'İzmir basın camiasına borçluyum'

İzmir’in duayen gazetecilerden Yaşar Aksoy, 76. Yunus Nadi Ödülleri’nde ‘Gavur Mümin-Gazi Paşa’nın Casusu’ eseriyle sosyal bilimler araştırması dalında ödül aldı. Aksoy, Gavur Mümin hakkındaki bilinmeyenleri, yeni çalışmasını ve genç yazarlara tavsiyelerini 9 Eylül Gazetesi okurlarıyla paylaştı.

'İzmir basın camiasına borçluyum'

Röportaj / Kardelen BUĞDAY

İzmir Gazeteciler Cemiyeti üyesi, Araştırmacı Gazeteci - Yazar Yaşar Aksoy, Cumhuriyet Gazetesi tarafından bu yıl 76’ncısı düzenlenen Yunus Nadi Ödülleri’nde, sosyal bilimler araştırması dalında “Gavur Mümin – Gazi Paşa'nın Casusu” adlı kitabıyla ödül aldı.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve Cumhuriyet gazetesi, bu haberi 8 Ekim 2021 tarihinde Yaşar Aksoy’u kutlayan sosyal medya paylaşımları ile duyurdu. İzmir'in üretken ve ilkeli gazetecilerinden Yaşar Aksoy’u tebrik ediyor, nice eserlere daha imza atmasını diliyoruz. Dokuz Eylül gazetesi olarak kendisi ile yaptığımız söyleşiyi sunuyoruz.

- “Gavur Mümin – Gazi Paşa’nın Casusu” kitabınız hakkında bize biraz bilgi verir misiniz? Gavur Mümin aslında kimdir, mücadele yıllarında ve sonrasında hayatı nasıl geçmiş?

İzmirli ünlü Osmanzade ailesinden ve Atatürk’ün eşi Latife Hanımın yakın akrabası Gavur Mümin’in (Mümin Aksoy) destansı ve gizemli yaşamını, kahramanımızın gerçek hatıratı, fotoğraf albümleri, madalyaları, gizli askeri belgeler ve en yakın akrabaları ve canlı tanıklar üzerinden yaptığımız 40 yıl süren araştırmalar sonucunda yazdım.

Çanakkale, Kanal Harekatı, Doğu Cephesi gibi muharebelerde çarpıştıktan sonra, Emperyalizmin işgali altındaki bir ülkenin en kozmopolit şehrinde, melon şapka ve Yunan üniforması giyerek işgalcilerle sözde işbirliği yapan ve yıllarca Gazi Mustafa Kemal’in casusluğunu üstlenen, yakalandıktan sonra esir Yunan Başkumandanı General Trikopis ile takas edilerek özgürlüğüne kavuşan bir Türk subayının efsanelere ve karanlıklara karışmış çarpıcı yaşamını ve Yunan zindanlarında işkence içinde geçen yıllarını anlattım.

Bu kitabımda yine ilk kez “Ulusal Kurtuluş” için canları pahasına mücadele veren gizli direniş örgütleri gündeme getirilerek nice isimsiz kahramana olan vefa duygusu pekiştirilmektedir.

Gavur Mümin’e Yunan işgali boyunca İzmir halkı “hain, gavur” diyerek hakaret etmiştir. Ancak sonra Mustafa Kemal’in casusu olduğu ortaya çıktı, şerefi, rütbesi, İstiklal Madalyası ona takdim edilerek, yeniden Türk Silahlı Kuvvetlerinde “vatanın başı sıkıştığı her olayda” önemli görevler üstlendi.

KIRMIZI BİR KEDİ

- Kitabınız 40 yıl süren bir araştırmaya dayanıyor. Araştırma sürecinizde bilgi ve belgeleri nasıl elde ettiniz?

Gavur Mümin konusunu gerçekte İzmir Basın Camiasına borçluyum. 1970-1980 arası Demokrat İzmir’de yazar iken, Attila İlhan, Naci Sadullah, Samim Kocagöz gibi yazar büyüklerimden hep şifahi olarak Osmanzade Gavur Mümin’in serüvenlerini dinledim ve kalemle ve teybimle notlar aldım. O yıllar Gavur Mümin, bir şehir efsanesiydi. Bu önemli yazarlar lafı döndürür dolaştırır yine Gavur Mümin’e getirirlerdi, ona büyük bir hayranlık beslerlerdi.

Bir anda Gavur Mümin’in ailesi olan Osmanzade ailesinin zaten içinde olduğumu, tüm yakın çevremin onlardan oluştuğunu fark ettim. Latife Hanımın kuzeni Talia Akatürk Hanımefendi, oğlu Paşazade Ragıp Bey, Osmanzade Ailesi'nin büyük sembolleri ünlü eski futbolcu Lap Lap Lütfü (Lütfü Aksoy), Karaosmanoğlu Vakfı mütevellisi tarihçi Saruhan Aksoy, ünlü Çuval Osman (Dr. Osman Nail), Ferhunde Aksoy bana hep akrabaları Gavur Mümin’den hatıralar anlatırlar, arşivlerini ve fotoğraf albümlerin bana açarlardı.

Tarihçi Saruhan Aksoy’un oğlu İzmir Basın camiasının en yakışıklı yazarı rahmetli Tufan Aksoy, Gavur Mümin hakkında bana bilgiler ve belgeler taşıdı.

Ancak Tufan’ın kardeşi İzmir Basının unutulmaz grafikeri cennet mekan Orhan Aksoy bir Pazar günü evime gelip, gazete kağıdına sarılı olarak Gavur Mümin’in İstiklal Savaşı sırasında Yunan ordusunda casusluk yaparken ara ara yazılıp sonra toprağa gömdüğü gerçek hatıratını teslim etti. Müthiş bir hazineye kavuştum. Orhancım hatta Gavur Mümin’in şanlı madalyalarını da bana verdi. Bu müthiş madalyalar armağanını saklayamazdım, madalyaları kızkardeşi  Mükafat Karakaplan’a teslim ettim, madalyalar ondadır.

Kitabı ondan sonra yazıp bitirdim. Hangi yayınevine teslim edecektim? Kardeşim Yılmaz Özdil imdadıma yetişti. Beni kırmızı bir kediye tavsiye etti. Ertesi gün o kırmızı kedinin sahibi Haluk Hepkon aradı ve onunla tanıştım. Gavur Mümin’i sundum. Avucumdaki flash-belleği kaptı ve hemen yayınlanması emrini verdi. Çok değerli bir editörüm oldu, Cumhuriyet gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller. Kitabın tüm ayrıntısını konuşarak baskıya teslim ettik. Hepsine teşekkürü bir borç bilirim.

VATANIM SENSİN VE TARİHİ DİZİLER

- Gavur Mümin’in, 2017-2018 yılları arasında yayınlanan “Vatanım Sensin” dizisinde Miralay Cevdet karakterine ilham olduğu söyleniyor. Doğru mu? Diziyi izlediniz mi? Benzer ve farklı yönler var mı?

Evet dizideki Albay Cevdet ile bizim Gavur Mümin arasında paralellikler var, ama casus olmalarından başka hiçbir özellikleri benzer değildir, zaten sanat yapıtlarında hayatın aynısının tekrarlanması gerekmez.

Diziyi baştan sona izledim. Hemen başında oluşan çok şiddetli eleştirilerimi Sözcü gazetesinde yazdım. Sözcü’nün internet sitesinde bu yazılarım duruyor. Gazeteci Hasan Tahsin’i, esnaftan Basri diye biri olarak gösterdiler. İlk senaristlerin FETÖ'cü olduğu yazıldı çizildi. Sözcü’den Yücel Arı ve Gökmen Ulu, benimle röportajlar yayınladılar.

Sonra dizinin senaristleri değişti. Sonrasında dizinin halkımız arasında tam bağımsızlık, Kuvayı Milliye ve Kemalist yurtseverlik yönünde önemli bir işlev yaptığını fark ederek, bu kez diziyi önerdim. Dizinin finansörü olan yapımcı iki kardeş hayal kırıklığı içinde Amerika’ya gittiler. Yine İzmir basınından Amerika’da yaşayan bir bayan gazeteci arkadaşımız onlarla ve benle görüşüyor. Belki bir gün, gerçek Gavur Mümin’i çekeriz.

- Bir yazar olarak, dönemin tarihi dizi ve filmleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tüm tarihi dizileri en ince ayrıntısına kadar izliyor ve not tutuyorum. Bu satırları size yazar iken, az önce “Payitaht Abdülhamit” dizisini izledim. Her diziden, her hikayeden, her çekim tekniğinden dersler çıkarıyorum.

Yılmaz Güney’in hapisten çıkınca başrolünü oynamak istediği en büyük ideali olan “Hasan Tahsin-İlk Kurşun” filminin senaristi benim. Benden isteği üzerine teslim ettiğim senaryomu Adana Cezaevi'nde okumuş ve “Kardeş, dilini çok sevdim” demişti. Bu senaryo taslağı ana metni, iki sene önce Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan “Hasan Tahsin-Yürekler Selanik” isimli kitabımla Dil Derneği Ödülü'nü kazandı.

Ancak uluslararası af bekleyen Yılmaz Güney bu isteği gerçekleşmeyince, hapishaneden kaçmak zorunda kaldı ve Fransa’da öldü. Elimde kalan bu senaryonun, Fatoş Güney’in de isteği, desteği, katılımı ve yönetmenlik imzası ile büyük bir uluslararası işbirliği sonucu, film olarak  çekilmesi, en büyük ütopyamdır. Neyse.

YENİ ÇALIŞMALAR

- Gavur Mümin adıyla bilinen Mustafa Mümin Aksoy, Soyadı Kanunu çıktıktan sonra sizinle aynı soyadını almış. Aranızda bir akrabalık bağı var mı?

Hayır hiçbir akrabalık bağı yok. Gavur Mümin, Mustafa Kemal’in en yakın çalışma arkadaşlarından Kuvayı Milliyenin ilk İzmir milletvekili Osmanzade Hamdi Aksoy’un soyundan gelir. Köklü bir İzmirli aileye, Osmanzadeler’e  mensuptur.

Benim ise annem İzmirli'dir, Güzelyalılı’dır. Bergama İmamı ve ünlü hattat Hacı Mehmet Emin Efendi’nin torunudur. Soy ismimi aldığım babam ise Kafkasya Ahıska Türklerindendir, Uşak doğumludur, İzmirli değildir. Yani rahmetli Mümin Aksoy ile bir aile bağımız yok.

- Okuyucuları bekleyen yeni bir çalışmalar mı?

Gözlem gazetesinde sanat sayfası hazırlıyorum. Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan “İstiklal Süvarisi-İzmir’in Kurtuluşu” kitabımla çok önemli bir ödülü daha bekliyorum. Önümüzdeki 2022 ve 2023 yılları için aynı yayınevine teslim edilmiş 3 kitabım daha yayınlanacak.

APİKAM’da 3 yıldır yayınlanmayı bekleyen İzmir Ressamları üzerine bir kitabım var. 1000 sayfalık İzmir Basın Tarihi kitabımı da yeni bitirdim.

- Son olarak usta bir gazeteci ve yazar olarak yazmaya hevesli genç kalemlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Jack London’un bir sözünü onlara öğretmek isterim. “Hayat iyi kartlara sahip olmak değil, bazen kötü bir eli iyi oynama becerisidir.”

Genç gazetecilere önerimdir. İktidara, muhalefete, yerel yönetimin cici koltuklarına, küresel sermayeye ve sömürücü kapitalizme kapılmadan, teslim olmadan, başka kimliklere dönüşmeden, daima tam bağımsız biçimde Atatürk Cumhuriyetinin yaşaması için ileriye bakın ve hep ilerleyin.

FOTOĞRAF ALTLARI

1 - GAVUR MÜMİN (1892-1948)

2 - Araştırılması ve yazımı 40 yıl süren kitap

3 - YUNUS NADİ

Cumhuriyet gazetesinin kurucusu anısına düzenlenen yarışmada 2021 yılında Yaşar Aksoy “Gavur Mümin” kitabıyla ödül aldı.

4 - YILMAZ GÜNEY

En büyük arzusu Hasan Tahsin filminde başrolü oynamaktı. Yaşar Aksoy’a yazdırdığı senaryo, 2021’de Dil Derneği ödülünü aldı.

5 - Gavur Mümin hatıratını armağan eden Orhan Aksoy ve can dostu Yaşar Aksoy

6 - Gazeteci Osmanzade Tufan Aksoy, ailenin büyüğü Osmanzade Hamdi Aksoy’u İzmir Milli Kütüphanesi şeref listesinde gösterirken

7 - Gavur Mümin’i sürekli Yaşar Aksoy’a anlatanlar. Lütfü Aksoy, Saruhan Aksoy ve Dr. Osman Nail.

Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2021, 09:49
YORUM EKLE