Siyasetin ve kamuoyunun gündemini uzun süredir meşgul eden nafaka rejimine ilişkin nihai karar basına yansıdı. Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175'inci maddesinde yer alan bazı ibarelerin anayasaya aykırılığı iddiasıyla yaptığı başvuruyu değerlendiren AYM, maddedeki "süresiz olarak" hükmünü iptal ederek aile hukukunda yeni bir dönemin kapısını araladı.
İptal İsteminin Gerekçesi ve İlgili Kanun Maddesi
Yüksek Mahkeme'nin gündemine taşınan ve bugün karara bağlanan süreç, yerel mahkemenin TMK'nin 175'inci maddesinin birinci fıkrasına yönelik somut norm denetimi talebiyle başladı. İptal edilen ve bugüne kadar uygulanan söz konusu kanun maddesi tam olarak şu hükümleri içeriyordu:
"Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz."
Toplumda ciddi mağduriyetlere yol açtığı iddia edilen bu "süresiz" ibaresi, AYM genel kurulunun yaptığı değerlendirmeler neticesinde oy çokluğuyla anayasaya aykırı bulunarak yürürlükten kaldırıldı.
Bakan Gürlek: "Boşanma Davaları 10 Yıl Sürüyor, Yeni Hayat Kurulamıyordu"
Nafaka sistemindeki tıkanıklıklar ve hukuki süreçlerin uzaması, yakın dönemde Adalet Bakanlığı'nın da eylem planları arasında yer alıyordu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, mevcut sistemdeki aksaklıklara şu sözlerle dikkati çekmişti:
"Boşanma davaları 10 yıl sürüyor, bu süre zarfında nafaka ödeyen şahıs kendine yeni bir hayat kuramıyordu. Bunu çözeceğiz."
Bakanlığın bu tespitlerinin ardından gelen AYM kararı, yasal reform sürecini zorunlu ve resmi hale getirmiş oldu.
Masadaki Yeni Taslak: Evlilik Süresine Göre Kademeli Model
Yüksek Mahkeme'nin Meclis'e tanıdığı 9 aylık süre içerisinde yasalaşması beklenen AK Parti masasındaki taslak düzenleme, nafaka süresini doğrudan evlilik süresine endekslemeyi planlıyor. Kademeli geçiş öngören yeni taslağın detayları ve hedefleri şu şekildedir:
-
Evlilik Süresi Esas Alınacak: Taslağa göre nafaka süreleri evlilik yılına göre sınırlandırılacak.
-
Kadınlar İçin Sosyal Yardım Mekanizması: Nafaka süresinin bitimiyle birlikte maddi zorluk içerisine düşebilecek kadınlar için devlet destekli sosyal yardım modelleri devreye sokulacak; oluşabilecek mağduriyetler kamu bütçesiyle giderilecek.
-
Çekişmeli Davaların Azaltılması: Düzenlemeyle, davaların uzamasına yol açan unsurlar (velayet, nafaka, tazminat vb.) ana davadan ayrıştırılarak ayrı dava başlıkları altında ele alınacak ve boşanma süreçleri hızlandırılacak.
Taslakta Öngörülen Nafaka Süre Tablosu
| Evlilik Süresi | Öngörülen Maksimum Nafaka Süresi |
|---|---|
| 3 Yıl Evli Kalanlar | 5 Yıl |
| 5 Yıl Evli Kalanlar | 7 Yıl |
| 10 Yıl Evli Kalanlar | 12 Yıl |
Mevcut Hukukta Nafaka Türleri ve Sona Erme Koşulları Nelerdi?
Türkiye'deki mevcut medeni hukuk pratiklerinde, işlevlerine göre ayrışan farklı nafaka türleri uygulanmaya devam ediyor. Bugüne kadar tartışmaların merkezinde yer alan yoksulluk nafakasının yanı sıra sistem şu şekilde işliyordu:
-
Tedbir Nafakası: Boşanma davası devam ederken ekonomik açıdan zayıf olan tarafın ve çocukların barınma, geçim gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması adına mahkemece hükmedilen geçici nitelikteki nafakadır. Boşanma kararı kesinleştiğinde kendiliğinden sona erer.
-
Yoksulluk Nafakası: Boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek, karşı tarafa göre daha az kusurlu olan eşe ödenen ve bugünkü kararla "süresiz" niteliği iptal edilen nafaka türüdür.
-
İştirak (Çocuk) Nafakası: Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, müşterek çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve yaşam giderlerine katkı sunması amacıyla çocuk 18 yaşını doldurana dek ödediği nafaka türüdür. Çocuk yetişkin olduktan sonra eğitimi devam ediyorsa bu durum "yardım nafakası" adıyla sürdürülebilir.
Yasa maddesinde her ne kadar bir yıl sınırı bulunmasa da, mevcut mevzuatta da yoksulluk nafakasını tamamen ortadan kaldıran belirli hukuki şartlar bulunuyordu. Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi durumunda nafaka kendiliğinden kalkarken; tarafların fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması, düzenli gelir elde edilmesi, haysiyetsiz yaşam iddiasının kanıtlanması veya yükümlünün ödeme gücünü bütünüyle kaybetmesi durumlarında mahkeme kararıyla nafakaya son verilebiliyordu.
Geçmişte İki Kez Reddedilmişti: 2012 ve 2015 Kararları
Anayasa Mahkemesi, önüne daha önce de gelen süresiz nafaka itirazlarında mülkiyet ve sosyal devlet ilkelerini gözeterek iptal istemlerini geri çevirmişti. Kararın hukuki geçmişi incelendiğinde iki önemli kronolojik durak öne çıkıyor:
-
2012 Yılı Reddi (Kestel Asliye Hukuk Mahkemesi Başvurusu): Anayasanın eşitlik, hak arama hürriyeti ve hukuk devleti ilkelerine aykırılık iddiasıyla yapılan başvuruyu reddeden AYM, süresiz nafakanın boşanmayla yoksulluğa düşen eşi koruduğunu ve bunun "sosyal hukuk devleti ilkesinin bir gereği" olduğunu vurgulamıştı.
-
2015 Yılı Reddi (Ankara 5. Aile Mahkemesi Başvurusu): Yüksek Mahkeme, önüne yeniden gelen "süresiz" ibaresini bu kez usul yönünden incelemiş; kanun gereği bir maddenin esastan reddedilmesinin üzerinden 10 yıl geçmeden yeniden anayasaya aykırılık iddiasıyla taşınamayacağı hükmü uyarınca başvuruyu doğrudan reddetmişti.
Bugün verilen kararla birlikte, Türk aile hukuku uygulamalarında çeyrek asrı aşkın süredir devam eden "ömür boyu nafaka" zorunluluğu resmen tarihe karışırken, gözler TBMM'nin 9 ay içinde yasalaştıracağı yeni kademeli nafaka kanununa çevrildi.




