banner135

‘Bensiz Yarınlar’

Rastlantı derken yazarımızla tanıştık Urla’da,

Biraz geç de olsa kitabını okudum.

Kitap, rastlantıların biraraya getirdiği iki kişinin güçlü aşk ve süregeldikleri yaşamlarına sahip çıkma savaşının masalsı öyküsü. Umarım sizi derinden etkileyecek.

Bensiz Yarınlar Senin Olsun’ kitabı, Kadriye Selçuk’un en popüler kitaplarından biri.

Onun ayrıca Eğreti Hayatlar, Dikenli Yol, Hüzün Gölü ve Derin Aşkların Gölgesi Siyah Olur, Patlıcan Yokuşu,Yanılgı eserleri bulunuyor.

Bergama doğumlu yazar, üniversite yıllarında İzmir’e gelir evlenir. Bir süre aktif siyasetle uğraşır. 2 çocuk annesi.

Bensiz Yarınlar Senin Olsun’da kahramanlarımız  Güngör, Mesut, Olcay, Günseli ve diğerleri…

Derin acılar, bitmeyen tutkular ve aşklar. Kitap bu ilginç olaylarla dolu.

Mesut eve gittiğinde  hoş geldin, yüzünde güller açıyor, anlat bakalım dedi Güngör’e. Ona ilk kez pastaneye gittiğini söyledi.

Mutluyum arkadaşım. Biliyor musun Olcay beni fark etmeye başladı.”

İki sallantıda yıkılan

Dostluğu napayım…

Dostluk insanın kalesidir…

Yedi şiddetindeki

Depreme dayanacak

Kale lazım bana…

Şule…

Güngör, Günseli, Olcay eğlendikleri restorana gittiler. Ne kadar mutluyuz da benim hiç haberim yokmuş, yarı sarhoş bir bir eğlence mekanına geldiler. Rakının da etkisiyle Güngör Olcay’a, Olcay da Günseli’ye ikide bir sarılıp öpüştü.”

Mütevazı bir düğün salonunda Orhan’la Günseli evlenmişlerdi. Olcay’ın içinin garip bir şekilde burkulduğunu kendisine inkar etmesi yalan olurdu. Orhan son kez Günseli’ye baktı, öfkesine hakim olamıyordu, çok kırılmıştı. Orhan’ın kapıyı vurup gitmesini üzüntüyle seyretti. Sokağa çıkarken kocasından duyduğu son sözleri “Bensiz Yarınlar Senin Olsun” olmuştu.”

Yüksel, Olcay’ı evine yakın sokağın başında bıraktı, arkasından onun yürüyüşünü seyretti. Attığı her adım sanki hüzünlü bir şarkı söyler gibiydi. Narin ince vücudu omuzlarından baskı görüyormuşçasına öne doğru eğilmişti. Ben ne yapmıştım?

Havaalanından Olcay kocasıyla birlikte onun yanından uzaklaşırken Yüksel ise olduğu yerde donup kalmıştı. Düşünüyor da onun yanında Esra’yı hiç aramamıştı ki Olcay’la birlikte iken onun adını dahi söylemezdi.

Eve geldiğinde son pişmanlık fayda etmez dedi.

Bilmiyordu orada daha fazla kalsaydı ne olurdu? Kolaycı Yüksel’i yok edebilir miydi? Belki, keşke ve acabalar için artık geçti. Dedim ya kendi hayatımı zehirlemiştim.

Kararlıydı. Esra’dan ayrılacak Olcay’la evlenecekti. Olcay’ın da evli olduğunu biliyordu. Ama olaylar düşündüğü gibi olmamıştı. Hayata dair aldığı kararları Olcay’la paylaşmıyordu. O karar vermişken nedense Olcay onunla bir daha görüşmemişti.

Haftaya yeniden buluşmak üzere hoşçakalın dostlar.

YORUM EKLE

banner101

banner100