Ege Bölgesi'nin uluslararası öneme sahip en kırılgan ekolojik merkezlerinden biri olan Gediz Deltası, son yıllarda iklim krizi ve insani faaliyetlerin yarattığı erozyon şokları nedeniyle ciddi bir kurumsal koruma müdahalesine sahne oluyor. Türkiye’nin 4. büyük deltası konumunda olan ve Uluslararası Ramsar Sözleşmesi başta olmak üzere pek çok koruma statüsüyle tahkim edilen bu nadide ekosistem; Homa, Kırdeniz ve Çilazmak adlarında üç büyük lagüne ev sahipliği yapmaktadır. Ancak yapılan coğrafi bilgi sistemi (CBS) tabanlı zamansal analizler, Çilazmak Dalyanı'nın gelgit dalgaları ve sığlaşma süreçleri nedeniyle kordon yapısını neredeyse tamamen kaybettiğini ve açık deniz etkisine maruz kalarak lagün formunu yitirdiğini belgeliyor.

Bu ekolojik çöküşü durdurmak amacıyla harekete geçen İZMİR SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyonu Projesi kapsamında yer alan sirkülasyon (akıntı iyileştirme) kanalı içerisindeki sığlaşmayı temizlerken, buradan çıkacak malzemeyi ekolojik bir kaldıraç olarak kullanmayı planlıyor. Çiğli ilçesi sınırları içerisinde gerçekleştirilecek olan DİP TARAMA MALZEMESİNİN ÇİLAZMAK DALYANI REHABİLİTASYONU VE RESTORASYONUNDA KULLANILMASI projesi, hem iç körfezdeki su sirkülasyonunu artırarak oksijen seviyesini yükseltmeyi hem de taranan tehlikesiz balçığı faydalı kullanım modeliyle koruma altındaki lagünün ihya edilmesinde değerlendirmeyi amaçlıyor.

Yasal sınır değerler dahilindeki sedimanlar boru hatlarıyla taşınacak

Çevresel izleme ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda Element Çevre Danışmanlık ve Mühendislik A.Ş. tarafından hazırlanan kapsamlı teknik raporda, taranacak malzemenin fiziksel ve kimyasal parametreleri titizlikle analiz edildi. Bakanlık yetkili laboratuvarları tarafından sirkülasyon kanalındaki 13 ayrı istasyondan alınan yüzey sedimanı numunelerinde yapılan ağır metal ve toksikoloji testleri, Akdeniz ve Ege Denizi için belirlenen yasal kirlilik eşik değerlerinin oldukça altında sonuçlar verdi. Kübaj çalışmalarına göre kum ve silt ağırlıklı olan tehlikesiz atık niteliğindeki bu doğal dip malzemesi, Akdeniz ekosistemine zarar vermeyecek bir formda doğrudan dolgu enstrümanı olarak kabul edildi.

Projenin teknik detaylarında hidrolik boru hatları ve yüzer iletim hatlarının yanı sıra kıyı şeridinde konveyör bant sistemlerinin de kullanılması planlanıyor. İZMİR SU VE KANALİZASYON İDARESİ envanterinde bulunan yüksek teknolojili hidrolik emme ve treylerli tarama gemileri, sirkülasyon kanalı tabanındaki 2.005.682 m³ malzemeyi vakumlayarak çekecek. Gemi üzerindeki slurry pompalar ve deniz yüzeyine konumlandırılacak yüzer boru iletim hatları vasıtasıyla, taranan sediman $5\text{ m/s}$ akış hızıyla kıyıdan yaklaşık 1-2 km açıktaki Çilazmak Dalyanı restorasyon sahasına doğrudan pompalanacak. Herhangi bir kimyasal proses uygulanmaksızın gerçekleştirilecek bu transfer, karadaki taşıt trafiğini ve karbon emisyon yükünü tamamen engelleyecek.

Taş dolgu tahkimat yapısı ve kuzuluklarla balık stokları artacak

Çilazmak Dalyanı’nın dalga ve akıntı baskısına karşı korunmasını sağlamak amacıyla inşa edilecek olan 8 bin 859 metre uzunluğundaki kıyı kordonu, mühendislik standartlarına uygun bir taş dolgu sedde (anroşman) yapısıyla tahkim edilecek. Deniz tarafında $+1,5\text{ m}$, kara tarafında ise $+1\text{ m}$ kotunda tasarlanan bu geçirgen dalgakıran yapısı, en içte 0-0,4 ton ağırlığında taşlardan oluşan bir çekirdek tabakası, filtre tabakası ve en dışta dalga mukavemetini göğüsleyecek 0,4-2 ton ağırlığında kayalardan oluşan koruma tabakasından meydana gelecek. Yapının kret genişliği, inşaat esnasında damperli kamyonların lojistik ulaşım yolu olarak kullanabilmesi için 4 metre olarak projelendirildi.

SGK uyardı: 31 Ağustos'a kadar ilk taksiti ödeyin
SGK uyardı: 31 Ağustos'a kadar ilk taksiti ödeyin
İçeriği Görüntüle

Dalyan ekosisteminin denizle olan hidrolojik bağını kesmemek ve balık göçlerini sürdürülebilir kılmak amacıyla, taş tahkimat bloğu üzerinde 9 adet geçiş menfezi ve 2 adet geleneksel kuzuluk (balık kapanı) yapısı tesis edilecek. Prefabrik betonarme kutu kesit elemanları ve deniz suyuna dayanıklı özel plastik ızgara panellerle inşa edilecek olan bu sirkülasyon kanalları, balıkların lagün içerisinde güvenle üremelerine ve beslenmelerine imkan tanırken, yerel balıkçılık kooperatiflerine de ciddi bir ekonomik katma değer sağlayacak. Ayrıca lagündeki habitat kazanımı, dünya ölçeğinde tehlike altında olan Tepeli Pelikan, sumru ve yamurcun gibi kıyı kuşlarının üreme populasyonlarında dik bir tırmanışı tetikleyecek.

Ankara’daki İDK toplantısı için geri sayım başladı

Toplam yatırım bedeli 482.111.444 TL olarak detaylandırılan bu makro çevre projesinde idari takvim de hızla işliyor. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 11. maddesi kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na sunulan ÇED Raporu, ilgili tüm genel müdürlüklerin ve bilim komisyonlarının incelemesine açıldı. Bakanlık tarafından yapılan kurumsal duyuru uyarınca, projenin nihai onay aşamalarından birini oluşturan İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı 24/07/2026 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilecek.

Kuşların hassas üreme takvimi gözetilerek mart ve mayıs ayları arasında sahada hiçbir sedde imalatının yapılmayacağı taahhüt edilen projede, ÇED Olumlu kararının alınmasını müteakip Dip Tarama Çevresel Yönetim Planı onaylatılarak 4 yıl sürecek saha operasyonlarına başlanacak. Kamuoyunun ve çevre paydaşlarının incelemesine açılan ÇED Raporu'na, bakanlığın resmi e-ÇED duyuru portalı üzerinden erişilebilmektedir.

Kaynak: HABER MERKEZİ