tiyatrosu ve geleneksel tiyatroyu öğrendim.

**

E1D73Ce6 4382 4F58 89Cd Adefdd492Aca
Kendine özgü bir ses tonu ve konuşma üslubu vardı Zihni Göktay'ın.
Usta'ya göre,Tiyatro da; "Dionysos Şenlikleri’nden beri dünyanın en eski mesleğidir
Lens çıktı ama gözlük modasını kaybetmedi.
Tiyatronun modası da asla geçmez; insanı insana insanla anlatan, hayatın gerçek bir aynası, montajsız, illüzyonsuz bir sanattır tiyatro..."
Son nefesine kadar sahnede kaldı.
28 yıl 'Lüküs Hayat' oynadı, "Rıza" karakterine can verdi; hiç lüks hayat sürmedi!...

**
"Lüküs Hayat"tan da söz edelim.
Hepimiz biliriz bu müzikalın şarkı sözlerini;
"Lüküs hayat, lüküs hayat
Bak keyfine yan gel de yat
Ne güzel şey
Oh ne rahat
Yoktur eşin lüküs hayat..."
Ekrem Reşit Bey’in yazdığı, Cemal Reşit Rey’in 1933'te müziklerini bestelediği operettir. Aslında "müzikal" demek daha doğrudur.
Fazla bilinmez; "Lüküs Hayat’' şarkısının sözlerini de Nâzım Hikmet yazmıştır.
Zihni Göktay bunu her fırsatta anımsatmıştır.
İlk kez Cumhuriyetin 10.yılında sahnelenmiştir "Lüküs Hayat".
28 yıl oynanınca Guinness Rekorları'na aday gösterilmiştir.

**
"Kanlı Nigar'', ''Resimli Osmanlı Tarihi'', ''Kuşlar'' müzikali, ''Cibali Karakolu'' ve ''Hisse-i Şaiya'' kendi üslubunca oynadığı oyunlardandır.
Sadece tiyatroda değil, örneğin Sinemada "Tosun Paşa" ve tv dizileri "Bizimkiler" , "Cennet Mahallesi", "Ulan İstanbul" gibi yapımlardaki rolleriyle de geniş kitlelerin sevgisini kazandı.

1Ec3D054 4F83 4E75 A00F 6Dd0402192Be

**
Bir röportajındandır şu satırlar;
"Eleştiri, gönderme, ironi hakkına her zamana sahibizdir.
Sanat muhaliftir.
Hakaret içermeden sosyal çarpıklıkları, politik göndermeleri sahneden yaparız.
Daha usturuplu, eskilerin tabiri 'zülfü yâre dokunmayan', halk dilinde de "fincancı katırlarını ürkütmeden'.
Benim tavrım daha ziyade halkın isteyip de söyleyemediklerini halkın hislerine tercüman olacak şekilde latifelerle aktarmaktır, bazı sosyal çarpıklıkları dile getirmektir.
'Lüküs Hayat' bunun için 28 sene sürmüştür. Diğer oyunlarım da uzun yıllar oynamıştır.
Bir oyuna hizmet edeceksem daha okuma provalarında söylemek istediği şeyin altını çizerim.
Oraları daha bir özenle seçerek oynarım.
Orkestra çukurundan, birinci sıraya ve en son sıraya kadar aktarılsın isterim.
Karşımdaki seyircinin nabzını ilk 15 dakikada alırım.
Eğitimli mi kitap-gazete okuyor mu esprilere olan reaksiyonların bana dönüşünden anlarım.
Bu 'Hüda-i Nabit' yani 'Allah Vergisi' bir sezgi.
Yetenek de böyle bir şey. Herkes ünlü olamaz. Herkes başrol oyuncusu olamıyor. Yetenek başka bir şeydir.
Ben Halkevlerinde usta-çırak ilişkisi içinde ustalarımı çok seyrederek gözlem yaparak dağarcığımı bu gözlemlerle zenginleştirerek, halkın arasında çok dolaşarak yetiştim."

**

62615582 3167 496C 8E08 3Df1A5Ddd576
Zihni Göktay için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen törende, Göktay’ın kızı Zeynep Göktay Dilbaz gözyaşları içinde konuştu;
"Ben babam gibi güzel konuşamadığım için onun bana yazdıklarını okuyacağım;
‘Zeynep'im unutma, ben ve annen öldüğümüz gün bile sahneye çıkmak zorundasın.
Ölümümüzü yaz tatiline getirmek elimizde değil, -getirdin ama- bu böyle bir sanattır.
Güzellikler, şans, başarı, sağlık, mutluluklar geleceğinde ilerleyeceğin yolda sana yardımcı olsun, yoluna halı olsun ki ayakların bu dikenli yolda incinmesin. Hadi rastgele, babişkon.’”
Tiyatro Sanatçısı Nedim Saban da bakın neler yazdı;
"Sözcükler yetersiz ama kederimi 'bir çağ kapandı' cümlesi ile ifade edebilirim.
Zihni Göktay Darülbedayi ekolünün temsilcilerindendi. Kendi adıma onun tüluat eğilimini de Şehzadebaşı’nın Şehrikomik geleneği ile bağdaştırırdım.
Zihni Göktay’ın oynadığı bir oyunda seyirci her türlü absürd espriyi kabullenir, öte yandan günlük haberler, yorumları sahnede ondan duyarak zenginleşirdi.
Tiyatro dünyasının, ailesinin ve seyircilerin başı sağolsun."

**
Yaşarken adı, Üsküdar Salacak'ta bir sokağa verildi Zihni Göktay'ın.
En son iki yıl önce Beşiktaş İnönü Stadı'nda "Cumhuriyete Doğru" oyununda karşılaşmış sohbet etmiş, anı fotoğrafı da çekilmiştik.
Tanımaktan büyük onur duyduğum Zihni Göktay, ardında alkışlarla dolu gururlu bir ömür, sahnelerde de asla silinmez iz bıraktı.
Bir yıldız kaydı, perde hüzünle kapandı.
Mekânı cennet olsun...