Murat ERVİN - Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 19 milyon öğrenci ile 119 bin öğretmen için 23 Ocak - 3 Şubat tarihlerinde yarıyıl tatili başlayacak. Asgari ücretli ailelerin çocukları ise evde 4 duvar arasında kitap okuyup, TV seyrederek veya bilgisayar oyunuyla zaman geçirecek. Daha şanslı olanlar sinemaya gidip patlamış mısır eşliğinde filmini izlerken bir çok çocuk ise ailesinin geçimine yardımcı olmak için ya sokaklarda çalışacak ya da bir akrabasının yanında. Yatılı okuyan öğrenciler ise biriktirdikleri harçlıklarıyla köylerine gidip 15 gün boyunca çiftçi olacak.   

1 HAFTALIK ÜCRETİ

Öğrenci sinema bileti 58 TL iken 3 boyutlu filmlerde fiyat 71 TL'ye çıkıyor. Sinemada patlamış mısır da almak isterseniz 50 TL daha ödemeniz gerekiyor. Eğer üstüne kola da içmeye kalkarsanız 30 TL de ona vermeniz lazım. Böylece İzmir'de tek bir öğrencinin otobüsle gidip gelmesi dahil sinema keyfi 160 TL'ye ulaşıyor. Yaklaşık 2 saatlik film izlemek için bir asgari ücretlinin günlük kazancının yaklaşık yüzde 65'ini gözden çıkarmak zorunda. Diğer bir deyişle işçi, 9 saatlik günlük mesaisinin 5 saatini çocuğu film izlesin diye harcayacak. Bilgisayarına oyun alıp tatilinin bir kısımını bilgisayar oynayarak geçirmek isteyen bir öğrenci için velisi de 200 TL ila 2 bin TL arasında bir fatura ödemesi gerek. 15 günlük tatilinde kitap okumanın maliyeti ise 50 TL'den başlıyor. Haftada bir gün arkadaşlarıyla buluşup dışarıda gezmenin maliyeti ise yemek, su, çay, ulaşım gibi harcamalarla 350 TL'yi buluyor. Böylece 2 haftalık tatil süresince 2 kez sinemaya giden, 2 kez arkadaşlarıyla buluşan, diğer günlerde de evinde kitap okuyup bilgisayar oynayarak geçiren bir öğrencinin asgari ücretliye maliyeti 1520 TL'ye ulaşıyor. Yani bir ebeveyn bir haftalık mesaisini 4 duvar arasında geçirecek olan çocuğunun tatil giderini karşılamak için çalışacak.  



Adı 'tatil' kendi 'iş'

Evren LAÇİN (Seyyar Satıcılar Derneği Başkanı): Evinin geçimini sokaklardan karşılayan midyeci, kestaneci, mısırcı, ayakkabı boyacısı, çiçekçi, gevrekçi gibi bir çok alanda çalışan ailelerdeki çocuklar da ne yazık ki yarıyıl tatilinde erkek ise babasının yanında, kız ise annesiyle sokaklarda çalışacak. Bazı ailelerin kız çocukları ise evde yapılan midye dolması, tavuklu pilav gibi ürünlerin hazırlanmasında annelerine yardım edecek. Ailesi çiçekçilik yapan öğrenciler ise Bayındır, Ödemiş gibi ilçelere giderek buradaki kooperatiflerden alınan ürünleri araçlarına yükleme, onları satışa hazır hale getirme veya siparişi verilen yere götürme gibi işleri yapacak. Özetle adı 'tatil' olan bu 15 günlük süre birçok çocuk için sabahtan akşama kadar çalışmak anlamına geliyor.   


İzmir'de denizi görmeyen var

Adem YILDIRIM (Eğitim İş İzmir Başkanı): Tatil yaklaşıyor ama buna tatil demek çok da doğru olmaz. Ailelerin ekonomik nedenlerinden dolayı çocuklarını bu arayıl tatilinde götürecekleri tek yer meydanlar, Kültürpark veya AVM gibi ücretsiz alanlar olacak. Bunun doğru olup olmadığını da pazartesi günü Konak Meydanı'na giderek bakılabilir. Öğrencilerimiz için zaten sinema, tiyatro, kitap almak gibi şeyler adeta hayal. Bırakın sinemayı, deniz kenti olan İzmir'de henüz denizi görmeyen öğrenciler var. Sadece tatilde değil bir çok öğrencimiz okul saatleri haricinde zaten aile ekonomisine destek olmak için çalışıyor. Bu öğrenciler için tek değişen şey 15 gün boyunca günde en az 10 saat çalışacak olmaları. 


15 yaşında nasırlı eller

Nesibe GENCER (İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Başkanı): Öğrencilerin karne heyecanı, karne sendromuna dönüşüyor. Ne yazık ki toplumdaki sınıfsal ayrışma üst yapı kurumu olan eğitimi ve bunun bileşenlerini de doğrudan etkilemekte. İşçi emekçi çocuklarımız gizli işgücü olarak tatil dönemlerinde bir işçi olarak çalıştırılmaktadır. Yoksul bir ailenin çocuğu tatilini ailesinin ekonomik ihtiyaçlarına destek amaçlı değerlendirmek zorunda kalıyor. İzmir'de de çocukların kimi çöplerden atıkları toplaken kimileri de pazarcı olan babası ile birlikte pazara gitme, lokantada restoranda  komi gibi işlerde çalışıyor. Enstrüman çalıp kalem tutacak ellerin, araba lastiği söküp tamir etmeyeceği, 14-15 yaşında ellerinin nasır tutmayacağı bir dönem başlamasını diliyorum.


Bilet bile alamıyorlar

Necati KALAFAT (Veli-Der İzmir Şube Başkanı): Tatillerde değil genelde de öğrenciler yeme içme, ulaşım gibi konularda sıkıntı yaşıyor. Özellikle üniversite öğrencileri veya yatılı öğrenciler evlerine gitmek için bizlerden yol ücreti talebinde bulunuyor. Bu öğrenciler İzmir'de de geçici işlerde çalışarak eğitimlerini sürdürmeye çalışıyor. Bilim üretmesi, akademik çalışmalar yapması, geleceğin teknolojilerine yön vermesini beklediğimiz öğrencileri ne yazık ki ucuz iş gücü olarak çok daha niteliksiz işlerde kullanıyoruz. Ailesinin yanına gitmek için otobüs parası bile bulamayan bu öğrencilerin sinemaya, tiyatroya gitmesi veya dışarıda arkadaşlarıyla gönlünce eğlenmesi ise tamamen hayal.