Yardımcı, yedek, yamak anlamlarına gelen “MUAVİN” kelimesinin yaşantımızda önemli bir yeri vardır.

Dolmuşlarda eskiden muavinler paraları toplar, arabanın camlarını siler, ”patronun” çayını söyler, kısacası her türlü “ayak” işlerini yapardı.

Kamu kurumlarında yardımcı sıfatı ile bir üst kademesinin başarısı için, her işe koşar terfi etmek için müdürünün “ağzının içine” bakar, futbolda yedekte bekler.

Ekonomik sektörde de konumu değişmez üst kademelerde yer bulabilmek, etkin olabilmek için varsa yaratıcılığını kullanır, yoksa konumunu koruyabilmek için “sıradanlığına” devam eder.

Politikada da durum aynıdır. Partinin üst kademlerinde görev almak, il, ilçe başkanı, milletvekili olabilmek liderin (patronun) gözüne girebilmek için “ayak işlerini” iyi yapan bir “muavin” anlayışı ile hareket etmesi gerekir.

Uluslararası ilişkilerde de “patron” olan ülke ve liderleri, ”muavin“ olan ülke ve liderleri vardır. ”Patronların” çıkarları doğrultusunda hareket eden “muavinler”, taltif edilir, korunur, aksi halde kullanılmış bir bez parçası gibi bir kenara atılır.

Onun için “MUAVİN” deyip geçmeyin. Yaşantınıza “patronlarının” kararlarına göre iyiye veya kötüye doğru dokunan önemli unsurlardan biridir.