Çocukluğumdan beri coşkuyla kutladığımız, arkadaşlarla ateşlerden atlayıp denizlere dileklerimizi yazdığımız kağıtları (Arzuhal) attığımız keyifli bir gündür hıdrellez günleri.
Hıdrellez günü yaklaştıkça evlerde keyifli bir telaş başlardı, kimi evlerde piknik hazırlıkları, kimisinde de evde hıdrellez sofralarının telaşı olurdu. Bu telaşlar bitince de sıra sokaklarda yakılan ateşlerin üzerinden atlamaya gelir, annelerimizin, büyüklerimizin aman ateşlerden atlarken dikkat edin. Ateşin için düşmeyin, sakın ha ayağınızı bacağınızı yakmayın tembihleri ile kendimizi sokağa atardık.
Bir de hıdrellez yasakları vardı. Hıdrellezde bereket ve şansın evden kaçmaması için ev temizliği yapılmaz, çamaşır yıkanıp asılmaz, dikiş dikilmez ve tarla/bahçe işleriyle uğraşılmaz denilir ve bunlar yapılmazdı.
****
Aslında tam bir festivale dönüştürülebilecek seviyede özellikler taşır hıdrellez şenlikleri. Üzerinde biraz çalışılsa Almanya’daki, İngiltere’deki festivalleri aratmayacak bir turistik çekim unsuru olabilir. Nitekim hıdrellezde yapılan Edirne’deki Kakava şenlikleri tam söylediğim ayarda bir şenlik.
Nedir Hıdrellez derseniz inancımıza göre Ruz-ı Hızır (Hızır Günü), dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hızır ile denizlerin hâkimi olduğuna inanılan İlyas'ın yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür ve kutlanır.
Hıdrellezin kökeninin taa eski Türk geleneklerine dayandığı söylenir. Aslında baharın müjdecisi olan bu tarihlerde birçok kültürde hıdrellez benzeri bahar şenliklerinin yapıldığı bilinmektedir.
****
Bana çok enteresan gelen şey ise bir şaman geleneği olduğu da iddia edilen Hıdrellezin İsveç’te de Valborg şenlikleri olarak kutlanması oldu. Onlar nisan ayının son gününde, mayısa bağlayan gece tıpkı bizdeki gibi Valborg ateşini yakarak baharın gelişini kutluyorlar. Geçen yıl denk geldi, Göteborg’da hıdrellez kutladık.
İsveçliler, soğuk ve karanlık geçen kış günlerinin bitişini ve doğanın yeniden canlanmasıyla aydınlık günleri kutlamak için sembolik olarak büyük bir ateş yakıyor. Valborg akşamında, büyük ateşler etrafına toplanan halk şarkılar ve danslar eşliğinde baharın gelişini kutluyor.
Bu vesileyle araştırınca benzer şenliklerin Tüm Avrupa ülkelerinde de yapıldığını, ateşler yakıldığını, şarkılar ve danslar eşliğinde kutlandığını öğrendim. Tek farkımız bizim Hızır ve İlyas peygambere bağladığımız bu günü onlar aziz Valpurgis’e ithaf ediyorlar.
Tüm orta asyada da kutlanan bu günü biz ce salıyı çarşambaya bağlayan gece kutladık. Ateşler yaktık, eğlendik, dileklerimizi yazdığımız kağıtları denize attık. Tüm dileklerinizin kabul olmasını temenni ediyorum.