Hıfzı Veldet, sadece bir hukuk bilgini değil, Kuvayı Milliyeci, Cumhuriyetçi, aydınlanmacı, yılmaz bir Atatürkçü ve bilge bir kişidir.
Hıfzı Veldet, daha 16 yaşında bir lise öğrencisidir.
Birinci Meclis’te “katip” olarak çalışmaya başlamış, çalışması 1920’den 1929’a kadar sürmüştür.
"Milli Mücadele’nin Kalbi" sayılan TBMM’de olayları izlemiştir. Kısaca; "Cumhuriyet geleneğini ocağından bizzat yerinde görerek" yetişmişti.
Şöyle anlatır o günleri;
“Ben Meclis’in ilk açıldığı gün olan 23 Nisan 1920’den 1 Ocak 1929 tarihine kadar her üç Meclis’te türlü görevlerde bulundum.
Bunlar Cumhuriyet tarihinin en ilginç ve önemli meclisleridir: Birinci Meclis, (...) ‘Milli Mücadele Meclisi’, İkinci ve Üçüncü Meclisler ise ‘Siyasal ve Toplumsal Devrim Meclisleri’dir. Bu nedenle hem Milli Mücadele’nin başından sonuna değin bütün evrelerini hem de devrimlerin türlü aşamalarını onların içinde yaşadım.”

**
Ord.Prof.Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, yaşadıklarını “İlk Meclis - Milli Mücadele’de Anadolu” kitabında yalın, akıcı öykü diliyle yazmıştır.
Sonra...
Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş ve genç Cumhuriyet onu İsviçre’ye göndermiştir.
Orada Batı hukuku okumuş ve doktora yapmıştır.
Ülkesine "doçent" dönünce tam 41 yıl 1975 yılına kadar İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ders vermiştir.
Binlerce öğrenci yetiştirmiştir. Çok önemli değerli hukukçular da yetiştirmiştir Ord.Prof.Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu.
“Hocaların Hocası” diye bilinir. 1961 Anayasası’nı o kaleme almıştır.

**
Öğrencisi İlhan Selçuk onun için şöyle demiştir;
“Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun yaşamındaki ilk güzel yapraklar Büyük Millet Meclisi’nin Ankara’sında açılmıştır.”
Her platformda Cumhuriyet felsefesini, Atatürkçü ideolojiyi, aydınlanmayı, devrimleri bilimsel olarak savunmuştur.
Aynı zamanda da çok iyi bir yazardır da.1978’de Atatürk’ün Nutuk’unu “Söylev” adıyla günümüz diline uyarlamış, üç ciltte yayımlamıştır.
Cumhuriyet’te de 1942’den itibaren çok uzun yıllar hep 2.sayfada yazıları yer almıştır. Neredeyse yarım asır Cumhuriyet yazarlığı yapmıştır.
**
Velidedeoğlu “hukuk terimleri hakkında sözlük ve kılavuzlar hazırlayarak eskiyen hukuk dilinin yenileşmesine ve daha kolay anlaşılmasına katkıda bulunmuş” bir bilim insanıydı.
Onun için dostları “Cumhuriyet aydınlığı ve aydınlanmanın ‘nuru’ yüzüne sinmiş büyük insan” derlerdi.
“Kozbeyli Bilgesi” Şair Yazar Büyüğümüz Hüseyin Yurttaş, Hıfzı Veldet Hoca’yı “anı portre” türü yazılarını topladığı kitabı “Onları Tanıdım”da şöyle anlatır;
“Velidedeoğlu içten, kararlı, aydınlanmacı ve gerçek Cumhuriyetçi kimliğini adeta vücudunun bütün hücrelerine sindirmişti.
Onun Cumhuriyet’teki yazılarını tiryakilikle okurduk.
Abartısız, duru ve görmüş geçirmişliğin olgunluğuyla dolu dinginliği, onun bilge kimliğinin görüntüsüne sinmesini sağlıyordu.
1980’li yıllarda İzmir’deki Sergi Kitabevi’ne imzaya geleceğini öğrendiğimde sevinmiştim. Gittim. Kalabalık vardı.
Sıraya girdim. Beklerken onu gözledim.
İnsan bu kadar temiz yüz taşır mıydı?
Süzme insanın örneğiydi karşımdaki.
Sıra bana geldi. İmzalaması için kitabını uzatıp “Hüseyin Yurttaş’ dedim.
Yüzü ışıldayarak başını kaldırdı; ‘Ozan Hüseyin Yurttaş!’ dedi., ardından ‘Ne güzel şiirler yazıyorsunuz, çok memnun oldum.’
Bu saygın büyüğümüzün elini sıktım.
Elimin üzerini sevgiyle okşadı.
Bu dikkate hayran olmamak mümkün müydü?
Kendisi şair olduğu halde genç şairleri izlemeyen, sorulduğu zaman iki genç şair adı bile söyleyemeyen şairlerle dolu ülkemizde, bu ne ayrıcalıklı bir dikkatti!
Bir süre kitabevinde oyalandık. Mustafa Kemallere katiplik etmiş, o günlerden geçerek gelmişti bugüne.
’Ordinaryüs Profesör’dü.
Peki, orada o ilk mecliste kaç okul bitirmişti dersiniz?
Yazmanın mutluluğunu tattıran güzel ve büyük insanlardan biri olarak belleğimde elbette çok farklı bir yer edindi Hocamız. Onunla ilgili düşüncelerimde de ne kadar haklı olduğumu görmek beni ayrıca mutlu etti.”
(Tekin Yayınevi, Sayfa 19)

xxxx
Cumhuriyet’te ilk yazısının başlığı, “Medeni Kanunumuzun Dili”ydi.
“Yasaların, halkın anlayabileceği bir dille yazılmasının gerektiğini” bildiren bir yazıydı.
Velidedeoğlu; aramızdan ayrılışının (24 Şubat) bir gün öncesine dek...“23 Şubat 1992”, son yazısının tarihidir; yazıyı: “Gençler, Atatürk’ün çağdaşlaşma yürüyüşünü sürdürünüz; bunun için, “İkinci Milli Mücadeleyi başlatınız!” çağrısıyla noktalamıştır.

Velidedeoğlu, “devrimci düşünür’ kimliğine tam uyandı.
Derin ve engin bilinciyle karanlığa karşı savaşımını yılmadan sürdürdü.
24 Şubat 2026 tarihli bir takvim yaprağının arkasında Ord.Prof.Dr. Velidedeoğlu bakın nasıl tanıtılıyordu:
“34 yıl önce bugün Hukuk Profesörü ve Devrimci Yazar Velidedeoğlu İstanbul’da
vefat etti.
Atatürkçü Düşünce Derneği Onursal Genel Başkanı da olan Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Atatürk’e olan sevgisiyle, onun devrimlerine ve Cumhuriyet değerlerine -içten bağlılığıyla- isim yapmıştır.
Anısı güzel yaşasın...