Babamı bundan 32 yıl önce kaybettim. Bu nedenle yıllardır onun doğum tarihi olan 28 Mayıs’ta babamla ilgili bir şeyler yapmaya ve onun hakkında bir yazı kaleme almaya gayret ediyorum. Bu yıl doğum günü bayrama denk geldiği ve gazetemiz bayramda yayınlanmadığı için babam hakkındaki yazımı bu haftaya aktardım.
1923 doğumluydu. Yani tam bir cumhuriyet çocuğu. Kendi yaşdaşları gibi o da büyük bir Atatürk hayranı, Atatürk ilke ve İnkilaplarının savunucusu, Türkiye Cumhuriyeti’nin, parlamenter rejimin, demokrasi ve özgürlüğün yılmaz bekçilerinden birisiydi.
****
Demokrasiye her türlü müdahaleye karşıydı. 27 Mayıs 1960 ihtilalinde iktidarın zorla el değiştirmesi karşısında meydanlara koşarak ihtilali telin eden konuşmalar yapmış, bu nedenle tutuklanmıştı. Ben o tarihlerde çok küçük olduğum için bunu pek hatırlamıyorum. Ama 12 Eylül 1980 askeri darbesindeki feveranını anlatmam mümkün değil. “Seçimle gelen seçimle gider“, “Her darbe demokrasimize zarardır“ diye baya rütbeli askerlerin üzerine yürümüştü.
Her ne kadar Adalet Partisi, Anavatan Partisi çizgisinde siyaset yaptıysa da sosyal demokrat tarafı hep ağır basardı. Türkiye’de sendikacılığın hareketlenmesine bir hukukçu olarak katkıda bulundu. Emekçinin hakkına tecavüz eden kesimlere ne kadar düşmansa, o zamanlar “Sarı sendikacılık” olarak tabir edilen, emekçiyi korumayan sendikalara ve sendika ağalarına da aynı düzeyde karşıydı. Onlarla hep mücadele etti. O dönemlerde kendi emekçi kardeşlerinin haklarını gasp ederek çiftlik çubuk sahibi olan, malına mal katan sendika ağaları tarafından takip ettirildi, üzerine ateş açtırıldı.
****
CHP’li değildi. Ama Atatürk hayranlığı nedeniyle, Atatürk’ün kurduğu bu partinin içine düşürüldüğü bugünkü durumunu görse bir muhalif olarak sevinmek yerine büyük bir üzüntüye kapılırdı diye düşünüyorum. Buna eminim. Şayet yaşasaydı tıpkı diğer haksızlıklar karşısına dikildiği gibi CHP’yi içten içe kemiren unsurlara karşı da mücadele ederdi.
Bir demokrasi aşığı olarak, Sayın Özgür ÖZEL’in başkanlığının ilk gününden beri sürdürmekte olduğu mücadelenin tam göbeğinde yer alacağı da muhakkaktı.
Babam bana ve ablama da en büyük miras olarak Atatürk sevgisi, Atatürk ilke ve İnkilaplarına inanç ve bağlılığı bıraktı. Bunları korumayı ve kollamayı Ülkemizin, demokrasimizin sonsuza kadar var olması için mücadele etmeyi de.
Bizler de bu mirasına sahip çıkma çabası içindeyiz. Nurlarda uyu sevgili babam.