banner112

Hep mutlu ol

Ulamış'a bundan 200 yıl önce getirilen bir Afrikalı çocuğun dördüncü kuşak torunu Mehmet Uyar(Arap Mehmet): Gülümsemek bize ata yadigarıdır.

Hep mutlu ol
Ulamış'a bundan 200 yıl önce getirilen bir Afrikalı çocuğun dördüncü kuşak torunu Mehmet Uyar(Arap Mehmet): Gülümsemek bize ata yadigarıdır.

"Ata topraklarımızı görmeyi hep istedik. Ama imkanlarımız elvermedi. Ailece hep Afrika'yı hayal etmekle yetindik."

Seferihisar Ulamış'ın en sevilen kişilerinden biri Mehmet Uyar. 71 yaşında. Köyün yerlisi. Onu Ulamış'ın diğer sakinlerinden ayıran ön büyük özelliği Afrika kökenli olması. Lakabı Arap Mehmet. Ulamış Köy Meydanı'nda oğlu Yener ile birlikte, müşterileri için koşuşturduğu, unlu mamüller ürettip sattıkları küçük bir işyerleri var. Mehmet Uyar ile bir Cumartesi günü Ulamış Köyü'ne Karakılçık buğday ekmeği almaya gittiğimiz bir gün tanıştık. Mis kokulu demli çayından içtik. Böreklerinden yedik. Arap Mehmet Gazete 9 Eylül'e yaşam öyküsünden söz etti.

 



Bana kendinizden ve ailenizden söz eder misiniz?

Ulamış'ta doğdum. Buralıyım. Evliyim. Okuyamadım, ilkokulda kekemeyim diye benim kaydımı silmişler. Üç cocuk babasıyım. Bir oğlum Yener. Burada unlu mamüller dükkanımız var. Diğer oğlum Bülent özel sektörde çalışıyor. Kızım Arzu Demirkıran ise atlet. 400 metre engelli sporunda kendini geliştiriyor. Birçok başarıları var. Eşim Ayfer Uyar 77 yaşında. Ben Bağkur'dan eşim SKK'dan emekli... Dedelerim yıllarca bağcılık ile uğraşmışlar Seferihisar'da, odun kömürü de üretmişler. Ben askerlik görevimi bitirip Gölcük'ten terhis olduktan sonra yıllarca bu köyde demir ustası olarak çalıştım. Yaş ilerleyince, daha az yorucu diye oğlumla birlikte bu dükkanı açtık. İki de torunumuz var.

GELELİ 200 YIL OLMUŞ


Dedeleriniz ne zaman yerleşmişler buraya?

Ben bu köyün en eski sakinlerinden biri olduğumu biliyorum ama aklımın erdiği yıllardan itibaren neden köyün diğer sakinlerine benzemediğimi sorguladım, Ulamış'a nereden geldiğimi merak ettim hep. Bundan yaklaşık 200 yıl kadar önce Hacı Hamzaoğlu olarak hatırlanan bir kişi köye gelirken yanında Afrikalı bir çocuk getirmiş. Tahmin ediyorum büyük dedemiz köye getirilen o çocuktu. Ama hala o çocuğun Sudan'dan mı, Mısır'dan mı köye getirildiğini bilmiyoruz. Kökenimizi bilmiyoruz özetle. Aradan dört beş nesil geçmiş ama kökenimizle ilgili bilgi bugünlere ulaşmamış. Evlilik çağına gelince bu köyün yerlilerinden biri ile evlendim. Mutlu bir evliliğimiz var. Biz Ulamışlıyız artık bu köyün yerlisiyiz. Bu köyde yaşayan herkes de bizi öyle görüyor.

[caption id="attachment_121299" align="aligncenter" width="800"] Ulamış'a yerleşen köy sakinlerinden Berkhan Parklak'ın babası Metin Parklak ile Arap Mehmet süt kardeşi...[/caption]

Ata topraklarınıza gitmeyi düşünmediniz mi hiç?

Çok merak ettik. Gidip atalarımızın yurdunu görmek istedik. Ama biz hep kendi yağımızla kavrulan insanlardık. İmkanlarımız elvermedi, hep hayal etmekle yetindik. Hiç gidemedik.

Yüzünüz hep gülüyor, hayatı seviyor musunuz?

Afrika'da atalarımızdan bize kadar gelen bir laf vardır. Ne yaşıyorsan yaşa, acıların, dertlerin de olsa hep mutlu ol derler. Ömrümüz boyunca hep küçük şeylerle mutlu olmaya çalıştık. İyi de yapmışız. Hayatı seviyorum, dostlarımı seviyorum, Ulamış'ı seviyorum. Mutluyum... Gülümsemem hep o yüzden...

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2018, 12:22
banner123
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner101

banner100