KESK İzmir Davası’nda önemli karar

KESK Yürütme Kurulu, Anayasa Mahkemesi’nin KESK İzmir Davası’nda, yeniden yargılama kararı almasını, “Hukuksuzluğu kabul ederek, yeniden yargılama kararı almaları önemli sonuçlar doğuracaktır” şeklinde yorumladı.

KESK İzmir Davası’nda önemli karar

Haber/ Didar DEMİRCİ

Kamuoyunda “KESK İzmir Davası” olarak bilenen, “Abdulcelil Demir ve Diğerleri Davası”nda, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan bireysel başvuruların nihayetinde sonuçlandığını dile getiren Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Yürütme Kurulu, kamuoyuna ‘-Ismarlama- KESK İzmir Davası Çöktü!’ başlığı ile bir açıklama yaptı.

Açıklamada, kamuoyunda “KESK İzmir Davası” olarak bilinen davada Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvuruların sonuçlanmıştır denilerek şu ifadelere yer verildi: “Anayasa Mahkemesi'nin 21 Temmuz 2020 günü Resmi Gazetede yayımlanan 2017/27572 başvuru nolu 18/6/2020 tarihli ABDULCELİL DEMİR VE DİĞERLERİ DAVASI’nda sanıkların katıldıkları toplantı ve gösterilerin tek başına silahlı örgüt üyeliğine gerekçe yapılamayacağı, Anayasa 34. Maddede düzenlenen Toplanma ve Gösteri Hakkının ihlal edildiği belirtilmiştir. Kararda adil yargılanma hakkı ile ilgili ihlallerin incelenmesine bile gerek olmadığını belirtilerek yargılamanın yenilenmesine karar verilmiştir”

Aym kararı yetersiz

Anayasa Mahkemesi'nin kararının eksik, yetersiz olduğunu vurgulayan KESK Yürütme Kurulu, “Adil yargılanma hakkı ihlalinin yaşandığının kendi değerlendirmesinden de anlaşılmasına rağmen adil yargılanma hakkı ihlalini inceleme konusu yapmaması siyasi atmosferden etkilendiğini göstermektedir. AYM esasında bu dosyada kumpası tüm boyutlarıyla ortaya çıkarıp kapsamlı ihlal kararı verebilirdi. Ancak yine de hukuksuzluğu kabul edip yeniden yargılama kararı vermesinin önemli sonuçlar doğuracağını belirtmek isteriz” ifadelerini kullandı.

‘Kumpas olduğu çok açık’

Siyasi iktidarın AYM’nin almış olduğu karar ile sendikal hak ve özgürlüklere yaklaşımını gözden geçirmesi gerektiğini düşünen KESK Yürütme Kurulu, açıklamanın devamında şu sözlere yer verdi: “Halen devam eden ve kumpas olduğu açık olan onlarca davanın bir an önce düşürülmesi veya beraatla sonuçlandırılması gerekmektedir. Hakeza, OHAL KHK’ları ile haksız ve hukuksuzca ihraç edilen KESK’li kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesi, OHAL Komisyonunun ret kararlarının derhal iptal edilmesi gerekmektedir. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin AYM’nin bu kararı üzerine arkadaşlarımızla ilgili infazı durdurup yakalama kararlarını geri alması ve halen cezaevinde olan Hasan Soysal, A.Celil Demir ve Mustafa Beyazbal arkadaşlarımızın derhal salıverilmeleri, haklarında yakalama kararı bulunanların yakalama kararının kaldırılması sağlanmalıdır”

Ne olmuştu?

28 Mayıs 2009 tarihinde KESK Genel Merkezi polis tarafından basılmış, KESK Kadın Sekreteri Songül Morsünbül ile KESK’e bağlı sendika üye ve yöneticilerinden çoğunluğu İzmir’de olmak üzere 36 kişi gözaltına alınmıştı. 4 günlük gözaltı sürecinden sonra gözaltına alınan otuz altı kişiden 31’i Cumhuriyet Savcılığınca tutuklanmaları istemiyle İzmir 10 No’lu Ağır Ceza Mahkemesi Üyeliğine sevk edilmiştir. İzmir 10 No’lu Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Haziran 2009 günü 14 kişinin tutuklanmasına karar vermiştir. İzmir Cumhuriyet savcılığı serbest bırakılan üye ve yöneticilerimizin de tutuklanması istemiyle anılan hâkimlik kararına itiraz etmiş, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi 15 Haziran 2009 günlü kararlarıyla sekiz kişinin daha yakalanmasına karar vermişti. Sonuçta toplamda 22 KESK’li tutuklanmıştı. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER