Kadro değil mağduriyet getirdi

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı geçiş süresi tamamlanan 696 sayılı KHK’yı değerlendirerek, Kararnamenin işçilere daimi kadro değil aksine mağduriyet getirdiğini söyledi.

Kadro değil mağduriyet getirdi

Haber/ Didar Demirci

696 sayılı KHK'ya göre taşeron işçiler, on gün içinde çalıştıkları idarenin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birime, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı başvurabilecekti. 696 Sayılı KHK ile öngörülen geçiş süreci belediye şirketleri için 30/06/2020 tarihinde sona erdi. Merkezi kurumlar içinse bu süreç 31/10/2020 tarihinde sona erecek.

Kanun Hükmünde Kararnamenin yayım tarihinden bugüne aradan geçen 2,5 yılda 696 sayılı KHK çok konuşuldu, çok tartışıldı. Peki bu süreçte neler yaşandı? Sürekli kadroya geçiş için başvuran işçiler ne elde etti, bu kararnameden faydalanmak istemeyenlerin durumu ne oldu? 696 nolu KHK’yı bütün yönleriyle DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı ile konuştuk. 12 Nisan 2018 tarihinde yayımlanan 696 nolu KHK’nın AKP hükümeti tarafından seçimden önce ‘taşeronlara kadro veriyoruz’ şeklinde lanse edildiğini belirten Sarı, “Aslında verilen bir aldatmacaydı. Bunun kadro olmadığı zaman içerisinde görüldü. Yaklaşık o günden bugüne kadar geçen 2,5 yıllık süre içerisinde yüksek hakem kurulu kararının bağıtlamış olduğu toplu sözleşme hükümleri geçerli oldu. Yani ülkede enflasyon yüzde 26 iken, yüzde 30 iken bu arkadaşlarımız enflasyon oranından değil, yüzde 4’ten zam aldılar. Doğal olarak enflasyonun yüzde 10 ya da 20 çıkması hiçbir şeyi etkilemedi. Bu arkadaşlarımız 2,5 yıl önceki maaşlarla yaşamaya devam ettiler. Tam da bu geldiğimiz noktada 30 Haziran 2020’de geçiş süreci son buldu. Son bulmasıyla birlikte KHK’de tekrar işaretlenen dönemler, 30. 06. 2020 tarihi itibariyle bakanlığın yeni genelgesine göre tüm haklarıyla birlikte belediye şirketleriyse belediye şirketlerinin daimî personeli olarak görevlendirildi. Sözleşmeli ve daimî işçi personeli olarak gösterildi. Toplam 1 milyon 200 bin kişi dediler. Bunun 400 bin kişisi kamu kurumlarında, bir de belediyelerde yerel ve özel idarelere bağlı yerel yönetimleri de ayrıca aldılar. Ancak yerel yönetimlerden geçiş yapan yaklaşık 550- 600 bine yakın insanın kadro hayali suya düşmüş tamamen yine taşeron cenderesinin içinde yaşar gibi 2,5 yıldır, 6 aya bir yüzde 4 zamlarla bugüne kadar geldiler” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı'na yüzde 26.5

696 nolu KHK ile geçiş yapan işçilerin enflasyona ezdirildiğini belirten Sarı, “Enflasyon ilk yükseldiğinde Cumhurbaşkanı kendine enflasyon rakamları oranında yani yüzde 26.5 zam yapmıştı. Ancak Cumhurbaşkanının bir kere de almış olduğu zammı bu KHK’lı işçiler alamadı. Onlar ancak 2,5 yılda toplam yüzde 20 zam aldılar. Böylelikle ellerindeki reel ücret yavaş yavaş eridi ve bugün asgari ücret düzeyine geldi. Doğal olarak asgari ücret düzeyine gelen bir sistem içerisinde bu arkadaşlarımızın yoksullukla boğuşması daha da zorlaştı. Korona virüsle birlikte gıda fiyatlarının tekrar yükselmesi arkadaşlarımızın yaşam koşullarını yok saymıştır” dedi.

Muğlaklık var

30 Haziran 2020 tarihi itibariyle yeni bir genelgenin yayınlandığını ve söz konusu işçilerin sürekli işçi kadrolarına geçici işçi pozisyonlarına veya işçi statüsüne geçirilerek işçilerden geçişlerden önce işçinin çalıştığı alt işverenin belirlediği statüye geçirilmesi öngörüldüğüne dikkat çeken Memiş Sarı, “30 Haziran günü itibariyle o geçiş süreci bitti. Ama hala muğlaklıklar var. Acaba belediye şirketlerine KHK ile geçirilen işçiler var olan toplu sözleşmelerden faydalanacak mı?” diye sordu.

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2020, 12:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER