Türkiye ekonomisinin makro büyüme hedefleri doğrultusunda ticaret hacmini artırmaya yönelik stratejik planlamalar sürerken, Ankara ve metropol kentlerdeki sektörel buluşmalar da küresel trendlerin analiz edilmesine imkan tanıyor. Ekonomi bürokrasisi, akademik camia ve iş dünyasını bir araya getiren önemli organizasyonlardan biri olan Dijital Çağda Rekabet Politikaları Çalıştayı, piyasa dinamiklerinin ve teknolojik regülasyonların geleceğini masaya yatırdı. Rekabet Kurumu ev sahipliğinde düzenlenen bu stratejik programa katılarak kürsüye çıkan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ekonomisinin dirençli yapısına dair güncel verileri paylaştı. Ülke ekonomisinin bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüdüğünü ilan eden Bolat, küresel tedarik zincirlerini sarsan pandeminin başlangıcından bu yana geçen 5 yıllık süreçte Türkiye'nin ortalama yüzde 5,4 gibi istikrarlı bir büyüme performansı sergilediğini hatırlattı.

Son 23 yıllık dönemin makroekonomik dökümü incelendiğinde yıllık ortalama yüzde 5,35'lik bir büyüme kaydedildiğine dikkat çeken Bakan Bolat, bu kalıcı yükselişin arkasındaki en dinamik motorun teknolojik entegrasyon olduğunu belirtti. Türkiye'nin 1 trilyon 639 milyar dolarlık toplam milli gelire ve kişi başına 18 mil dolarlık refah seviyesine ulaştığı bu olgunluk döneminde, sürdürülebilir kalkınmanın en stratejik hamlesinin dijital dönüşüm ve yeşil dönüşümden oluşan "ikiz dönüşüm" süreci olduğu vurgulandı. Şirketlerin artık geleneksel üretim kapasitelerinin ötesinde, kullandıkları yazılımsal altyapılar ve veri işleme kabiliyetleriyle küresel arenada rekabet edebildiğini söyleyen Bakan Bolat, e-ticaret ve e-ihracat kanallarının esnaflar ile KOBİ'ler için piyasada adil bir rekabet gücü kazanma noktasında hayati bir kaldıraç işlevi gördüğünü ifade etti.

Ev kadınları ve genç girişimciler e-ticaretle piyasada ben de varım diyor

Ticaret Bakanlığı'nın resmi veri tabanından alınan lojistik ve finansal dökümler, Türkiye'deki e-ticaret ekosisteminin ulaştığı devasa boyutları gözler önüne seriyor. Güncel verilere göre yurt içindeki e-ticaret sektörünün toplam ekonomik büyüklüğü yaklaşık 4,6 trilyon lira seviyesine ulaşırken, bu hacmin 2 trilyon 460 milyon liralık kısmını doğrudan perakende e-ticaret faaliyetleri oluşturuyor. Sistem üzerinden dönen finansal hareketliliğin en somut göstergesi olan yıllık işlem sayısının yaklaşık 6 milyar adede ulaştığını açıklayan Ömer Bolat, bu dijital pazar yerlerinde faaliyet gösteren aktif işletme sayısının 634 bin barajını yakaladığını belirtti.

İslam Memiş’ten yatırımcıya uyarı: Toplayın, bekleyin
İslam Memiş’ten yatırımcıya uyarı: Toplayın, bekleyin
İçeriği Görüntüle

Dijitalleşen pazar yapısının en sevindirici sosyal sonucunun fırsat eşitliği yaratması olduğunu söyleyen Bolat, esnafların, esnek çalışma modelini benimseyen ev kadınlarının ve genç girişimcilerin hiçbir lojistik engele takılmaksızın dijital kanallar üzerinden küresel ticarete dahil olabildiğini ifade etti. Bu kitlesel katılımın doğal bir sonucu olarak, e-ticaretin genel ticaret içindeki payı yüzde 19’a yükselmiş bulunmaktadır. Pandemi öncesindeki dönem olan 2019 yılında bu oran sadece yüzde 4,5 seviyesindeyken, aradan geçen 5-6 yıllık zaman zarfında yaşanan bu radikal sıçrama, tüketici alışkanlıklarının ve ticari altyapının ne denli hızlı modernize olduğunu kanıtlıyor. Sektörün toplam milli gelir içerisindeki payının da yüzde 6,9 gibi küçümsenemeyecek bir ekonomik ağırlığa ulaştığı kayıtlara geçti.

Küresel ticaretin altıda birini yapay zeka altyapısı sırtlıyor

Teknoloji dünyasında yapay zeka tabanlı iş modellerinin ve otomasyon sistemlerinin sektörel bütçelerdeki payı, uluslararası yatırımcıların da birincil gündem maddesini oluşturuyor. Geçen yıl küresel yapay zeka pazarının 584 milyar dolarlık devasa bir finansal büyüklüğe ulaştığını anımsatan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, makro projeksiyonlara göre bu hacmin 2032 yılında 1,4 trilyon dolara yükseleceğinin tahmin edildiğini aktardı. Türkiye'nin de bu küresel teknoloji yarışında stratejik bir konumlandırma içerisinde olduğunu belirten Bolat, "Türkiye'de yapay zeka pazarı 2025 yılında yaklaşık 571 milyon dolar seviyesinde. 2032 itibarıyla de 1,3 milyar dolara ulaşması beklenmektedir" diyerek yerli yazılım endüstrisinin önündeki parlak geleceğe işaret etti.

Yapay zeka sistemlerinin lojistik ve donanımsal altyapısını oluşturan yarı iletkenler, mikro çipler ve veri iletim ekipmanları gibi yüksek teknoloji ürünlerinin ticaret hacmi, küresel pazarda sadece bir yıl içinde yüzde 22 artarak 3,43 trilyon dolardan 4,18 trilyon dolara yükseldi. Küresel ticaretin altıda birini tek başına domine eden bu devasa arz-talep dengesi, 2025 yılındaki küresel ticaret artışının tam yüzde 42'sinin sadece bu teknolojik bileşenlerden kaynaklandığını gösteriyor. Şirketlerin bu teknolojileri üretim bantlarına uygulama oranlarındaki artış da dikkat çekici boyutlara ulaştı. 2021 yılında yapay zeka kullanan işletmelerin toplam firmalar içindeki payı yüzde 2,7 barajındayken, 2024 yılında bu oran yüzde 4,4'e tırmandı. Asıl çarpıcı gelişim ise kurumsal kapasitesi yüksek organizasyonlarda yaşandı; 2024 yılı kurumsal dökümlerine göre 250 ve üzeri çalışanı olan büyük ölçekli işletmelerdeki yapay zeka kullanım oranı yüzde 22'ye yükselmiş durumda.

Elektronik ticaret mevzuatı dijital piyasada güvenliğin güvencesi oluyor

Teknolojik büyümenin ve dijital pazar yerlerinin kontrolsüz bir şekilde tek tipleşmesini önlemek, haksız ticari uygulamaların önüne geçerek yerli üreticiyi korumak adına yasal denetim mekanizmaları da eş zamanlı olarak işletiliyor. Ticaret Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen yasal düzenleme faaliyetlerine değinen Ömer Bolat, bakanlığın yetki ve görev alanında bulunan 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un, dijitalleşme döneminde piyasa düzenlemesi ve denetlemesi anlamında çok önemli bir rol oynadığını vurguladı. Bu kanun sayesinde büyük e-ticaret aktörlerinin tekelleşmesinin önüne geçilirken, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) hakları güvence altına alınıyor.

Bakanlık olarak dijitalleşme süreçlerini; ekonomik büyümenin, ihracat hamlelerinin ve yerli üretimin en güçlü kaldıraçlarından biri olarak görmeye devam edeceklerini belirten Bolat, veri güvenliği ve siber rekabet kuralları çerçevesinde piyasayı regüle etmeyi sürdüreceklerini kaydetti. Yapay zeka entegrasyonunu tamamlayan, dijital kanalları etkin kullanan Türk firmalarının, önümüzdeki dönemde küresel tedarik zincirlerinde çok daha üst sıralara tırmanacağına olan inancını dile getiren Bakan Bolat, kamu kurumlarının da bu dönüşümde öncü ve destekleyici bir rol üstlenmeye devam edeceğinin altını çizdi.

Muhabir: Kazim Bozkurt