Tohumdan sofraya herkes kazanacak

Teknolojik seralar kurarak üretim miktarını artırmayı hedeflediklerini anlatan Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Poyraz, girdi maliyetlerini düşürüp üreticiye daha fazla kazanç sağlarken tüketicinin de sağlıklı ve uygun fiyatlı ürüne ulaşması için çalışacaklarını belirtti

Tohumdan sofraya herkes kazanacak

Röportaj/ Tuğçe DOĞANELİ KAMACI

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz, Merkez Birliği iştiraki olarak 28 Mayıs 2019’da Ankara’da kurulan Sera A.Ş çalışmaları hakkında bilgi verdi. Çiçeği burnunda şirketin, tarım ve hayvancılık faaliyetleri yürütmek amacıyla kurulduğunu aktaran Poyraz, ‘Tohumdan sofraya’ sloganıyla yola çıktıklarını, örtüaltı üretimin her aşamasını hem üreticinin hem de tüketicinin lehine planladıklarını dile getirdi.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz ile Türkiye’deki seracılığı ve Sera A.Ş.'yi konuştuk.

Tarım Kredi Kooperatifleri Sera A.Ş.’nin çalışma modeli nasıldır?

Market talepleri ile üretim miktarını planlıyoruz. Sözleşmeli üretim yapmak isteyen üretici başvurularını değerlendirerek, sözleşme yapıyoruz. Üreticimizin giderlerini tedarik ederek, üretime hazırlıyoruz. Uzman ekibimizle ekimden hasada kadar üreticimizin yanında yer alıyoruz. Ürünleri bize söz verildiği şekilde miktarına, şekline, rengine yani belirlediğimiz kriterlere uyup, uymadığına göre satın alıyoruz. Üreticimizin hasat ettiği ürünleri TK Sera depolarına getiriyoruz. Uygun ambalaj ile zamanında dağıtım yaparak, fireleri azaltıyoruz. Böylelikle sağlıklı ürünleri tüketicilerimizle buluşturuyoruz. Ürünlerin üstünde TK Sera logosu yer alacak. Böylece tüketiciler satış noktalarında aldıkları ürünün TK Sera’ya ait olduğunu bilecekler.

Sera A.Ş., nasıl bir ihtiyaçtan doğdu, kuruluş amacı nedir?

TK Sera, mevsimsel şartlar, dış etkenler ve arz-talep dengesizliğinden kaynaklı piyasa dalgalanmalarına çözüm oluşturmak ve tüketicilerin sağlıklı ürünlere erişimini kolaylaştırmak amacıyla kuruldu. Sürdürülebilir tarımsal üretiminin önünü açmayı ve üretim alanlarını miktar olarak artırmayı, bu kapsamda teknolojik ve verimli seralar kurmayı hedefliyoruz. Misyonumuz sağlıklı ürün üretilmesi ve sağlıklı ürün tüketilmesini sağlamak. Burada tüm bu planlamalar doğrultusunda bir diğer amacımız da üreticiyi zarar ettirmemek. Sözleşmeli üretim ile verimliliği artırmak istiyoruz.

Ürün alımı başladı

Altı aylık süreçte neler yapıldı, bu çalışmalar ne aşamada?

Şu an itibariyle sezon gereği sahada ürün alımı operasyonu yapıyoruz. Bu esnada üreticiler ile sözleşmeli üretim modeli hakkında görüşmeler yaparak güzlük dikimlerin bitmesini takiben, baharlık üretimde sözleşmeli üretim modeline başlayacağız. 2020 Nisan ayında başlayacak olan yayla üretimi için de sahada çalışmalar devam etmekte.

İhracat da yapılacak mı, yoksa hedef sadece iç pazar mı olacak?

İhracat ilerleyen dönemde olacaktır. Ancak şu an için önceliğimiz ülke çiftçisi ve vatandaşlarımızın taleplerini karşılamak.

Yüksek gıda fiyatlar için kalıcı çözüm getirilebilir mi?

Tüketici, sağlıklı ürünü ulaşılabilir bir marjda satın almak istiyor, fiyat istikrarını önemsiyor. Üretici, ürünlerini zarar etmeden elden çıkarmak istiyor. Tahsilat gibi konularda mağduriyet yaşamak istemiyor. Burada da devreye planlama giriyor. Sera A.Ş’nin sözleşmeli üretim modelinin işleyiş parametrelerinden biri de market taleplerini toplamaktır. Dolayısıyla talebe göre üretim olacağından ve planlama yapılacağından, bahsi geçen fiyat dalgalanmaları baskı altına alınmış olacaktır.

Vatandaşın sağlıklı ürün beklentisi nasıl karşılanacak?

Sağlık konusunda hem üretici hem de tüketici aynı endişeleri dile getiriyor. Üretici sağlıklı üretmek, tüketici de sağlıklı ürün tüketmek istiyor. Sağlıklı üretim, kontrollü şartlarda daha kolay sağlanabiliyor. Bu konuda sözleşmeli üretimde girdi temini ve teknik takip her iki tarafın da taleplerini sağlamada en önemli faktördür.

Üreticiyi korumak için nasıl bir yol izlenecek?

Üreticiler ile sözleşmeli üretim yaparak tohum, fide, gübre, ilaç gibi girdilerini temin etmek, hasat edilen tüm ürünü almak ve daha fazla kazanç sağlamayı planlıyoruz. Sözleşmede esas kriter kaliteli ve sağlıklı ürünü üretmek, bu kapsamda ihtiyaç duyulan tarımsal girdiler hem sağlanmış olacak hem de bu girdilerin kontrollü kullanımı ile çevre ile duyarlı, insan sağlığını benimseyen üretim yapılacak. Girdi temini ürün, çeşit, yörenin iklimsel ve coğrafik yapısı gibi faktörlere göre değişkenlik göstermekte olup, bu değişkenler dikkate alınarak planlama- tedarik ve takibi yapılacak. Sözleşmenin esas amacı sürdürülebilir üretim modelini benimsetmek ve uygulamak. Bu sayede aynı tarım alanlarında uzun yıllar boyunca kaliteli ürün almak mümkün olacak.

Aracı azalacak

Tohumdan sofraya diyorsunuz, bundan sonraki süreç nasıl işleyecek?

Sürdürülebilir tarımsal üretim ve vatandaşlarımızın gıda taleplerinin karşılanması amacıyla üretici ile tüketici arasında köprü vazifesi görüyoruz. Aradaki aracıların sayısını mümkün olduğu kadar azaltarak üreticiden aldığımız ürünü işleyerek veya işleterek marketler vasıtasıyla doğrudan tüketicimize ulaştıracak projeler yürütüyoruz.

TK Sera olarak üreticilerimize doğru imkân, bilgi ve desteğimizi verirken, tüketicilere ise kaliteli ve uygun fiyatlı gıdanın güvencesi olacağız. TK Sera ile aile çiftçilerimiz, büyük üreticilerimiz, sera konstrüksiyon, sulama sistemleri, donanım, ekipman üreticilerimiz, tohumcularımız, gübrecilerimiz, tarım makinaları ve sofrasında bu ürünleri tüketen vatandaşlarımız da dahil herkes kazanacak.

Örtüaltında 10 milyar lira yetişti

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 2018 yılında üretilen 30 milyon ton sebzenin 22 milyon tonu açıkta, 8 milyon tonu seralarda üretildi. Antalya, 3.8 milyon ton üretimle, örtüaltı üretiminde birinciliği göğüsledi. Antalya’yı sırasıyla 1.6 milyon ton ile Mersin, 970 bin ton ile Adana, 657 bin ton ile Muğla izledi. Bu dört ildeki üretim, ülkemiz toplam örtüaltı üretiminin yaklaşık yüzde 87’sini oluşturdu. Toplam örtüaltı varlığı 772 bin 91 dekar olan Türkiye’de, örtüaltı üretimin değeri yaklaşık 10 milyar liraya ulaştı.

Ülkemizde son 10 yılda ortalama örtüaltı işletme büyüklüğü 2 dekar seviyesinden 4 dekara yükseldi. Sağlanan destek, hibe ve krediler ile modern şartlarda üretim yapan örtüaltı işletmelerinin büyüklükleri 27 dekar seviyesine çıktı.

Türkiye, jeotermal enerji kaynakları potansiyeli açısından; Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada yer alıyor. Jeotermal enerji ile ısıtılan sera varlığının 4 bin 344 dekar olduğu ülkemizde modern sera varlığı yaklaşık 12 bin dekardır. Bu seralarda topraksız tarım metodu ile ihracata yönelik üretim yapılıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2018’de örtüaltı sebze üretimi 7 milyon 535 bin 511 ton, meyve üretimi 535 bin 515 ton ve süs bitkileri üretimi 1 milyar 211 milyon 202 bin 223 adet olarak gerçekleşti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER