SEMİ TEKTAŞ/İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, “Kamu hastanesi mi, özel hastane mi?” tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel hastanelerin daha iyi hizmet verdiğine yönelik algının doğru olmadığını ifade eden Ergör, sağlık hizmetinin temel olarak kamu tarafından sunulması gerektiğini kaydetti.

“Sağlık hizmeti kamu eliyle verilmeli”

Sağlık hizmetinin ticari bir alan haline getirilmemesi gerektiğini belirten Ergör, “Bunun tek bir cevabı yok. Tabii ki sağlık kamu eliyle verilmesi gereken bir hizmet. Kamu her şeyi en iyi şekilde vermeli. Yıllar önce Finlandiya’daki bir kamu hastanesinde, ‘Özel hastaneden bunun ne farkı var?’ diye sormuştum. Onlar da, ‘Orada prenses gibi davranılıyor, burada insan gibi davranılıyor’ demişlerdi” ifadelerini kullandı.

“Özelde kar amaçlı hizmet var”

Türkiye’de sağlık çalışanlarının iş yükünün çok fazla olduğunu belirten Ergör, “Bizim ülkemizde böyle olamıyor çünkü herkesin işi çok fazla. Özelde de işin doğru yapıldığından emin olmak zor oluyor çünkü orada kar amaçlı bir hizmet var. Bu nedenle bazı fazla tetkik ve işlemlerin yapıldığını biliyoruz. Çıkan faturalar da ağır oluyor” dedi.

İzmir’in bereketli topraklarından Anneler Günü için sevgi sevkiyatı
İzmir’in bereketli topraklarından Anneler Günü için sevgi sevkiyatı
İçeriği Görüntüle

“Gereksiz tetkikler hastaya zarar verebilir”

Sağlıkta gereksiz taramaların hastalara zarar verebileceğini ifade eden Ergör, “Burada küçük bir şey görüldü, ‘Hadi bunun biyopsisini yapalım’, ‘MR çekilsin’ deniliyor. Bunlar hastaya da stres oluyor, sonunda gereksiz tanılar konulabiliyor. Bu nedenle insanların sağlığı da zarar görebiliyor. O yüzden ‘Özel iyidir, kamu kötüdür’ demek doğru değil” açıklamasında bulundu.

“Kamuda hasta müşteri olarak görülmüyor”

Kamuda şartların iyi olmadığını ancak hastaların ticari bir unsur gibi değerlendirilmediğini belirten Ergör, “Kamuda evet şartlar iyi değil ama en azından karşısındakiler o hastayı müşteri olarak görmüyorlar. İnsanlar zaman darlığı nedeniyle tekrar gelmek zorunda kaldıklarını, uzun süre beklediklerini söylüyorlar ama bunu sistemin düzeltmesi lazım. İnsanları seçim yapmak zorunda bırakmaması gerekiyor” diye konuştu.

“Bu sistemden şirketler kazanıyor”

Mevcut sağlık sisteminin özel sektörü beslediğini savunan Ergör, “Sistem, parayı özel sektöre devretmek ve ilaç, malzeme, cihaz satan kurumlara aktarmak için yürütülüyor. Hastalar da memnun değil, hekimler de memnun değil. Kim memnun? Her yapılan işlemden para kazanan şirketler memnun” dedi.

“İnsanlar özele mecbur bırakılıyor”

Devlet hastanelerindeki yoğunluk nedeniyle vatandaşların özel hastanelere yöneldiğini belirten Ergör, “Devlette beklemeyeyim diye özele giden insanlar yine özel sistemi memnun etmiş oluyorlar. Ancak özeller de gerçek anlamda özel değil. Devlet desteği olmadan ayakta duramazlar. Türkiye’de insanların büyük bölümü asgari ücretle çalışıyor. İnsanların özeli besleyebilecek ekonomik gücü yok. Tamamen insanları köşeye sıkıştırarak özeli kalkındırmaya çalışan bir sistem var” ifadelerini kullandı.

“Hastalar da hekimler de memnun değil”

Sağlık sistemindeki yoğunluğun artık hastaları da memnun etmediğini dile getiren Ergör, “Bir dönem insanlara ‘Bol bol başvurabilirsiniz’ denilerek memnuniyet oluşturuldu ama şimdi hastalar da memnun değil. Çünkü çok başvurudan dolayı uzun sıralar oluşuyor. Tanılar atlanabiliyor, yanlış işlemler yapılabiliyor. Hem hekimleri tüketerek hem de insanların tanı ve tedavilerini geciktirerek bu iş yürümez” dedi.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ