Kurban, ağaç ve ‘Gerçek İslam’

Yine tartışacağız, bu bayram… Bazılarımız mutlaka hayvan kesilmesi gerektiğini, bazılarımızsa buna kesinlikle gerek olmadığını, hatta bunun bir hayvan katliamı olduğunu savunacak. Kim haklı peki?

Kanımca bu konuda yazılmış en nesnel derlemede İlahiyatçı Cemil Kılıç diyor ki: “Her iki taraf da kurbanın ne demek olduğu, ondaki toplumsal içeriğin mahiyetinin ne olduğu konusunda meseleye son derece uzak.”

Kılıç’ın görüşlerini özetlemenin ve Kaz Dağları’ndaki ağaç katliamının İslam dinindeki karşılığını araştırmanın yararlı olacağını düşündüm.

Kurban Bayramı Adeta ‘Allah’tan Uzaklaşma Bayramı’ Olarak Kutlanmaktadır!

Böyle diyor, Cemil Kılıç… Kurban sözcüğünün ‘Allah’a yaklaşmak, kişinin Allah için fedakârlıkta bulunması’ anlamına geldiğini, kurban ibadetinin temelinin hayvan kesmek olmakla birlikte, bunun yer, zaman ve koşullara göre değişebileceğini dile getiriyor. Geçmişte bazı toplumlarda, hayvanların servet olarak işlev gördüğünü ve servet değişimlerinin hayvan alım satımıyla gerçekleştiğini söyleyen Kılıç, zenginlerin hayvan kesip, yoksullara dağıtmaları sonucu, iki kesimin gelir ve besin açılarından birbirine yaklaştıklarını ve bu yakınlaşmanın ‘Kurban’ın gerçek anlamını yansıttığını ifade ediyor.

Kılıç, bir takım sözde vakıf ve dernekler aracılığıyla, kurban derisi-bağışı gibi adlar altında, bazı insanların servetlerine servet katıldığını, zengin ile yoksul arasındaki aranın daha da açıldığını ve Allah’tan uzaklaşıldığını ifade ediyor.

Kuran’da ‘Kurban’ Nasıl Geçiyor?

Sadece zenginlerin kurban kesmekle yükümlü olduklarını, birilerinin zenginleşmesinin ancak başkalarının yoksullaşması ile gerçekleşebildiğini ve zenginleşmenin ‘Allah’tan uzaklaşmak’ olduğunu söylüyor, Kılıç. Allah’a yaklaşmak için insana yaklaşmak, yani serveti feda (kurban) etmek gerektiğini; “Onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmaz. Fakat, ona sizin bağlılığınız (takvanız) ulaşacaktır...” (Hac: 37) ayetini, asıl olanın hayvan kesmek değil, Allah’a yaklaşmak olduğunun kanıtı olarak öne sürüyor.

Kılıç, İslam’ın ilk yıllarında, hacca gelen çok sayıda insanın besin gereksinimini karşılayabilmede kurban kesme zorunluluğuna ve Hac ibadetinde kurban kesme ile ilgili Kuran ayetlerinin çok açık olduğuna dikkat çekiyor. Ancak, Kevser Suresi’ndeki “Öyleyse rabbin için namaz kıl ve kurban kes” diye çevrilen ikinci ayetin doğru anlaşılmadığını dile getiriyor. Namaz kılmanın Allah’a saygı sunmak, ona kulluk etmek olduğunu; “Kurban kes”emrinin ise “hayvan değil, servet kes” anlamına geldiğini ve ayetin bu anlamıyla, İslam’ın çağlar üstü iletisini doğru yansıtacağını bildiriyor.

Ağaç Kesme, Doğa ve İslam

Doğanın ve dengenin korunması gerektiğine ilişkin de birçok ayet var, Kuran’da. Örneğin “Bitkiler ve ağaçlar O’na secde ederler. O göğü yükseltti ve dengeyi koydu. Sakın dengeyi bozmayın.” (Rahman: 6-8) ve “(Allah'ın buyruklarını umursamaz hale gelen şu) insanların kendi elleriyle yapıp-ettikleri sonucunda karada ve denizlerde çürüme ve bozulma başladı: Bu şekilde (Allah), belki (doğru yola) geri dönerler diye yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını onlara tattıracaktır.” (Rum: 41)

Bilmem yoruma gerek var mı?

Sonuç

Bu bayramda, hayvan kesmek yerine, gereksinim duyanlara maddi katkı sağlamak, daha çağdaş ve doğru bir yaklaşım, kanımca. Aşırı zenginleşmek ve doğayı katlederek dengeyi bozmak, Kuran’daki ‘Gerçek İslam’a aykırı. Referansları İslam olmasına karşın, ‘Allah ile aldatarak’ aşırı zenginleşen ve doğanın katledilmesine göz yuman siyasetçilere duyurulur…

İyi bayramlar…

YORUM EKLE