Türkiye ekonomisinin genel gidişatını anlamak adına en önemli göstergelerden biri olan çalışan istatistikleri, 2025 yılının son ayında piyasadaki yeni dengeleri ortaya koydu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Aralık 2025 dönemi ücretli çalışan verileri, istihdam tablosunda genel bir büyüme yaşandığını ancak bu büyümenin sektörel dağılımında dikkate değer farklılıklar oluştuğunu gösteriyor. Resmi verilere göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışan sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,2 oranında artış gösterdi. 2024 yılının aralık ayında 15 milyon 583 bin 773 kişi olarak ölçülen kayıtlı çalışan sayısı, 2025 yılının aralık ayında yaklaşık 180 bin kişilik bir ek katılımla 15 milyon 763 bin 671 kişiye ulaştı. Genel rakamlardaki bu pozitif görünüm, Türkiye ekonomisi için istihdam yaratma kapasitesinin sürdüğünü ifade etse de, alt kalemlerdeki değişimler farklı bir ekonomik kompozisyonun şekillendiğine işaret ediyor.
İş gücü piyasasında sektörel ağırlıklar değişiyor
Raporun alt kırılımlarına inildiğinde, en çarpıcı değişimin sanayi sektörü cephesinde yaşandığı görülüyor. Yıllardır ekonominin taşıyıcı kolonu ve ihracatın ana itici gücü olan bu alanda, maaşlı çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 3,6 oranında bir düşüş kaydetti. Özellikle katma değerli üretimin merkezi olan imalat sanayi içindeki yüzde 3,9'luk daralma, üretim hatlarındaki personel ihtiyacının azaldığını doğruluyor. Önceki yıl 4 milyon 984 bin olan sanayi çalışanı sayısının 4 milyon 804 bine kadar gerilemesi, yaklaşık 180 bin kişilik bir istihdam kaybı anlamına geliyor. Ekonomi uzmanları, bu gerilemeyi küresel tedarik zincirlerindeki yavaşlamaya, artan üretim maliyetlerine, teknolojik otomasyon süreçlerinin hızlanmasına ve firmaların verimlilik odaklı küçülme stratejilerine bağlıyor. Bu durum, piyasanın üretim tarafında bir yeniden dengelenme süreci yaşadığını gösteriyor.
İnşaat ve gayrimenkulde ivmelenme dikkat çekiyor
Sanayide gözlemlenen istihdam daralmasını sayısal olarak telafi eden ve genel büyüme rakamını pozitif alanda tutan ana unsur ise inşaat sektörü oldu. Hem yıllık hem de aylık bazda güçlü bir performans sergileyen yapı sektörü, iş gücü piyasası için önemli bir istihdam alanı yaratmaya devam ediyor. Aralık 2025 istihdam verileri incelendiğinde, şantiyelerde ve çeşitli yapı projelerinde istihdam edilenlerin sayısının geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 7,0 gibi oldukça yüksek bir oranda arttığı görülüyor. Önceki yıl 1 milyon 853 bin olan inşaat çalışanı sayısı, ivme kazanarak 1 milyon 983 bin 945 kişiye yükseldi. Buna paralel olarak gayrimenkul faaliyetlerindeki yüzde 11,9'luk büyüme oranı da sektördeki hareketliliğin altını çiziyor. İnşaat alanının emek yoğun yapısı, sanayiden çıkan veya iş gücüne yeni katılan kitleler için hızlı bir istihdam kapısı işlevi görmeyi sürdürüyor.
Hizmet sektörü istihdamın taşıyıcı kolonu olmaya devam ediyor
Türkiye'de geleneksel olarak en geniş istihdam havuzunu oluşturan ticaret ve hizmet sektörü, istikrarlı büyümesini koruyarak ekonomiye nefes aldırmaya devam ediyor. Turizmden lojistiğe, perakendeden finansa kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsayan bu ana grupta ücretli çalışan sayısı yıllık yüzde 2,6 oranında artış gösterdi. Toplamda 8 milyon 974 bin kişinin görev yaptığı bu büyük havuzda, özellikle konaklama ve yiyecek hizmetleri faaliyetlerindeki yüzde 5,4'lük artış, yeme-içme ve turizm alanındaki dinamizmin istihdama doğrudan yansıdığını gösteriyor. Ulaştırma ve depolama alanında kaydedilen yüzde 3,7'lik artış ise lojistik ağlarındaki ticaret hacminin korunduğunu teyit ediyor.
Uzun vadeli sürdürülebilirlik için üretim vurgusu
Aylık değişimlere bakıldığında da benzer bir seyir izleniyor. Kasım 2025'ten Aralık 2025'e geçişte genel çalışan sayısında yüzde 0,1'lik sınırlı bir artış yaşanırken; sanayinin yüzde 0,1 daraldığı, inşaatın yüzde 0,6 ve hizmetlerin yüzde 0,2 büyüdüğü bir tablo ortaya çıkıyor. Mevcut veriler, ekonominin hizmetler ve inşaat ekseninde istihdam üretmeye devam ettiğini net bir şekilde gösteriyor. İstihdamdaki bu ılımlı seyir genel işsizlik oranlarının kontrol altında tutulmasına yardımcı olurken, piyasa analistleri uzun vadeli ve yüksek gelirli bir büyüme modeli için sanayi yatırımlarının desteklenmesinin önemine dikkat çekiyor. Ekonominin dengeli bir yapıda ilerlemesi adına, ilerleyen dönemlerde imalat sektörünün yeniden canlandırılmasına yönelik adımların atılması beklentiler arasında yer alıyor.





