Orta Doğu’da art arda gelen saldırılar, küresel enerji piyasalarında sert bir dalgalanma yarattı. Özellikle İran’ın Güney Pars doğalgaz sahası ile Katar’daki kritik enerji altyapılarının hedef alınması sonrası petrol fiyatları hızla yükselişe geçti. Jeopolitik risklerin yeniden tırmanmasıyla birlikte yatırımcıların güvenli liman arayışı güçlenirken, enerji arzına ilişkin endişeler fiyatlara doğrudan yansıdı.

Günün ilk işlemlerinde Brent petrol yüzde 3,44 artışla 111,07 dolara yükselirken, ABD ham petrolü olarak bilinen WTI petrol ise yüzde 2,38 değer kazanarak 98,61 dolardan işlem gördü. Bu yükseliş, son dönemin en sert hareketlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Hasar gören tesisler endişeyi büyüttü

Saldırıların ardından bölgedeki enerji tesislerinde oluşan hasar, piyasadaki paniği derinleştirdi. Katar’ın en büyük LNG işleme merkezi olan Ras Laffan’a yönelik füze saldırısının “büyük çaplı hasar” yarattığı açıklanırken, Birleşik Arap Emirlikleri’nde de düşen füze parçalarının gaz ve petrol tesislerine zarar verdiği bildirildi.

Socar ve MSC güçlerini birleştiriyor
Socar ve MSC güçlerini birleştiriyor
İçeriği Görüntüle

Bu gelişmeler, küresel enerji arzında kesinti yaşanabileceği endişesini tetikledi. Özellikle LNG ve petrol üretim merkezlerinin hedef alınması, küresel enerji piyasası açısından kritik bir risk olarak değerlendiriliyor.

Tahliye uyarıları piyasayı daha da gerdi

İran’ın, kendi enerji altyapısına yönelik saldırılara karşı misilleme hazırlığı kapsamında bölgedeki bazı ülkelere yönelik tahliye uyarıları yayımlaması, tansiyonu daha da yükseltti. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’daki bazı tesisler için yapılan bu uyarılar, olası yeni saldırıların habercisi olarak yorumlandı.

Bu durum, yatırımcıların risk algısını artırırken petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskıyı da güçlendirdi. Enerji güvenliği konusundaki belirsizlik, piyasalarda sert fiyat hareketlerinin devam edebileceğine işaret ediyor.

Hürmüz boğazı yeniden gündemde

Gelişmelerin ardından gözler yeniden dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na çevrildi. Bölgedeki askeri hareketliliğin artması, petrol tankerlerinin güvenliği konusunda endişeleri artırdı.

ABD’nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirme planları da bu çerçevede yeniden gündeme geldi. İddialara göre, Washington yönetimi, petrol sevkiyatının kesintisiz devam edebilmesi için deniz ve hava kuvvetlerini devreye sokmayı değerlendiriyor. Bu adımın yeterli olmaması durumunda kara birliklerinin de konuşlandırılabileceği belirtiliyor.

Küresel piyasalar diken üstünde

Uzmanlar, yaşanan gelişmelerin yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı kalmayacağını, küresel ekonominin genelinde etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Artan petrol fiyatları, enflasyon baskısını artırırken, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler için maliyetlerin yükselmesi anlamına geliyor.

Ayrıca petrol fiyatlarındaki yükselişin, ulaşım ve üretim maliyetlerini artırarak zincirleme bir etki yaratabileceği ifade ediliyor. Bu durum, küresel büyüme beklentilerini de aşağı çekebilecek önemli bir risk olarak öne çıkıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ