Türk futbolunun en köklü kulüplerinden biri olan Altay, bu sezon mücadele ettiği 3'üncü Lig 4'üncü Grup'ta tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini geçiriyor. Haftalardır süren puan kayıpları ve saha içi istikrarsızlıklar nedeniyle alt sıralardan kurtulma mücadelesi veren siyah-beyazlılar, bu pazar günü evinde sezonun en zorlu doksan dakikalarından birine çıkacak. Son üç lig haftasında sahadan iki beraberlik ve bir yenilgiyle ayrılarak taraftarını hayal kırıklığına uğratan 20 puanlı İzmir temsilcisi, grupta fırtınalar estiren ve 62 puanla zirveye ambargo koyan lider Kütahyaspor ile kozlarını paylaşacak. En yakın takipçisine tam 8 puan fark atarak şampiyonluk yürüyüşünü emin adımlarla sürdüren rakibi karşısında alınacak olası bir galibiyet, Büyük Altay camiası için sadece üç puan değil, aynı zamanda hayati bir moral motivasyon kaynağı olacak. Teknik heyet ve futbolcular, hafta başından bu yana tamamen bu zorlu karşılaşmaya odaklanmış durumda.

Play-off hattındaki devlere karşı galibiyet hasreti sürüyor

Siyah-beyazlı ekibin bu sezonki istatistiklerine bakıldığında, özellikle ligin üst sıralarında yer alan ve şampiyonluk ya da play-off mücadelesi veren takımlara karşı yaşanan belirgin bir şanssızlık ve puan kaybı serisi göze çarpıyor. Altay, grupta ilk beş basamağı parselleyen güçlü rakipleriyle bugüne kadar tam dokuz kez karşı karşıya geldi. Bu dokuz kritik randevunun bilançosu ise İzmir ekibi açısından oldukça karamsar bir tablo çiziyor. Çıktığı dokuz zorlu müsabakada sahadan yedi kez boynu bükük ayrılan takım, sadece iki maçta rakiplerinden birer puan koparmayı başarabildi. Pazar günü oynanacak olan liderlik maçı, siyah-beyazlıların bu makus talihini yenmesi ve play-off hattındaki bir takıma karşı sezonun ilk üç puanını hanesine yazdırması açısından devasa bir fırsat niteliği taşıyor. Taraftarının omuz vermesiyle bu psikolojik barajı aşmayı hedefleyen takım, tehlikeli bölgeden bir an önce uzaklaşmanın hesaplarını yapıyor.

Üst sıralara karşı alınan sonuçlar moral bozuyor

Sezon başından bu yana istikrarsız sonuçlar alan ekibin, zirve yarışındaki takımlara karşı aldığı spesifik skorlar, takımın kırılgan yapısını da gözler önüne seriyor. Puan tablosunda beşinci sırada yer alan güçlü rakibi Uşakspor ile oynanan maçlarda dış sahada 2-0 mağlup olan İzmir temsilcisi, evindeki rövanşı da 1-0 kaybederek rakibine boyun eğdi. Dördüncü basamakta yer alan Ayvalıkgücü Belediyespor karşısında iç sahada golsüz beraberlikle yetinen siyah-beyazlılar, deplasmanda ise 4-0 gibi oldukça ağır bir yenilgi yaşadı. Ligin üçüncü sırasındaki ezeli rakip Karşıyaka ile ilk yarıda oynanan derbide sahadan 1-1'lik eşitlikle ayrılan takım, geçtiğimiz hafta oynanan kritik mücadelede rakibine 3-1 mağlup olmaktan kurtulamadı. Zirvenin en yakın takipçisi olan Eskişehirspor cephesine karşı da benzer bir senaryo yaşandı; evinde 3-2 mağlup olan ekip, deplasman mücadelesini de 2-1 kaybederek puan alamadı. Ligin ilk yarısında Kütahyaspor deplasmanından 2-0'lık net bir mağlubiyetle dönen takım, pazar günü oynanacak rövanşta taraftarının önünde bu kötü gidişata dur demeyi amaçlıyor.

Yönetimden şok eden ihraç kararı gündemi sarstı

Sahadaki bu zorlu ve stresli tablonun yanı sıra, asırlık çınarın yönetim koridorlarında da benzerine az rastlanır türden bir hareketlilik yaşanıyor. Kulübün mevcut yönetimi, sürpriz ve oldukça sert bir kararın altına imza atarak, siyah-beyazlı camiada geçmişte önemli görevler üstlenmiş iki kritik ismin genel kurul üyeliğine son verildiğini kamuoyuna duyurdu. Bu isimlerden ilki, kulübün en zorlu virajlarından birinde, 28 Mayıs ile 23 Ağustos 2025 tarihleri gibi kısa ama son derece kritik bir dönemde başkanlık koltuğuna oturarak sorumluluk alan eski başkan Yüksel Gürüz oldu. İhraç edilen diğer isim ise, kulübün altyapısından yetişen, uzun yıllar bu kutsal formayı terlettikten sonra kaleci antrenörü olarak sayısız gence tecrübelerini aktaran ve camianın sembol isimlerinden biri haline gelen Erol Camkıran olarak açıklandı. Bu iki önemli figürün kulüple olan resmi bağlarının koparılması, taraftarlar ve genel kurul üyeleri arasında şok etkisi yarattı.

Resmi açıklamada sosyal medya ihlalleri vurgusu dikkat çekti

Alınan bu ağır ihraç kararlarının gerekçesi, kulübün resmi iletişim kanallarından yapılan detaylı bir açıklamayla kamuoyuna duyuruldu. Yönetim kurulunun imzasını taşıyan bildiride, söz konusu isimlerin kulüp tüzüğüne ve genel kurul etiğine aykırı hareket ettikleri sert bir dille ifade edildi. Açıklamada, "Kulübümüzün 214 ve 290 numaralı üyelerinin, çeşitli sosyal medya platformlarında genel kurul üyeliği adabına, kulüp kültürüne ve tarihine yakışmayan tutumlar sergilediği tespit edilmiştir" denildi. Gerekçeli kararın devamında, bu kişilerin kulüp başkanlık makamının manevi şahsiyetine, yönetim kurulu üyelerine, sahada ter döken mevcut sporculara, geçmişte kulübe hizmet etmiş eski futbolculara ve genel anlamda tüm camia mensuplarına yönelik olarak muhtelif hakaretlerde bulundukları iddia edildi. Açıklama, "Bu küçük düşürücü söylemlerin ve zararlı davranışların uzun süredir, sayısız kere ve kasıtlı olarak tekrarlanması sebebiyle, yönetim kurulumuzca söz konusu şahısların kulüp üyeliğinden kesin olarak ihraç edilmelerine ve üye sicil kayıtlarının tamamen silinmesine karar verilmiştir" ifadeleriyle son buldu.

Parkede örnek bir kadın direnişi: Medine Alper engelleri basketbolla aştı
Parkede örnek bir kadın direnişi: Medine Alper engelleri basketbolla aştı
İçeriği Görüntüle

Eski başkan Yüksel Gürüz cephesinden çok sert adalet tepkisi

İhraç kararının tebliğ edilmesinin ardından gözler doğrudan eski başkan Yüksel Gürüz cephesine çevrildi. O dönem kulübü Vahdettin Heyal ile birlikte büyük bir özveriyle yönettiklerini savunan Gürüz, alınan kararı "hukuksuzluk" olarak nitelendirerek mevcut yönetime adeta ateş püskürdü. Hakkındaki iddiaları kesin bir dille reddeden ve konuyu derhal yargıya taşıyacağını belirten eski başkan, "Bu işin hesabı er ya da geç, bağımsız Türk adaleti önünde tek tek sorulacak. Yalanla, dolanla, günü kurtarma politikalarıyla yürüyen bu gemiyi devirenlere, kulübü bu hale getirenlere müdahale etmek, eleştirmek mi suç oldu?" diyerek tepkisini dile getirdi. Açıklamalarının dozunu daha da artıran Gürüz, kulüp içindeki yanlış uygulamalara her zaman karşı duracağını vurgulayarak, "Bu asırlık kulüpteki suçların, yapılan yanlışların hesabını sormak eğer suç olarak görülüyorsa, ben bu suçu her zaman şerefimle işlerim. Hesap sorulduğunda tüm o gizli kapaklı suçlar kamuoyu önünde sorgulanacak. Suç işlemeyeceksiniz! İşlerseniz, unutmayın ki deveden büyük fil var" şeklinde konuştu. Gürüz, kendi Altaylılık duruşunun bir kağıt parçasına bağlı olmadığını belirterek, "Benim bu kulüple olan bağım basit bir üyelik bağı değil, ömürlük bir can bağıdır. Bugün üye bile olamaması gerekenler, yarın bu hukuksuz işlerin altında ezilip kalacak" dedi.

Erol Camkıran efsane olduğu kulüpten ihracına isyan etti

Kulübün kapısından içeri çocuk yaşta giren, altyapının tozunu yutan, A takıma kadar yükselerek formayı terleten ve sonrasında yıllarını kaleci antrenörü olarak yeni nesiller yetiştirmeye adayan Erol Camkıran da ihraç kararı karşısında büyük bir öfke ve kırgınlık yaşadı. Mevcut kulüp başkanı Sinan Kanlı ve yönetim kurulunu hedef alan zehir zemberek açıklamalarda bulunan efsanevi isim, liyakat ve geçmiş hizmetler üzerinden yüklendi. Camkıran, duygu yüklü ve bir o kadar da sert açıklamasında, "Kulübün kongre üyesi bile olmaya sicili yeterli olmayan, geçmişi şaibeli Sayın Sinan Kanlı beyefendi ve onun emrindeki yönetim kurulu üyeleri iyi dinlesin... Bu ulu çınara tam elli sene bilfiil hizmet etmiş, bütün bir hayatını, gençliğini bu kulübün başarısına adamış, yetiştirdiği oyuncularla kulübün kasasına milyonlarca dolar kazandırmış Erol Camkıran'ı bir imza ile Altay üyeliğinden çıkarmaya, tarihten silmeye ne sizin yaşınız yeter ne de o koltuktan aldığınız gücünüz yeter" ifadelerini kullandı. Kırgınlığını gizleyemeyen tecrübeli futbol adamı, sözlerini "Bizim vicdanımız rahat, alnımız ak. Yüce Türk adaleti, bu hukuksuzluğa imza atanlara, hak edene hak ettiği en ağır cezayı mutlaka verecektir. Bu devran böyle dönmez" diyerek sürdürdü.

Kaynak: haber merkezi