Damlacıklı Metin! İzmirli Metin!
İzmirsporlu Metin! Santrfor diye geldi Galatasaray'a. Galatasaraylı Metin! Milli Futbolcu Metin.
Herkesin sevgilisi "10 Numara" Metin. Ona "Gol at" dediler yağmur olup goller attı, futbolu "sanat" yaptı, tribünleri ayağa kaldırdı, şarkılar marşlar bestelendi üstüne.
Golün şiirini kitabını yazdı. Sevginin de elbette!
Bebekler doğdu METİN diye. Tacı Gönüllerde Kral Metin...
Türk Futbolunun Unutulmaz Efsanesi METİN OKTAY!..

****
“Metin Oktay adsızlığın büyük şiirini yaratarak en büyük ad oldu.
Hiçbir büyük futbolcu bu kadar ekip adamı olamaz.
Yaratıcı, büyük, kulübünün tarihinde çıkardığı bir beden zekâsını her an ayağının önünde bulan adamdır" Cemal Süreyâ için...
“En Büyük Fenerli Spor Yazarı’’ İslam Çupi’ye göre de, 1950’lerde İnönü Stadı’nın Kapalı Tribünü’ndeki iki direk arasına sığacak kadar az olan Galatasaray taraftarı sayısının statlara sığmaz hale gelmesinde en büyük paya sahip olan adamdır Metin Oktay!
32 yıl önce vefatında da şöyle yazmıştır Çupi:
“İnsan sevgisi, insan dostluğu.
Sempatikliği, sevecenliği, zarafeti, bir şeyler verme konusundaki tek taraflı yırtınışı ile bir adam sembolü, bir beşeriyet ilahı idi.
Ben bu bendeki ölüme razı olurdum, keşke Metin’i yaşatabilse idi, bu ölüm.
(...)
Bu bir insanın ölümü değil, bir çağın ölümüdür.”
Dönemin usta Spor yazarlarından Nevmi Tanyolaç'a aittir bu satırlar da;
"Metin Galatasaray’ın değil Türkbtoplumunun bir sevgilisiydi. Kara sevda gibi! Ak bir ölümsüzlük. Onun 'Taçsız Krallığı' sadece attığı gollerden kurulu değildi. Galatasaray’ıda oynarken sanki hepimiz Galatasaray’dan ve Metin Oktay’dan yanaydık. Onu delicesine seviyor ve aşkışlıyorduk. Nereli ve hangi kulüpten olursak olsun Metin Oktay, işte onun için 'Taçsız Kral 'dı. Toplumun igönlünde yıkılmaz bir sevgi tahtına oturdu.
Ve bugün, yarın, dünya durdukça orada yaşamaya devam edecek. "

****
Sevgili Kardeşim Değerli Meslektaşım
Sedat Kaya yazmış "Bir kralın yalnızca gollerle değil, yüreğiyle de hükmettiği zamanlardan" bu anıyı;
"Sanıyorum 1986 yılıydı.
Güneş gazetesinde çalışıyorduk.
Futbolun ruhunu besleyen, çocukların hayallerine açılan kapı olan Esentepe sahası, kaderine terk edilmiş, sular altında kalmıştı.
O sahaya adım atan her genç, bir gün Metin Oktay olmayı düşlerdi.
Ama şimdi, o hayaller bataklığa dönüşmek üzereydi.
Kral'a ricada bulundum. Beni kırmadı, zaten kimseyi kıramazdı.
Çünkü onun dünyasında sevgi, sadakat ve vefa, attığı her golden daha değerliydi.
Yetiştiği sahaya götürdüm onu.
O büyülü ortamın yerinde çamur ve unutulmuşluk vardı artık.
Bir zamanlar gol sesleriyle yankılanan buraya artık kurbağa ve ördek sesleri hakimdi.
Bir an durdu, gözleri daldı. Göklerden inip de eski günlerini arayan bir kartal gibiydi.
Sigarayı üst üste yaktı, dumanı içine çekiyor, sanki yılların ihmalini yutuyordu.
Sonra, sahalara veda ederken söylediği o cümleyi tekrarladı, sessizce.
'Beni bana bırak abi. I love you.'
Ve futbol, o an biraz daha eksildi..."

****
Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük isimlerinden olan Galatasaray’ın büyük oyuncusu Metin Oktay için çok şey yazıldı, hakkında belgeseller yapıldı. Ancak Metin Oktay’ın siyasal kimliği hep gizlendi, unutturulmaya çalışıldı.
Metin Oktay sol değerlere sahipti!
Oyunu Türkiye İşçi Partisi’ne verdiğini açıklayan ilk futbolcuydu. Bir tren seyahatinde, Çetin Altan’a “Bizi sosyalist yaptın ama sen aramızdan çektin gittin” diyen de oydu.
Metin Oktay gibi yine Galatasaray’ın unutulmaz futbolcularından Metin Kurt, Taçsız Kral’ın bilinmeyen bir yönünü şöyle anlatıyor:
“Türk futbol tarihinde, taraflı tarafsız tüm sporseverler için Metin ağabey efsane bir isimdir… Özel yaşamında tüm insanlara karşı derin bir sevgi beslemiş, her zaman dara düşen sporcuların ve dostlarının hızır gibi imdadına maddi ya da manevi- yetişmiştir. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan’ın idamına karşı yürütülen imza kampanyasına katılarak onların verdiği mücadeleye karşı ne kadar duyarlı olduğunu göstermişti. Onun bu yanını insanlarımızın çok azı bilir.”
Yine Metin Kurt, futbolu bıraktıktan sonra zor durumda kaldığını öğrenen Metin Oktay’ın kendisiyle karşılaşınca şöyle dediğini anlatır:
Ben senin hem ağabeyinim hem de solcuyum.
Solculuk sadece sana mı kaldı?
Buraya gelmem, seni aramam futbolun dışında, senin solculuğundan, benim solculuğumdan...”

****
Kuşandığı 10 numaralı parçalı Sarı-kırmızılı formayı efsane haline getiren,
kuşaktan kuşağa anlatılan Kral’dır Metin Oktay!
O bir efsanedir.
Biz ölürüz, efsaneler ölmez ki…
Tacı, gönüllerdir...
O sadece GS'lilerin, İzmirsporlular'in değil futbola gönül vermişlerin de kıymetlisidir.