2000'li yılların başında Konak Belediyesi tarafından gerçekleştirilen cephe yenileme ve sokak düzenleme çalışmalarıyla Tarihi Kentler Birliği'nin "Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülü"ne layık görülen Oteller Sokağı'nda bulunan eski tarihi Pamukkale Oteli'nin büyük bölümünün izinsiz şekilde yıkıldı.

9 Eylül (1)-18

ÖN CEPHE PERDE, İÇİ ŞANTİYE

Oteller sokağında yer alan ve eski Pamukkale Oteli olarak bilinen tescilli yapının büyük bölümünü izinsiz kaçak yıkıma uğradı. Yerinde yapılan incelemede, tarihi yapının yalnızca ön cephesinin kamuflaj olarak ayakta bırakıldığı, yapının geri kalan kısmı ise tamamen yıkılarak yerine çok katlı betonarme bir yapı inşa edildiği görüldü.

9 Eylül (3)-28

MÜHÜRLEMELERE RAĞMEN ÇALIŞMALAR DURMUYOR

Süreç boyunca yapılan başvurular ve edinilen bilgilere göre, söz konusu yapıyla ilgili Konak Belediyesi tarafından birden fazla kez mühürleme işlemi uygulandı. Ancak her fırsatta mühürlü kapıların açıldığı ve mühürlerin sökülerek inşaat faaliyetlerinin devam ettiği görülüyor. Bölgede yapılan incelemelerde, benzer şekilde farklı yapılarda da izinsiz ve kaçak müdahalelerin gerçekleştirildiği ve bu yapıların otel olarak kullanıma açıldığı görülüyor.

9 Eylül-356

İzmir'de imece usulü nişan
İzmir'de imece usulü nişan
İçeriği Görüntüle

TARİHİ YAPILAR BİR BİR YOK OLUYOR

İzmir’de tarihi yapıların her geçen gün yok olmasının önüne bir türlü geçilemezken, denetim ve yaptırım süreçleri de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Daha önce konuyla ilgili görüş almak isteyen gazetecilere bazı yetkili kurumlar tarafından “CİMER’e başvurun” yanıtının verilmesi ise kamuoyundaki eleştirileri artırıyor.

I M G 20260625 W A0037

BU MÜNFERİT DEĞİL, SİSTEMATİK BİR SORUN

İzmir Kent Tarihi ve Tanıtımı Daire Başkanı Hasibe Velibeyoğlu ise Kemeraltı ve Basmane’nin yalnızca İzmir için değil, Türkiye ölçeğinde korunması gereken önemli bir kültürel miras alanı olduğunu belirterek, bölgede yaşanan sorunların yıllardır devam eden münferit ihlallerden çok sistematik koruma eksikliklerinden kaynaklandığını söyledi. Velibeyoğlu, mevzuata aykırı kat ilavelerinin tarihi silueti bozduğunu, bazı yapıların ise bilinçli olarak bakımsız bırakıldıktan sonra yıkılarak farklı kullanımlara açıldığını ifade etti. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun uygulamada daha çok cezalandırıcı bir çerçeve sunduğunu dile getiren Velibeyoğlu, denetim ve yaptırım mekanizmalarının ise yeterince caydırıcı olmadığını ifade etti.

I M G 20260625 W A0019

ENVANTER ÇALIŞMASI YÜRÜTÜLÜYOR

Koruma sürecinin yalnızca teknik ve hukuki araçlarla sürdürülemeyeceğini vurgulayan Velibeyoğlu, bu nedenle mülk sahiplerine yönelik bilgilendirme çalışmaları, esnaf ve kullanıcıları kapsayan farkındalık programları ile gençlere yönelik kültürel miras eğitimlerini sürdürdüklerini belirtti. Belediye tarafından yürütülen envanter çalışmaları ve koruma bilincini güçlendirmeye yönelik sosyal programların bu dönüşüm sürecinin önemli adımlarını oluşturduğunu ifade eden Velibeyoğlu, "Ancak koruma çalışmalarının kalıcı başarıya ulaşabilmesi için kamu kurumlarından mülk sahiplerine, esnaftan sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm paydaşların ortak sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Aksi halde Kemeraltı'nın tarihsel sürekliliği geri dönüşü olmayan zararlarla karşı karşıya kalmaya devam edecektir" dedi.

Muhabir: İNCİ ONGUN