Siyasi belirsizlik ve küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist görünümü bozması, swap (takas) piyasalarında doğrudan karşılık buldu. Bloomberg'in aktardığı verilere göre; gecelik endeksli lira kontratları geçtiğimiz cuma günü yaklaşık 105 baz puan yükselerek yüzde 41,75 seviyesinde bir fonlama oranına işaret etti. Bu oran, TCMB’nin mevcut yüzde 37 seviyesindeki bir hafta vadeli repo faizinin ve yaklaşık yüzde 40 düzeyindeki efektif fonlama maliyetinin belirgin şekilde üzerinde bulunuyor.

Dev bankalardan iki farklı senaryo: JPMorgan ve Goldman Sachs analizi

Türkiye'deki yeni risk tablosunun ardından küresel yatırım bankaları haziran ayı tahminlerini güncelledi:

İzmir'de Kurban Bayramı öncesi kiralık araç talebinde %50 artı
İzmir'de Kurban Bayramı öncesi kiralık araç talebinde %50 artı
İçeriği Görüntüle
  • JPMorgan: Siyasi ve jeopolitik kırılganlıkların makro dengeleri zorlayacağını öngören banka, TCMB'nin haziran ayı toplantısında politika faizini 300 baz puan artırarak yüzde 37'den yüzde 40'a yükseltmesini beklediğini açıkladı.

  • Goldman Sachs: Daha temkinli bir yaklaşım sergileyen banka, piyasada kalıcı ve derin bir dolarizasyon (dövize yönelim) baskısı oluşmadığı sürece yakın vadede faiz artırım adımının atılmasının zor olduğunu savunarak, haziran ayında faizlerin sabit tutulması senaryosunun daha olası olduğunu belirtti.

Borsada toparlanma var ancak tahvil faizleri yükseliyor

Piyasalardaki dalgalanmanın ana tetikleyicisi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 2023 kurultay sonuçlarına ilişkin verdiği "mutlak butlan" kararı oldu. Kararın ardından Borsa İstanbul’da sert düşüşler yaşanırken, kamu bankalarının Türk lirasını desteklemek amacıyla piyasaya milyarlarca dolarlık döviz satışı yaparak rezervler üzerinden müdahalede bulunduğu öne sürüldü.

Hisse senedi piyasası ilk şokun ardından toparlanma eğilimi gösterse de yerel para cinsinden devlet tahvillerindeki satış baskısı durmadı ve tahvil faizleri yükselişini sürdürdü.

Enerji maliyetleri ve kredi freni gündemde

Nisan ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 32,4 seviyesinde seyrettiği Türkiye'de, İran kaynaklı jeopolitik gerilimler nedeniyle yükselen enerji ithalatı maliyetleri fiyat istikrarını tehdit ediyor. Hatırlanacağı üzere TCMB, kısa süre önce yıl sonu enflasyon ara hedefini yüzde 16’dan yüzde 24’e revize etmişti.

Merkez Bankası, enflasyonist baskıyı hafifletmek ve iç talebi kısmak adına son haftalarda kredi büyümesini yavaşlatacak ilave makroihtiyati tedbirleri de devreye soktu. Bu kapsamda, genel ihtiyaç ve taşıt kredilerinde uygulanan sekiz haftalık büyüme sınırları aşağı çekildi. Piyasa aktörleri, 11 Haziran'daki PPK kararının yanı sıra karar metninde finansal istikrara yönelik verilecek mesajları da yakından takip edecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ