Dünyada güç odakları değişip sınırlar yeniden belirlenirken bundan

siyasetin yanı sıra ekonomik ve sosyal yapının da etkilendiği görülüyor.

İhtirasları zirve yapmış, başat olabilmek için etik olsun olmasın her

türlü yola ve aparat kullanımına başvuran niteliksiz yöneticilerin başını çektiği bu süreç, ”Barış” çığlıkları atarak dünyanın sonunu getirecek bir nükleer hesaplaşmanın temelini atmaktadırlar.

“BEN” odaklı bu yaklaşım “KAÇ PARAYA” sorusuyla pekiştirilerek

yeni bir yöntem anlayışını ortaya koymuştur. Bu anlayış bugüne kadar etkin olan NATO, IMF, Birleşmiş Milletler gibi kurum ve kuruluşların içlerini boşaltmış işlevsiz hale getirmiştir.

****

26 Kasım 2026’da ABD’de yapılacak seçimlerinde Kongre’de çoğunluğu kaybederek görevden alınma korkusunu yaşayan Başkan Trump’un başlattığı bu anlayış

başta Rusya olmak üzere Çin, Hindistan gibi hegonomik hedefleri olan ülkeleri de etkilemiş, gelişen olayları aynı anlayışla değerlendirmeye başlamışlardır. Trump’ın Elon Musk, Jeff Bozes gibi milyarderleri kullanarak yapay zeka, nano-teknoloji alanlarındaki girişimlerine, Rusya oligarkları, Çin mandarinleri, Hindistan yazılım ve chip üretimi yanıt vermeye başlamışlardır. Trump’ın Kanada ve Grönland’a “FİYAT” biçmesi Vevazüella’ya ve diğer Güney Amerika ülkelerine yönelik yaklaşımı olacak bir çatışmayı körükleyen faktörler olarak değerlendirilmelidir.

****

Ancak asıl sorun toplumsal yapıyı değiştiren olgulardır. Adalet, eşitlik,

özgürlük, sanat,, insan hakları gibi toplumun ve demokrasinin temelini oluşturan değerler bu anlayışla ”ÇÖKMÜŞ”, halklar geleceği belli olmayan bir kaos içerisine itilmiştir.

Kısacası delinin biri kuyuya bir taş atmış, bugüne kadar onunla birlikte olan, kendilerini akıllı sanan bir takım lider ve yöneticiler taşı kuyudan çıkarma uğraşına girmişlerdir. Ne var ki taş kuyunun dibine ulaşmış ağlarını örmeye başlamıştır.

Bunu önleyecek tek yol federal yapıdan ayrılmayı düşünen bazı eyaletler ile sağ duyulu Amerikalıların Senato seçimlerinde alacağı tavır veya nükleer bir savaş. “Değerlerin çöktüğü” dünyamızı karanlık günler bekliyor.