Dünya enerji piyasalarının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, son yılların en büyük lojistik krizlerinden birine sahne oluyor. İran basınından sızan bilgilere göre, Umman Denizi ve Basra Körfezi hattında seyreden 350'yi aşkın gemi, geçiş izni alamadıkları için sular ortasında hapsolmuş durumda. Stratejik boğazın kontrolünü elinde bulunduran Tahran yönetiminin, geçiş trafiğini fiilen durdurmasıyla birlikte küresel petrol ve doğalgaz arzında büyük bir aksama riski doğdu. Bölgedeki gerilimin askeri ve diplomatik boyutları tartışılırken, açık denizde bekleyen dev filonun akıbeti enerji borsalarında şimdiden ekonomik kriz sinyalleri vermeye başladı.

Dev tanker filosu açık denizde hapsoldu

İran’ın yarı resmi haber ajansı Fars tarafından paylaşılan verilere göre, bekleyişini sürdüren devasa filonun içeriği küresel arz güvenliği açısından korkutucu boyutlarda. Boğazın her iki yakasında demirleyen araçlar arasında 25 büyük petrol tankeri, 200 standart petrol tankeri ve sanayi için hayati öneme sahip 70 LNG gemisi bulunuyor. Toplam sayısı 350'yi aşan bu gemilerin taşıdığı enerji miktarının, dünya günlük petrol tüketiminin hatırı sayılır bir kısmına tekabül ettiği belirtiliyor. Gemi kaptanlarının ve işletmeci firmaların Tahran’dan gelecek "geçiş serbest" sinyalini beklediği, ancak diplomatik kanallardan henüz olumlu bir yanıt alınamadığı ifade ediliyor.

İran’dan gemilere kritik talimat: Sistemlerinizi kapatın

Krizin en dikkat çekici ve endişe verici boyutu ise İran makamlarının bekleyen gemilere ilettiği teknik talimat oldu. Bölgedeki yerel kaynaklar, İranlı yetkililerin geçiş sırasındaki gemilerden takip sistemlerini kapatmalarını talep ettiğini duyurdu. Gemilerin radar ve konum belirleme sistemlerini (AIS) devre dışı bırakması istenmesi, deniz emniyeti açısından büyük bir risk oluştururken; bu hamlenin olası bir askeri hareketliliği gizleme ya da bölgedeki trafiği tamamen "görünmez" kılma amacı taşıdığı iddia ediliyor. Enerji uzmanları, sistemleri kapalı halde bekleyen yüzlerce geminin seyir güvenliğinin tehlikeye girdiği ve olası kazalara davetiye çıkarıldığı konusunda uyarıyor.

Küresel enerji piyasalarında Hürmüz paniği

Hürmüz Boğazı’ndaki bu tıkanıklık, sadece bölge ülkelerini değil, tüm dünyayı doğrudan etkileyecek bir potansiyele sahip. Petrol sevkiyatının en önemli damarlarından birinin kesilmesi, varil fiyatlarının hızla tırmanmasına ve Avrupa’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada akaryakıt fiyatları üzerinde baskı oluşmasına neden olabilir. Özellikle kış aylarının etkisini sürdürdüğü dönemde LNG gemilerinin bekletilmesi, enerji arzında süreklilik bekleyen sanayi devlerini de alarma geçirdi. Uluslararası enerji ajansları durumu "yüksek riskli" olarak tanımlarken, ticaret rotalarının Ümit Burnu'na kaydırılması gibi maliyetli alternatifler de masaya yatırılmaya başlandı.

Trump’tan İran çıkışı: “Anlaşma istiyorlar ama korkuyorlar”
Trump’tan İran çıkışı: “Anlaşma istiyorlar ama korkuyorlar”
İçeriği Görüntüle

Diplomatik çözüm mü yoksa daha derin bir kriz mi?

Tahran yönetiminin bu hamlesi, bölgedeki jeopolitik gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uluslararası hukuk çerçevesinde Münhasır Ekonomik Bölge ve geçiş serbestisi tartışmaları yeniden alevlenirken, Türkiye gibi bölge ticaretinde aktif rol oynayan ülkelerin arabuluculuk girişimleri de hız kazandı. Analistler, İran'ın bu "geçiş onayı" kartını diplomatik pazarlıklarda bir koza dönüştürdüğünü savunuyor. Ancak 350'den fazla geminin belirsiz bekleyişi ve "sistem kapatma" dayatması, krizin her an sıcak bir çatışmaya ya da geri dönüşü zor bir çevre felaketine evrilme riskini de beraberinde taşıyor.

Kaynak: AA