Türkiye’de çölyak hastalarının önemli bir kısmının tanı almadan yaşamını sürdürdüğü belirtildi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre genetik bir sindirim sistemi hastalığı olan çölyak, ince bağırsakta hasara yol açarak besin emilimini engelliyor. Buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunan glüten proteinine karşı gelişen hastalık, çocukluk döneminden ileri yaşlara kadar her yaş grubunda görülebiliyor. Ancak belirtilerin kişiden kişiye değişmesi, bazen hiçbir belirti göstermemesi ya da farklı hastalıklarla karıştırılması nedeniyle çölyak hastalarının büyük bölümüne tanı konulamıyor.
Verilere göre Türkiye’de çölyak görülme sıklığı yüzde 1 ile binde 3 arasında değişirken, tanı alabilen hasta oranının yaklaşık yüzde 10 olduğu tahmin ediliyor.
Belirtiler yaşa göre değişiyor
Çocuklarda çölyak hastalığı; karın ağrısı, şişkinlik, ishal, iştahsızlık, gelişme geriliği, kusma, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor.
İleri yaşlarda ise belirtiler daha geniş bir tabloyla görülebiliyor. Hastalığın bazı kişilerde uzun süre fark edilmeden ilerleyebildiği belirtiliyor. Uzmanlara göre çölyakta bilinen tek etkili tedavi yöntemi, glütenin ömür boyu beslenme düzeninden tamamen çıkarılması. Hastaların buğday, arpa, çavdar ve yulaf içeren ürünlerden uzak durması gerekiyor.
Hazır gıdalardaki içeriklerin dikkatle incelenmesi gerektiği belirtilirken, glütensiz diyetin hastalığın belirtilerini kontrol altına aldığı, yaşam kalitesini artırdığı ve olası komplikasyonların önüne geçtiği ifade ediliyor. Diyet tedavisine tam uyum sağlayan birçok hastada klinik bulguların düzeldiği ve kan testlerinin normal seviyelere döndüğü kaydediliyor. Çölyak hastaları için güvenli kabul edilen besinler arasında sebze, meyve, bakliyat, yumurta, et, balık, tavuk, pirinç, mısır, patates ve çeşitli glütensiz unlar yer alıyor.
Kinoa, karabuğday, teff, amarant, darı ve sorgum gibi ürünlerin de çölyak hastaları için uygun olduğu belirtiliyor. Sağlık Bakanlığı, çölyak hastalığına ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla çeşitli projeler yürütüyor. Bu kapsamda okullarda öğrencilere yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılırken, öğretmenler için rehberler hazırlanıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK ile birlikte kantinlerde, yemekhanelerde ve kafeteryalarda glütensiz ürünlerin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Ayrıca aile hekimleri için “Tanı Tedavi İzlem Rehberi” hazırlanırken, UNICEF iş birliğiyle glütensiz tariflerin yer aldığı magnet kitapçıklar da vatandaşlara ulaştırılıyor.





