Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, kamu çalışanlarının yaşadığı ücret krizine tepki gösterdi. Doğruyol, mevcut maaş ve vergi sisteminin çalışanlar aleyhine işlediğini savundu. Doğruyol, özellikle enflasyon karşısında ücret artışlarının yetersiz kaldığını ve bunun toplumun geniş kesimlerinde ciddi bir geçim sorununa dönüştüğünü ifade etti.
Doğruyol, açıklamasında kamudan ihale alan şirketlerin hak edişlerine her ay enflasyon oranında artış yapılırken, çalışanlara yılda bir ya da iki kez zam verilmesini eleştirerek, bu durumun büyük bir eşitsizlik yarattığını vurguladı. Bu uygulamayı doğrudan örnek vererek değerlendiren Doğruyol, “Kamu kurumlarımıza hizmet veren bir başka söylemle kamu kurumlarının hizmet aldığı yemek, MR, tomografi, laboratuvar vb. hizmetlerde 2023 ve 2025 genelgelerine göre hak edişlerinin her ay açıklanan resmi enflasyon rakamlarının ilave edilerek ödenmektedir. Buna karşılık asgari ücretlilere yılda bir kez, memurlara yılda iki kez zam yapılmaktadır” dedi.
Vergi dilimlerine tepki
Vergi dilimlerinin yıllar içinde güncellenmediğini savunan Doğruyol, çalışanların çok kısa sürede yüksek vergi dilimlerine girdiğini belirterek bunun gelir kaybını artırdığını ifade etti. 1999 yılıyla bugünü karşılaştıran Doğruyol, sistemin adalet duygusunu zedelediğini dile getirdi.
Bu konuda yaptığı değerlendirmede Doğruyol, “Vergi dilimleriyle ilgili 1999 yılında asgari ücretin 25.62 katından fazla gelir elde eden memur %20’lik vergi dilimine girerken, bugün asgari ücretin 5.50 katından fazla gelir elde eden memur %20’lik vergi dilimine girmektedir. Bu durum vergi dilimlerinin ne kadar adaletsiz olduğunu, güncellenmediğini ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında ayrıca çalışanların yılın daha üçüncü ayında %20 vergi dilimine girdiğine dikkat çeken Doğruyol, vergi oranlarının sabitlenmesi gerektiğini savunarak, “çalışanların vergi dilimleri %10 olarak sabitlenmelidir” çağrısında bulundu.
“Alın teriyle geçinenlerin geliri geri alınıyor”
Doğruyol, bazı büyük vergi borçlarının silindiğini hatırlatarak, emeğiyle geçinen kesimlerin ise gelirlerinin büyük bölümünü vergiler yoluyla devlete geri verdiğini söyledi. Bu durumu sert sözlerle eleştiren Doğruyol, bunun adalet duygusunu zedelediğini ifade etti.
Yemek hizmetleri ve kamu harcamaları
Kamu hastanelerinde verilen yemek hizmetlerine de değinen Doğruyol, hizmet alım ihalelerinde enflasyon farkıyla birlikte maliyetlerin sürekli arttığını belirtti. İzmir’deki örnek üzerinden değerlendirmede bulunan Doğruyol, farklı kurumlar arasında fiyat farklarının bulunduğunu ancak genel sistemin sürdürülebilir olmadığını ifade etti.
Doğruyol, bu alanda çözüm önerisini de paylaşarak, “Hastanelerde çıkan yemekler doyurucu değildir. Genel olarak hijyenden yoksundur. Oysa tabldot usulü yemek satan bazı esnaflarımız daha ucuza yemek satabilmektedir. Çözüm hastanelerimizin kendi yemeklerini kurumlarda kendilerinin yapmasıdır” dedi.
“Memurlar Eşel-mobil sistem istiyor”
Memurların maaş sistemine ilişkin taleplerini de dile getiren Doğruyol, kamu çalışanlarının enflasyon karşısında korunması gerektiğini vurguladı. Maaşların tıpkı özel sektör sözleşmelerinde olduğu gibi her ay güncellenmesini isteyen Doğruyol, “Memurlar, maaşlarını şirketlere ödenen şekilde yani her ay enflasyon oranında zam yapılarak eşel mobil sistemiyle ödenmesini istiyor. Memurlar bugüne dek enflasyonun altında kalan maaş artışlarının, düşen alım güçlerinin iadesini istiyor” ifadelerini kullandı.
Doğruyol ayrıca, söz verilen kira yardımlarının ve 3600 ek gösterge düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, mevcut zam oranlarını “gerçek zam değil” sözleriyle eleştirdi.





