Her sabah meslek ustam Okan Yüksel ile
konuşurum.
Dün Karşıyaka’nın Y. Nazilli maçını soruyorum ve ekliyorum;
“Sen gittin maça, KafKaf dört attı’’ diyorum. Yanıtı;
“Tribünde tek başıma aylardır hasret
kaldığım futbolu, KafKaf’ı izlemeye başladım..
Artık kurtulması mucizelere kalmış KafKaf’ı
destekleyen bin kişilik
bir grup vardı gözlerimde ve kulaklarımda.
‘Başın öne eğilmesin aldırma KafKaf’ diye
haykırıyorlardı.
Kurşunlarda, bombalarda, kanserlerde
kuru olan gözlerim ıslanmaya başlamıştı.
Kavgalarda, ölümlerde bile ağladığımız
görülmemiştir ama dün ağladığımız görülmüştür!
Sevdam beni utandırmadı!’’
Sonra da yitirdiğimiz şair Ülkü Tamer’i de anarak
“Nefes’’inden dizeleri okudu:
“Yürekten yüreğe mekik dokuyan/
Sevginin göçüne taşıdım seni/
Canın içinden, canımı duyan/
Canımın içine taşıdım seni KafKaf!’’
Ardından da “Unutma Yiğidim! Bir Sevdadır KafSinKaf’’ dedi.

***

Cumhurbaşkanı olarak ilk ziyaret ettiği kulüp; Karşıyaka’dır Atatürk’ün.
Şeref Defteri’ne yazdığı ilk tümce de şudur:
“Karşıyaka Spor Kulübü’nde karşı karşıya bulunduğum gençlik iftihara şayandır!”
“Ben sporcunun, zeki, çevik ve ahlaklısını severim” sözünü de Karşıyaka’da söyler!
Bakın Kordon’daki Naim Palas’ın balkonundan yaptığı konuşmaya;
“İzmir’in Karşıyakalıları, sizi derin sevgiyle selâmlarım. Ben bütün İzmir’i ve bütün İzmirlileri severim. Güzel İzmir’in temiz kalpli insanlarının da beni sevdiklerinden eminim. Yalnız bir rastlantı beni Karşıyaka’ya daha fazla bağlamıştır. Karşıyakalılar, anam sizin bağrınızda, sizin topraklarınızda yatıyor. Karşıyakalılar, İzmir’i gördüğüm gün öncelikle Karşıyaka’yı ve orada da sizin Türk topraklarınızda yatan anamın mezarını gördüm.’’
Büyük Önder; annesi Zübeyde Hanım’ı da Karşıyakalılara emanet etmiştir.

***

Bir zeytin ağacı altında yağmurlu günde Karşıyaka’yı kuran Kadızade Zühtü Işıl, Süreyya İplikçiler, Refil Civelek, Osman Nuri, Örnekköylü Hüseyin ve diğer yol arkadaşları cephelerde destan yazmışlardır.
Kuvayı Milliye’dir Karşıyaka!
Altay, Altınordu, İzmirspor, Göztepe gibi!..
Armasındaki Ay-Yıldız da 1926’da Atatürk’ün talimatıyla konmuştur.

***

“Edebiyatın Kaptanı” Attila İlhan, yıllarını vermiştir Karşıyaka’ya.
Adı, oturduğu sokakta yaşatılır. Şöyle yazar o da KafKaf’ı:
“Niye öteki taraftarlar, Altaylı, ya da Altınordulu oluyor da; biz, Karşıyakalı taraftarlar, ‘KafSinKaflı’ oluyoruz? Bunu bir türlü anlayamıyordum. Çocukluğumun, bulmacalarından biri: Karşıyaka dayız (İzmir); o semtin takımı, KSK ; o yıllarda kimse Karşıyaka demiyor, adını anmak için; ille KafSinKaf diyeceksin: âdet bu!(…)
Kulübün adı Karşıyaka Spor Kulübü, baş harfleri KSK, eski alfabeyle okudun mu, KafSinKaf!İşte o kadar!”
KafSinKaf’ın öyküsüdür anlatılan!..

***

Futbol bir başka aşktır Karşıyakalı’da.
Son dönemde en kötü günlerini yaşıyor futbolda 1912’li Armada.
Camia dışından gelenlerin bir zamanlar
“Süper Lig” iddiasıyla kurdukları takım ligin dibinden kurtulamıyor.
Yanlış yönetimler, rantlar, kişisel menfaatlar, borçlar, transfer yasakları yüzünden!
Kahroluyor özveri simgesi taraftarı…
Nerede bu köklü camianın
ileri gelenleri, kentin kanaat önderleri?
Karşıyaka sayesinde ün, şan, şöhret kazananlar?
Neden sahip çıkmazlar?
Neden şimdi ortadan toz olan maceracılara seyirci kaldılar?

***

Tarihinin koyu karanlık günlerini yaşayan KafSinKaf; Anka Kuşu gibi
küllerinden -mutlaka- doğacaktır.Gönüldaşları; buna inanmışlarıdır!
Mustafa Kemal’in Karşıyaka’sı;
1 Kasım 1912’den beri söylenen türkü, şiirdir.
Karşıyakalı da kötü günlerinde acıyla dağlanan sevginin, asil gücün sembolü!
Doyulamaz sevdalar küme düşmez ki!..