Temmuz ayı dünyanın geleceğinin belirleneceği bir ay olacağa benziyor. Ankara’da NATO toplantısı yapılırken, Çin, Rusya, Hindistan, Güney Afrika, Brezilya’nın (BRİCKS ülkeleri) temsilcileri Bombay’da bir araya gelecekler. Bunun ötesinde Alan Musk, Jef Bozes, Pasifik’in ileri teknoloji üreten (Chip, yapay zeka, yazılım gibi) şirketlerin temsilcilerinden oluşan, bankerlerin desteklediği bir grup da bir “Adada” bir araya gelecekler. Üç toplantının da gündemi aynı. Geleceğin sınırlarını yeniden belirlemek.

****

Trump’ın NATO ve Avrupa’ ya karşı tutumu. BRİCKS ülkelerinin güçlerini artırabilmek için zamana gerek duymaları. Ancak, en önemlisi ileri teknoloji üreten şirketlerin etkinliklerini artırabilmek için “Siyasi aktörlere” gerek duymadıkları konusunda görüş birliği içerisinde olmaları. Petrol, ilaç, silah lobileri ülkeler de bu tür aktörlerin kendilerine belirlenen sınırlar içerisinde etkinliklerini sürdürmek zorunda olduklarını, bunun da kendileri gibi sınır tanımayan, siyasi kaygıları olmayan şirketlerin gelişmelerini engelledikleri görüşü hakim.

****

Dünyadaki ekonomiyi yöneten dolayısıyla sosyal yapıyı kendi istekleri doğrultusunda şekillendiren kendilerini “Yeni Akım” olarak tanımlayan ileri teknolojiyi yönlendiren, her gün yeniden yapılandıranlar dünyadaki yetki alanları sınırlarını devletlerin koydukları normlara göre değil ileri teknolojinin gelişmelerine göre belirlenmesi gerektiğini söylüyorlar. ”Biz varsak siyaset, yeni oluşumlar var” sloganı ile hareket eden bu akım, geleceğin sınırlarını belirleyecek gibi gözüküyor.

Temmuz ayı her alanda sıcak geçecek. İttifaklar çökecek, etkin olma yöntemleri değişecek, ”Eskiyen”lerin yerine yenileri gelecek. Bu değişimler kurulacak yeni düzenin habercisi olarak algılanmalıdır.