İzmir’in tarihi mirası Meslek Fabrikası binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilerek tahliye edilmesi kararı, kentte eşine az rastlanır bir sivil direnişe dönüştü. Sabahın ilk ışıklarından itibaren binayı abluka altına alan polis ekiplerinin biber gazlı müdahalesi ve barikatların yıkılmasının ardından, öfkeli kalabalık bu kez strateji değiştirerek binanın önündeki ana caddeyi trafiğe kapattı. Çok sayıda belediye işçisi ve vatandaş, araç geçişini engelleyerek asfalta oturdu. Oturma eylemi nedeniyle bölgede ulaşım tamamen dururken, emniyet güçlerinden "zor kullanma" uyarısı içeren peş peşe anonslar yükseldi.
Polisten son ihtar: Yol açılmazsa müdahale edilecek
Emniyet amirleri, anons araçları üzerinden kitleye yönelik sert uyarılarda bulundu. Yapılan anonslarda, "Yaptığınız eylem kanunsuzdur. Lütfen trafiği açalım, aksi takdirde zor kullanılarak yol trafiğe açılacaktır" ifadeleri kullanıldı. TOMA araçlarının ve çevik kuvvet ekiplerinin müdahale için hazırlandığı o anlarda, işçilerin kararlılığı devam etti. "Burası kamu malıdır, terk etmiyoruz" diyerek yolu terk etmeyen işçilere, çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek verdi.
Vekiller ve belediye başkanları ikna trafiğinde
Tansiyonun çatışma noktasına gelmesi üzerine, olay yerinde bulunan CHP'li vekiller ve diğer siyasi temsilciler devreye girdi. Vekiller, bir yandan emniyet müdürleriyle görüşerek müdahalenin durdurulmasını isterken, diğer yandan yolu kapatan işçileri ikna etmeye çalıştı. Siyasiler, haklı davanın şiddet olaylarıyla gölgelenmemesi gerektiğini vurgulayarak işçilerden yolu açmalarını talep etti. Ancak mülkiyet haklarının ellerinden alındığını düşünen işçiler, uzun süre eylemlerinden vazgeçmedi.
Asfaltta direniş: İşçiler "mülkümüze çöktürmeyiz" diyor
Yolun ortasına oturan ve bir daha kalkmayacaklarını söyleyen işçiler, binanın İzmir halkının emeği olduğunu hatırlattı. Tahliye araçlarının içeri girmesini engellemek için kurulan bu insan barikatı, Halkapınar bölgesinde hayatı durma noktasına getirdi. Emniyet güçlerinin barikatları yeniden kurmaya çalışması ve kitleyi süpürme hazırlığına geçmesi üzerine, bölgede bekleyen gazeteciler ve sivil toplum temsilcileri de yaşananları anbean kayıt altına aldı.




