Sıradaki video: “Almanya’ya nasıl gidebilirim?”

Türkiye’den Almanya’ya gençlerin ve orta sınıfın göçü giderek arttı. Ekonomik krizin şiddeti arttıkça, göçün de ivmesi artıyor. Giderek daha çok kişi Almanya’da iş ve yaşam koşullarını araştırıyor. Arayışta en önemli kaynak tabii ki sosyal medya

Sıradaki video: “Almanya’ya nasıl gidebilirim?”

CANBERK BEYGOVA

Youtube’da Almanya’ya son yıllarda göç edenlerin yeni hayatlarını anlattıkları videolar trend haline geldi. Almanya’ya neden gittiğinden orada neler yaşadığına kadar değişen hayatını takipçilerine gösteren Youtuberlar, adeta kültür elçisi gibi çalışıyorlar.

Onlardan biri, Almanya’yla ilgili ilk videosunu Ağustos 2018’de yayınlayan Serkan Beyde. Türkiye’de de içerik üreticisi olarak çalışırken 2017’de eşiyle beraber eğitim amacıyla Almanya’ya taşınan Beyde, işiyle ilgili yaşayacağı zorlukları önceden göze almış: “Mesleğimi Türkçe yapmaktan ötürü Almanya’ya gelmeye karar verdiğimizde kariyerimi ne yazık ki yurtdışında askıya alacağımı biliyorduk, çünkü anadili Almanca olan bir ülkede bu işi yapmanız imkânsız. İlk 2-3 yılımızda Almanca öğrenirken diğer yandan farklı işler yaparak hem hayatımı idame ettim hem de buradaki kültüre entegre olmaya çalıştım. Eşim için ise durum daha farklı, yüksek lisans sonrası IT proje koordinatörü olarak İngilizce ile çalışıyor.”

Almanya yolculuğuna Münih’te başlayan ikili, iş için şimdi Hamburg’da. Almanca öğrenmenin zorluğundan ve bürokrasinin yavaşlığından olumsuz etkilense de Beyde, hayatlarının genel olarak pozitif değiştiğini savunuyor. Almanya’daki hayatı her hafta ekranlara taşıyan Youtuber, en çok 14-15 yaşındaki izleyicilerinin Almanya’ya göç etmek için neler yapmaları gerektiğini sormalarına şaşırıyor: “Ben 14 yaşındayken, örnek aldığım gitaristler gibi gitar çalmayı öğrenmek için gecemi gündüzüme verirdim, arkadaşlarımın da benzer dertleri vardı, yurtdışı bilmezdik. Şimdiki neslin dertleri, kaygıları farklı.” Türkiye’deki takipçilerinin genellikle takdir ettiği Beyde, eleştirileri ise daha çok Almanya’dan alıyor: “Olumsuz tepkiler büyük oranda Almanya’da yaşayan takipçilerimizden geliyor, onlar da Almanya’da yaşamın göründüğü kadar kaliteli ve rahat olmadığını savunuyor. Tepkiler tamamen kişilerin içinde bulundukları hayata ve savundukları değerlere göre değişiyor.”

“Yolda bi blog”

'Yolda bi Blog' isimli bir seyahat blogu geliştiren Asya ve Umut Karakuş çifti, Almanya’ya 5 yıl önce yine yüksek lisans için gelmiş. Almanya ve Almancayla daha önce ilişkisi olmayan çiftten mimar olan Umut’un işine devam etmesi kolay olmuş, ancak avukat olan Asya için işler başlangıçta biraz daha zor gitmiş: “Yeni bir sektöre girdim ve FinTech’te sıfırdan başladım. Staj yaptım önce, sonra asistan olarak çalıştım derken yıllar içinde pozisyonum yükseldi. Şimdi memnunuz.”

Karakuş ailesi için de ilk durak Münih olmuş, ancak 3 yılın ardından “Almanlığın yoğun hissedildiği bölgeden” değişiklik yapmak isteyip Berlin’e taşınmışlar: “Berlin’e gelince bir rahatlama geldi. Burada şu an çok daha mutluyuz ve çok çabuk alıştık. Berlin yabancıların daha yoğun olduğu, daha arkadaş canlısı ve daha salaş. Biraz İstanbul’a benziyor.” Asya Karakuş, Almanya’da kendini daha güvende hissettiğini ve doğaya daha kolay ulaştığını söylüyor; vergilerin nereye gittiği için memnun, eşitlik ve medeniyet duygusunu yaşadığını vurguluyor. Ancak onu mutsuz eden şeyler de var: “Ailemizden uzak olmak, kendi dilimizi konuşamamak, Almancanın kendisi ve Almanların biraz soğuk oluşu.” Yayınlarını takip ederek yurtdışında yüksek lisansa kabul edilenlerin, iş bulanların olmasına sevinen çift, Youtube’da aldıkları bazı yorumlardansa şikayetçi: “Youtube biraz daha anonim bir platform olduğu için insanlar hiç düşünmeden küfredebiliyor. Türkiye’de en ufak bir şeyi eleştirdiğimizde ya da düzeni eleştirdiğimizde saldırabiliyorlar. Evimizin kirasını söylediğimizde de saldırıyorlar. Maalesef oldukça saldırgan insanlar var, bu da bir gerçek.”

“Kolay diye bir şey yok”

Almanya’ya göç edenlerin en büyük problemi Almanca. Hem Almanya’ya hem de Almancaya dair içerikler üreten bir kanalı yürüten Begüm Çetintürk , Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı mezunu. Öğrenciliği sırasında Türkiye’de de öğretmenlik yapan Çetintürk, 2,5 yıl önce yine Almanca öğretmeni Almanya’ya gelmiş: “Üniversite biter bitmez Almanya’da işe kabul edildim ve bulduğum iş hem maddi yönden hem sosyal haklar yönünden hem de çalışma koşulları bakımından Türkiye’ye kıyasla çok iyiydi.” Ankara’dan Gelsenkirchen’e gelen Çetintürk, yaşam standardının yükseldiğini söylüyor: “Sosyal devlet, sosyal hakları da beraberinde getiriyor. Almanlarla çalışmak gerçekten muhteşem. Disiplin ve saygı ön planda. Ailemi ve arkadaşlarımı özlüyor olmam dışında hayatımdaki her şeye pozitif katkısı oldu Almanya’nın.”

Almanya’ya göç yeniden trend. Yeni bir hayata başlamak isteyenler için internet çok çeşitli iletişim kanalları sağlayarak zorlukları azaltıyorsa da Begüm Çetintürk bunun görüldüğü kadar da kolay olmadığını hatırlatıyor: “Bana en çok gelen sorular “Almanya’ya nasıl gelebilirim?” ile “Nasıl kolay yoldan Almanca öğrenebilirim?” ve türevleri. Maalesef hiçbir şey kolay değil. Her ikisi için de büyük emek ve vakit ayırmak gerekiyor. Kolay diye bir şey yok. Kolay olsaydı zaten herkes yapabiliyor olurdu ve ben de bu soruları almazdım.”

YORUM EKLE

banner97

banner96