Recep, Şaban, Ramazan derken, işte geldi Bayram...
Evet, bugün Ramazan Bayramı...
Biz gerek milli, gerekse dini yönden çok şükür "bayramı bol" bir milletiz. Dün, yani "arefe günü" başlayan bayram kutlamalarından da bunu görüp yaşadım.
Bu yazımı yazarken bilgisayar ekranıma düşen onlarca kutlama mesajına da cevap yetiştirmeye çalıştım. Gelen mesajların geneli "Bu mübarek günde" diye başlıyor, "Huzur ve mutlulukla dolması" niyetiyle noktalanıyordu. Ben de, siz sevgili okurlarımın, bu niyetle bayramınızı kutluyorum...
Ancak, Ramazan ayının 30 gününü Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri dolayısı ile çok hareketli ve de yüksek perdeden verilen vaatlerin sersemliği içinde geçirdiğimizi de hatırlatmak isterim. Tabir-i caizse "kıran kırana" geçen seçim çalışmalarının yüksek volümü yüzünden bu dini bayramımızın Cuma sabahına çılgın dalgaların savurduğu bir eşya gibi savurulup girdik. Dolayısı ile üç bayram gününü hepimizin "cephede piknik yaparak" geçireceğimize benziyor! Hayırlı bayramlar diyorum...
Ekonomik, siyasal, sportif ve diğer  konulardaki dengesiz grafikler yüzünden halkın ağzında sakız gibi çiğnenen "Bayram gelmiş neyimize" mi, yoksa "en kötü günümüz böyle olsun" mu desem, bilemiyorum! Bütün olumsuzluk demetine rağmen "Bayramları bayram yapan" hasletlerimizin küçük ayrıntılarını hatırlayarak ve hatırlatarak da mutluluklar arayacağız...
Bakın bunlara ilaveten "Her şeyin rahatça yenip içilebildiği" günler dilerken şu an itibariyle diyanet kanatından gelen açıklamaya göre günlük fitrenin 19 TL olduğu açıklandı. Ancak ardından Tüketici Derneği'nden gelen verilere göre de 56 milyon kişi fitreye muhtaçmış! Gel de bu hesabın içinden çık!..
Ama bakın, günlerdir AK Partili Cumhurbaşkanımızın yaptığı vaatleri de bunu doğrular mahiyette değil mi? Öyle ya, Millet Bahçeleri, her mahalleye kıraathaneler kurulması işsiz gençleri bir araya toplayıp temiz hava, bol ikramlarla birlikte tutma gayretlerinin bu işsizlere birer sığınak olabilir mi diye düşünüyor olabileceklerini düşünüyorum!..

* * *

Bütün bu olumlu-olumsuz görüntü ve vaatlere bakıp tam 9 günlük düşünme fırsatımız var. Mevcut bayramlara bir de "Demokrasi Bayramını" eklemek için 24 Haziran pazar sabahı milletçe açılan sandıklara koşup bir partisiz Cumhurbaşkanı ve de parlamenter rejimin bekçileri olacak kapasitedeki vekilleri seçmek için oylarımızı sandığa atacağız. Sonra da sandıklar açılıncaya kadar "gönüllü müşahitler" olarak attığımız temiz oyların kirlenmemesi için nöbet tutacağız.
Ve şimdi gerçek bayram mesajımı vereyim:
En güzel günler sizin olsun. Yüzünüzde hep gülücük, hayatınız da yüzünüz kadar güzel olsun. Ramazan Bayramınız mutlu olsun…

* * *

NOT: Bu duygularımı paylaştığım bu yazıma noktayı koyduğum anda İzmir Gazeteciler Cemiyeti'mizden (İGC) gelen acı haberle sarsıldım. Yılların arkadaşı, Karataş'taki Lokalimizin güler yüzlü, naif ve de güzel meslektaşlarımızdan Tuncay Atilla'nın ölüm haberini aldım. Demokrasi Bayramı'na yetişemedi ama, Ramazan Bayramı'na girerken ebedi yolculuğa çıktı. Cennet mekanı olsun.