Selçuk Efes Kent Belleği, fotoğrafın iki yüzyıllık serüvenine ışık tutan özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Fotoğrafçılığın 200. yılı kapsamında düzenlenen “Kıyı, Köşe, İki Yüz” adlı sergi, kentin kültür sanat gündemine yeni bir soluk getirirken, geçmişle bugünü aynı karede buluşturdu. Kuşadası’nda faaliyet gösteren Merdiven Toplumsal Girişim ve Gelişim Derneği tarafından hazırlanan sergi, yalnızca bir fotoğraf seçkisi olmanın ötesine geçerek, görsel hafızanın nasıl şekillendiğine dair güçlü bir anlatı sundu.

Kent belleğinin izlerini taşıyan mekânda açılan sergi, izleyiciyi gündelik hayatın çoğu zaman fark edilmeyen detaylarına davet etti. Sokakların kıyısında kalan yüzler, unutulmaya yüz tutmuş mekânlar ve zamanın sessizce akıp gittiği anlar, kareler aracılığıyla yeniden görünür hale geldi. Sergide yer alan çalışmaların büyük bölümünün geleneksel yöntemlerle, özellikle kutu kamera kullanılarak çekilmiş olması ise dikkat çekti. Bu tercih, teknolojinin hızla dönüştürdüğü fotoğraf dünyasında geçmişle kurulan bağı daha da anlamlı kıldı.

Fotoğraf nedir? sorusu üzerinden başlayan yolculuk

Sergi açılışı öncesinde gerçekleştirilen söyleşide fotoğraf sanatçısı Baytekin Kara, “Fotoğraf nedir, ne değildir?” başlığıyla katılımcılarla buluştu. Kara’nın anlatımı, fotoğrafın yalnızca teknik bir üretim değil, aynı zamanda düşünsel bir ifade biçimi olduğuna vurgu yaptı. Fotoğrafın tarihsel gelişim sürecinden dijital çağın getirdiği dönüşümlere kadar geniş bir perspektif sunan Kara, özellikle fotoğrafın 200 yıllık tarihi boyunca geçirdiği evrimi örneklerle aktardı.

Katılımcılar, ilk fotoğraf denemelerinden günümüzün mobil fotoğrafçılığına uzanan süreçte yaşanan değişimleri dinlerken, görsel üretimin toplum üzerindeki etkisini de tartışma fırsatı buldu. Kara, fotoğrafın yalnızca bir belge değil, aynı zamanda bir bakış biçimi olduğunu ifade ederek, karelerin ardındaki düşünceye dikkat çekti. Bu yaklaşım, serginin temasıyla da örtüşerek, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil, görmeye davet etti.

Görsel okuryazarlık vurgusu dikkat çekti

Söyleşide en çok öne çıkan başlıklardan biri görsel okuryazarlık oldu. Baytekin Kara, günümüzde okuryazarlığın yalnızca metinlerle sınırlı olmadığını belirterek, görsel dünyayı doğru okumak için fotoğrafın önemli bir araç olduğunu söyledi. Kara’ya göre fotoğraf, bakmak ile görmek arasındaki farkı ortaya koyan güçlü bir ifade biçimi. Bu nedenle fotoğrafları yalnızca estetik açıdan değil, içerdiği hikâyeler üzerinden değerlendirmek gerekiyor.

Kara, sergide yer alan çalışmaların büyük bölümünün bu bakış açısıyla üretildiğini vurgulayarak, iki yüzyıldır fotoğrafın hayatın kenarında kalan anları kayıt altına aldığını ifade etti. Özellikle gündelik yaşamın gözden kaçan ayrıntılarının karelere yansıması, serginin ana temasını oluşturdu. Katılımcılar, fotoğrafın yalnızca bir görüntü değil, aynı zamanda bir hafıza taşıyıcısı olduğunu bu anlatım sayesinde daha net biçimde kavradı.

Fotoğrafın 200. Yılı (5)

Dijital sunumda geçmişin izleri yeniden canlandı

Söyleşinin ardından sergide yer alan fotoğraflar dijital ortamda izleyicilere sunuldu. Sunum sırasında özellikle Nazilli Basma Fabrikası’nda çekilen kareler büyük ilgi gördü. Endüstriyel mirasın izlerini taşıyan bu fotoğraflar, geçmişte üretimin kalbinin attığı mekânların bugünkü sessizliğini gözler önüne serdi. Katılımcılar, fabrikanın farklı dönemlerine ait görüntüler aracılığıyla hem bir sanayi tarihine tanıklık etti hem de zamanın mekân üzerindeki etkisini yakından hissetti.

Dijital gösterimde yer alan diğer fotoğraflar da benzer biçimde, gündelik hayatın çoğu zaman fark edilmeyen sahnelerini ortaya çıkardı. Sokaklarda bekleyen insanlar, deniz kıyısında yalnız kalan sandallar, kapalı dükkânlar ve eski yapıların gölgesinde kalan ayrıntılar, izleyicilerde güçlü bir etki yarattı. Görüntüler, fotoğrafın belgesel niteliğini öne çıkarırken, aynı zamanda duygusal bir bağ kurmayı da başardı.

Tugay’dan eşki’ye destek: 'Başkanımız görevinin başında olacak'
Tugay’dan eşki’ye destek: 'Başkanımız görevinin başında olacak'
İçeriği Görüntüle

Kent belleği mekânı sanatçılara kapı açtı

Merdiven Toplumsal Girişim ve Gelişim Derneği Başkanı Oya Baştürk Akhan, serginin Selçuk Efes Kent Belleği’nde açılmasının ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Akhan, bu mekânın yalnızca bir sergi alanı değil, aynı zamanda kentin hafızasını yaşatan önemli bir merkez olduğunu vurguladı. Kent belleğinin fotoğrafla buluşmasının, geçmişin izlerini geleceğe taşımak açısından değerli olduğunu ifade etti.

Akhan, serginin hazırlanma sürecinde farklı temalarla çekilmiş fotoğrafların bir araya getirildiğini, bu sayede çok katmanlı bir anlatı oluşturulduğunu söyledi. Çalışmaların hem analog hem de dijital tekniklerle üretilmesi, sergiye farklı bir dinamizm kazandırdı. Bu çeşitlilik, fotoğrafın yalnızca bir teknik değil, farklı bakış açılarını bir araya getiren bir sanat dili olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

İki yüz yıllık serüven ziyaretçilerini bekliyor

“Kıyı, Köşe, İki Yüz” fotoğraf sergisi, 22 Nisan tarihine kadar Selçuk Efes Kent Belleği’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Sergi, fotoğrafın iki yüzyıllık yolculuğunu hatırlatırken, aynı zamanda günümüzün hızla değişen görsel dünyasında durup bakmayı öneriyor. Ziyaretçiler, sergi boyunca yalnızca fotoğrafları izlemekle kalmayacak, aynı zamanda kentin ve yaşamın farklı yüzleriyle de karşılaşacak.

Kaynak: Haber Bülteni