EMEĞİN SESİ

Sosyal yardım vakfı çalışanları grevde: 10 bin işçi yarın ülke genelinde şalter indiriyor

Sosyal devletin en uçtaki temsilcileri olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) çalışanları, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine yarın ülke çapında greve çıkıyor. Koop-İş Sendikası, işveren sendikası TÜHİS ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında yürütülen görüşmelerden sonuç alamayınca, 1003 vakıfta çalışan yaklaşık 10 bin işçi için grev kararı aldı.

Abone Ol

Türkiye'nin dört bir yanında, en yoksul ve en dezavantajlı kesimlere devletin yardım elini uzatan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) çalışanları, hak arama mücadelelerinde son aşamaya geldi. Aylardır süren toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine Koop-İş Sendikası, radikal bir karar alarak ülke genelinde grev ilan etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı 1003 vakıfta görev yapan ve sayıları 10 bini bulan SYDV işçisi, kamu işçileri için imzalanan genel çerçeve protokolden dışlanmalarına ve kendilerine memur zammı dayatılmasına karşı yarın sabah itibarıyla iş bırakacak. Grevin fitili, yarın saat 09:00'da Ankara'daki Çankaya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı önünde yapılacak kitlesel bir eylemle ateşlenecek ve bu eylem dalga dalga tüm yurda yayılacak. Bu grev, sadece bir ücret artışı talebi olmanın ötesinde, SYDV çalışanlarının "kamu işçisi" kimliğinin tanınması ve ayrımcılığa son verilmesi mücadelesi olarak tarihi bir önem taşıyor.

Müzakere masası neden devrildi?

Koop-İş Sendikası ile işveren tarafını temsil eden Türkiye Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) arasında bir süredir devam eden TİS görüşmelerinin kilitlenmesindeki ana neden, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın tutumu oldu. Normal şartlarda, SYDV çalışanlarının da Türk-İş ile Hükümet arasında imzalanan ve yaklaşık 600 bin kamu işçisini kapsayan Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü'ne dahil edilmesi gerekiyordu. Ancak Bakanlık, bu dönemde bir ilke imza atarak vakıf çalışanlarını bu genel protokolden ayırdı. Bakanlık, masaya SYDV işçileri için 2025 yılında memurlara uygulanan zam oranının verilmesi teklifiyle geldi. Bu teklif, sendika tarafından "kabul edilemez" olarak nitelendirildi. Çünkü kamu işçileri için imzalanan çerçeve protokolü, hem daha yüksek oransal zamlar hem de sosyal haklar açısından çok daha avantajlı koşullar içeriyordu. SYDV çalışanlarının bu protokolden keyfi bir şekilde dışlanması, bardağı taşıran son damla oldu ve Koop-İş Sendikası'nı grev kararı almaya itti.

"Ayrımcılığa ve adaletsizliğe hayır!"

Sendika yetkilileri, alınan grev kararının arkasındaki temel motivasyonun, SYDV çalışanlarına yönelik bu açık ayrımcılık ve adaletsizlik olduğunu vurguluyor. Yaptıkları açıklamada, aynı devletin çatısı altında, benzer işleri yapan kamu işçileri arasında böyle bir ayrım yapılmasının anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundular. SYDV çalışanlarının, devletin sosyal politikalarını en ücra köşelere kadar ulaştıran, yoksullukla mücadelede en ön safta yer alan fedakar emekçiler olduğunu belirten sendika, bu emekçilerin haklarının gasp edilmesine ve ikinci sınıf çalışan muamelesi görmelerine asla izin vermeyeceklerini dile getirdi. Grevin temel hedefi, SYDV işçilerinin de diğer tüm kamu işçileri gibi Kamu Çerçeve Protokolü'nün sağladığı haklardan eksiksiz bir şekilde yararlanmasını sağlamak ve bu adaletsiz uygulamaya son verdirmek olarak belirlendi.

Grev süreci nasıl işleyecek ve talepler neler?

Koop-İş Sendikası'nın 22 Ağustos 2025 tarihinde aldığı karar uyarınca, grev yarın sabah başlayacak. Ülke genelindeki 1003 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nda çalışan yaklaşık 10 bin işçi, iş yerlerine gitmeyerek üretimi durduracak. Ankara Çankaya'da yapılacak merkezi açılışın ardından, her il ve ilçedeki vakıf binaları önünde basın açıklamaları ve protesto eylemleri düzenlenecek. Grevin ne kadar süreceği, işveren ve bakanlık tarafından atılacak adımlara bağlı olacak. Sendikanın temel talepleri ise net:

  • SYDV çalışanlarının derhal Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü kapsamına alınması.

  • Maaş ve sosyal hakların, diğer 600 bin kamu işçisiyle eşitlenmesi.

  • Memur zammı dayatmasından vazgeçilmesi.

  • Çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve iş güvencesinin sağlanması.

Bu grev, Türkiye'de sosyal politika alanında çalışanların verdiği en büyük hak mücadelelerinden biri olarak tarihe geçmeye aday. Grevin sonucu, sadece 10 bin SYDV işçisinin değil, aynı zamanda Türkiye'deki tüm kamu çalışanlarının hak ve kazanımları açısından da belirleyici bir rol oynayabilir.