Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülmekte olan 12. Yargı Paketi, ceza adaleti sisteminde önemli değişiklikler içeren maddelerle gündeme geldi. Paket içerisinde yer alan yeni düzenleme, özellikle son yıllarda artış gösteren banka hesabı üzerinden dolandırıcılık vakalarını doğrudan etkiliyor.

Yapay zeka artık rekabetin anahtarı
Yapay zeka artık rekabetin anahtarı
İçeriği Görüntüle

Hazırlanan teklifin, yalnızca organize suç örgütlerini değil, bu yapılar tarafından kullanılan “ara hesap sahiplerini” de kapsadığı ifade ediliyor. Bu kapsamda, hesaplarını bilerek ya da bilmeyerek üçüncü kişilere kullandıran binlerce kişi yeni bir hukuki çerçeveyle karşı karşıya kalacak.

IBAN paylaşımına yönelik yeni hukuki çerçeve

Düzenlemenin merkezinde IBAN ve banka hesap bilgilerinin kötüye kullanımı yer alıyor. Taslağa göre, bir kişinin banka hesabını veya ödeme aracını başkalarının kullanımına açması halinde bu durum artık daha net bir şekilde cezai değerlendirmeye tabi olacak.

Mevcut uygulamada “nitelikli dolandırıcılık” kapsamında değerlendirilen bu tür fiiller için 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Yeni düzenleme ise, suça doğrudan iştirak etmeyen ancak hesabını kullandıran kişiler için cezada yarı oranında indirim imkânı getiriyor.

Bu değişiklikle birlikte, özellikle sosyal medya üzerinden “IBAN kiralama” veya “hesap kullandırma” gibi faaliyetlerin oluşturduğu gri alanın daraltılması hedefleniyor.

Cezada indirim için şartlı sistem

Teklifte yer alan en dikkat çekici düzenlemelerden biri ise şartlı ceza indirimi sistemi oldu. Buna göre, hesabını kullandıran kişinin indirimden faydalanabilmesi için belirli koşulları yerine getirmesi gerekecek.

Düzenlemeye göre mahkeme tarafından yapılacak ihtarın ardından, sanıkların 6 ay içerisinde mağdurun zararını tamamen karşılaması zorunlu olacak. Bu şartın yerine getirilmemesi halinde ise indirim hükümleri uygulanmayacak.

Ayrıca süreç boyunca infazın ertelenmesi veya durdurulması gibi uygulamalara da gidilemeyecek. Böylece hem mağduriyetin giderilmesi hem de sürecin hızlandırılması amaçlanıyor.

400 bin dosyayı etkileyebilecek kapsam

Yargı paketinin en çok tartışılan yönlerinden biri de etkileyebileceği dosya sayısı oldu. Adalet çevrelerinde yapılan değerlendirmelere göre, düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde 350 bin ile 400 bin arasında dosya bu kapsamdan yararlanabilecek.

Bu dosyalar arasında hem soruşturma aşamasındaki hem de yargılaması devam eden dosyaların bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca hükmü kesinleşmiş ve kanun yolu sürecinde olan dosyaların da düzenlemeden etkilenebileceği ifade ediliyor.

Bu durum, yargı sisteminde ciddi bir dosya yükünün yeniden değerlendirilmesi anlamına gelirken, uygulamanın pratikte nasıl işleyeceği de merak konusu.

Dolandırıcılık zincirine yeni yaklaşım

Uzmanlara göre düzenleme, özellikle son yıllarda artış gösteren dijital dolandırıcılık vakalarına karşı yeni bir yaklaşım içeriyor. Banka hesaplarının para aklama ve sahte transfer zincirlerinde kullanılması, güvenlik birimlerinin en çok mücadele ettiği alanlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yeni sistemle birlikte, asıl organizatörler ile hesabını kullandıran kişiler arasında daha net bir ayrım yapılması hedefleniyor. Böylece suçun merkezindeki aktörlerle, zincirin alt halkasında yer alan kişilerin aynı cezai muameleye tabi tutulmasının önüne geçilmesi planlanıyor.

Zararın giderilmesi ön plana çıkıyor

Düzenlemede dikkat çeken bir diğer unsur ise mağduriyetin giderilmesi şartı oldu. Buna göre, ceza indirimi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi uygulamalardan yararlanabilmek için mağdurun zararının tamamen karşılanması gerekecek.

Bu yaklaşım, ceza hukukunda “onarıcı adalet” anlayışının güçlendirilmesi olarak yorumlanıyor. Yasa teklifine göre, zarar karşılanmadığı sürece sanıklar için hiçbir infaz kolaylığı uygulanamayacak.

Bu durumun, özellikle finansal suçlarda mağdurun korunmasını öncelik haline getirdiği ifade ediliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ