Boşanma davalarında tartışma konusu olan nafaka uygulamasına ilişkin dikkat çeken bir karar çıktı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, akıl hastalığı bulunan, çalışamayacak durumda olan ve geliri olmayan eşin yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulamayacağına hükmetti. Karar, benzer davalar açısından emsal niteliği taşıyor.
Elazığ’da görülen bir boşanma davasında verilen nafaka kararı, üst mahkemelerin incelemesinin ardından Yargıtaytarafından bozuldu. Dosyada, nafaka ödemesine hükmedilen eşin sağlık durumu ve ekonomik koşulları belirleyici oldu.
Boşanma davasından emsal karar çıktı
Elazığ 3. Aile Mahkemesi’nde görülen davada, kadın taraf boşanma ile birlikte tedbir nafakası ve yoksulluk nafakasıtalebinde bulundu. İlk derece mahkemesi, tarafların boşanmasına karar verirken kadın lehine nafaka ödenmesine hükmetti.
Bu karar üzerine davalı erkek tarafın vasisi, istinaf yoluna başvurdu. Dosyayı inceleyen bölge adliye mahkemesi, yerel mahkeme kararını hukuka uygun bularak başvuruyu reddetti. Bunun ardından dosya temyiz edilerek Yargıtayincelemesine taşındı.
Yargıtay nafaka kararını bozdu
Dosyayı değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nafaka ödemesine hükmedilen eşin akıl hastası olduğunu, çalışabilecek durumda bulunmadığını ve herhangi bir gelirinin olmadığını tespit etti. Bu durumun yoksulluk nafakasıiçin aranan şartları ortadan kaldırdığı belirtildi.
Yargıtay, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi kapsamında nafaka yükümlülüğünün, mali gücü bulunan eş için söz konusu olabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle çalışamayacak durumda olan eşin nafaka ödemesine karar verilmesini hukuka aykırı bularak yerel mahkeme kararını bozdu.
Kararın, sağlık durumu nedeniyle gelir elde etme imkanı bulunmayan eşler açısından emsal niteliğinde olduğu değerlendiriliyor.

Nafaka kararında mali güç belirleyici
Türk Medeni Kanunu’na göre nafaka talep edebilmek için boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme ihtimali bulunması ve talepte bulunan tarafın kusurunun daha ağır olmaması gerekiyor. Ancak nafaka yükümlülüğü, karşı tarafın mali gücüyle sınırlı tutuluyor.
Bu kapsamda Yargıtay kararında, nafaka ödeyecek tarafın çalışabilecek durumda olmaması ve gelirinin bulunmaması halinde yükümlülük doğmayacağı vurgulandı. Böylece sağlık durumu nafaka değerlendirmesinde önemli bir kriter olarak öne çıktı.
Çocuklar için iştirak nafakası devam ediyor
Kararda, çocuklara yönelik iştirak nafakasının farklı bir değerlendirmeye tabi olduğu da hatırlatıldı. Velayet hakkı kendisine verilmeyen taraf, ekonomik gücü oranında çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlü tutuluyor.
Bu nafaka türünde eşlerin kusur durumu değil, çocuğun ihtiyaçları esas alınıyor. Dolayısıyla iştirak nafakası ile yoksulluk nafakası arasında hukuki açıdan farklı değerlendirme yapıldığına dikkat çekiliyor.
Nafaka hangi durumlarda kaldırılıyor
Mevzuata göre nafaka belirli durumlarda kaldırılabiliyor. Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, taraflardan birinin vefatı, fiilen evli gibi yaşanması veya yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemeye başvurularak nafaka sona erdirilebiliyor.
Ayrıca nafaka miktarının belirlenmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, sağlık koşulları ve güncel ekonomik şartlar da dikkate alınıyor. Bu kapsamda Yargıtay kararı, sağlık durumunun nafaka yükümlülüğünde belirleyici olabileceğini ortaya koydu.





