Dünya, iklim krizinin etkilerini her geçen yıl daha sert hissederken, bilim insanlarından yeni bir Süper El Nino uyarısı geldi. Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesiyle ortaya çıkan El Nino koşullarının, küresel ölçekte aşırı hava olaylarının görülme ihtimalini artırabileceği belirtiliyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yurdanur Ünal, küresel ısınmanın üzerine güçlü bir El Nino etkisinin eklenmesi halinde iklim sisteminin çok daha kırılgan hale geldiğini söyledi.

Dünya yeni bir sıcak dalgasına giriyor

Bilim insanları, bu yılın ikinci yarısından itibaren Pasifik Okyanusu’nda güçlü El Nino koşullarının gelişme ihtimalinin arttığını değerlendiriyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün tahminlerine göre El Nino hava olayının haziran-ağustos döneminde gerçekleşme olasılığı oldukça yüksek. Sürecin kasım ayına kadar devam etme ihtimalinin de güçlü olduğu ifade ediliyor.

Uzmanlar, özellikle sanayi öncesi döneme göre küresel sıcaklıkların 2 derece ve üzerine çıkması halinde sıcak hava dalgaları, kuraklık, sel ve aşırı yağış gibi olayların daha sık görülebileceğine dikkat çekiyor.

El Nino sadece okyanusları ısıtmıyor

El Nino, tropikal Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşan doğal bir iklim olayı olarak biliniyor.

Normal şartlarda ekvatoral bölgede etkili olan alize rüzgarları sıcak yüzey sularını Batı Pasifik’e taşırken, El Nino döneminde bu rüzgarlar zayıflıyor. Böylece sıcak sular doğuya doğru yayılıyor ve Pasifik’teki sıcaklık dengesi değişiyor.

Ancak bu değişim yalnızca okyanusla sınırlı kalmıyor. Atmosfer dolaşımı da etkileniyor ve dünyanın farklı bölgelerinde hava olaylarının karakteri değişebiliyor.

Aşırı hava olayları daha görünür hale geliyor

Prof. Dr. Yurdanur Ünal’a göre El Nino, tek başına her zaman yıkıcı sonuçlar doğurmasa da mevcut iklim değişikliği koşullarıyla birleştiğinde riskleri artırıyor.

Güçlü El Nino dönemlerinde kuraklık, aşırı yağış, sel, sıcak hava dalgaları ve fırtına gibi olayların görülme ihtimali yükseliyor. Daha sıcak atmosferin daha fazla su buharı taşıması da yağış anomalilerinin daha belirgin hale gelmesine neden oluyor.

Bu nedenle uzmanlar, El Nino’nun yalnızca sıcaklık artışı olarak değil, geniş etkileri olan küresel bir iklim değişkenliği olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Süper El Nino ne anlama geliyor

El Nino olayları şiddetine göre sınıflandırılıyor. Deniz yüzeyi sıcaklıklarının normal değerlerin 2 derece ve üzerine çıktığı dönemler, bilim dünyasında “çok kuvvetli El Nino” ya da Süper El Nino olarak adlandırılıyor.

1982-1983, 1997-1998 ve 2015-2016 dönemlerinde yaşanan güçlü El Nino olayları bu kategoriye örnek gösteriliyor.

Sağlık raporlarında yeni dönem
Sağlık raporlarında yeni dönem
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Ünal, sera gazı kaynaklı ısınmanın zaten dünyayı her yıl biraz daha sıcak hale getirdiğini belirterek, buna güçlü bir El Nino eklendiğinde sıcaklık rekorlarının arka arkaya gelebileceğini ifade ediyor.

Son yıllardaki rekorların nedeni yalnızca El Nino değil

Küresel sıcaklıklarda son yıllarda görülen rekor seviyeler, yalnızca El Nino ile açıklanmıyor.

Uzmanlara göre asıl belirleyici faktör, insan kaynaklı sera gazı salımlarının neden olduğu uzun dönemli küresel iklim değişikliği. El Nino ise bu mevcut ısınmanın üzerine eklenerek sıcaklıkların daha da yükselmesine yol açabiliyor.

2016 yılı çok güçlü bir El Nino yılı olarak kayıtlara geçmişti. Ancak sonrasında 2023, 2024 ve 2025 gibi yılların da yüksek sıcaklıklarla öne çıkması, iklim krizinin kalıcı etkisini gözler önüne serdi.

Etki gelecek kışa kadar sürebilir

Uzman değerlendirmelerine göre El Nino koşullarının yılın ilerleyen dönemlerinde güçlenmesi ve gelecek kışa kadar etkisini sürdürmesi mümkün görünüyor.

Küresel sıcaklıklar üzerindeki en belirgin etkinin ise çoğu zaman El Nino’nun geliştiği yıldan sonraki süreçte ortaya çıktığı belirtiliyor.

Bu nedenle bilim insanları, önümüzdeki aylarda sıcaklık rekorları, kuraklık ve ani hava olayları açısından daha dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.

Türkiye için doğrudan güçlü etki beklenmiyor

El Nino’nun Türkiye üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde ise daha temkinli bir tablo çiziliyor.

Prof. Dr. Ünal’a göre Türkiye iklimi ile El Nino arasında güçlü ve doğrudan bir bağlantı bulunmuyor. Türkiye’deki sıcaklık ve yağış değişimlerinde daha çok Kuzey Atlantik Salınımı ile bölgesel atmosferik süreçler etkili oluyor.

Bu nedenle her El Nino döneminde Türkiye’de belirgin ve istatistiksel olarak tutarlı bir sıcaklık ya da yağış değişimi görülmesi beklenmiyor.

Kaynak: AA