SELİN YILDIRIM- 10 yaşında atletizmle spora başlayan Medine Alper'in hayatı, üniversitede antrenörlük eğitimi alırken geçirdiği kazayla değişti. Omuriliği kırılan ve tekerlekli sandalyeyle yaşamaya başlayan genç yetenek için bu bir son değil, yeni bir savaşın ilk adımıydı. Başlangıçta durumu kabullenmekte zorlansa da 2022'de İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı'na katılarak parkelerin tek kadın savaşçısı oldu. Elleri nasır tutmasına, iki ameliyat geçirmesine rağmen topu hiç bırakmayan ve "Kadınlar ligde sadece bir puan kontenjanı değildir" diyen 26 yaşındaki sporcu gazetemize duygularını anlattı.
"O KİŞİ BENİ BÖYLE GÖRMEK İSTEMEZDİ..."
Sakatlık sonrası tekerlekli basketbola geçiş sürecini mental olarak nasıl yönettin?
Şöyle, öncelikle ilk düştüğüm zaman da hemen böyle bir şeyleri toparlanacağını zannediyordum. Tekrar atletizm yapmaya döneceğimi zannediyordum. Ama işler olduğum gibi gitmedi. Bu sporda açıkçası bazılarının yakınları mı daha doğrusu? Nasıl ki diyelim ona? Onlar önerdi aslında böyle bir spor olduğundan da haberim yoktu benim. İlk önce reddettim. Hani ben yapamam, ben edemem. Bayağı bir şey reddetme sürecim oldu mental olarak. Sonradan böyle gitmeyeceğini anladım. Böyle olmayacağımı. Çünkü daha öncesinde bir hedeflerim vardı. Artık olmadığını, olmuş, yaşadığını hissettim o dönemde. Dedim böyle gitmeyecek, böyle olmayacak. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. Bir de şöyle, o zaman da çok yakınımdan birisini kaybetmiştim. Onun şeyini vardı üstümde. O kişi beni böyle görmek istemez. Adı da Hilmi abi. Benim teyzenin eşi. Benim o dönemde de bana çok yardımcı olan bir insandı. O beni böyle görmek istemez. Onun sayesinde başladım aslında.
"ELLERİM PATLADI, NASIR TUTTU AMA BIRAKMADIM"
Hissettiğin korkuları nasıl aştın, spor sana nasıl bir güç verdi?
Çocukluğumdan beri yaptığım için cesaretli bir insanım. Çok korkum olduğunu söyleyemem. Daha da doğrusu hatırlamıyorum. Korkularım varsa da küçük oluyor. Ama bu spora girdiğimde korkum vardı. Nasıl olacak, nasıl gidecek? Çünkü insanları tanımıyorum. Bu ortamı tanımıyorum. Daha doğrusu sporu tanımıyorum. O dönemden, o dönem öyle korkum olmuştu. Ama o zaman bizim şöyle, görüntümüzde de nasırlarımız var. Ellerimiz de patlıyor böyle, bildiğiniz gibi kalkıyor. Ben ona rağmen ilk dönemde bırakmamıştım. Hala da bırakmayı düşünmüyorum. Pes etmek yok. Asla. Bu sporu bırakmayı düşünmedim. Ben bu spora başladığım andan itibaren ben sürekli sakatlandım. Bir ameliyat geçirdim. Hatta iki ameliyat geçirdim. Ben ona rağmen bırakmadım. Bırakmayı düşünmüyorum. Çünkü nefes alıyorum diyebilirim. Bu spora, hatta antrenman yaptığımda, maç yaptığımda ben zevk alıyordum. O yüzden o devam ediyor. Dediğim gibi, bilmediğim bir ortam olduğu için ilk böyle ne yapılır, nasıl yapılır diye yapabilir miyim diye, daha doğrusu da öyle bir korkum vardı açıkçası. Ama yaptıkça, ben sporu yapabiliyorum dedikçe onları da adım adım açtım diyebilirim.

"BABAM BAŞTA TEDAVİYE ODAKLIYDI, ŞİMDİ EN BÜYÜK DESTEKÇİM"
Bu zorlu süreçte ailenin desteği nasıldı?
Şöyle, annem, kardeşim, babam. Babama ben sonradan söyledim. Çünkü o daha çok tedavinin adı kısmına geri döndüğü gibiydi. Ama benim çok zor bir ameliyat geçirdim ben. Ondan dolayı o birazcık ılımlı değildi. Ama kardeşim ve annem, gerçekten Medine yapmalısın, evde oturmak lazım, oraya gitmek, aktivite yapmak olarak iyi dediler. Ama şu an babam da destekliyor. Bütün aile, hatta akrabalar olarak. Babam birazcık öyleydi başta.
"BURASI BENİ TEKRAR HAYATA DÖNDÜRÜYOR"
Sporun ruh sağlığına iyileştirici bir etkisi oldu mu?
Kesinlikle var. Benim şöyle, sakatlandığım dönemlerde ruh sağlığım üzgünüm, gerçekten. Burası beni tedavi ediyor diyebilirim. İyi hissediyorum burada. Spor yapmadığım dönemlerde de kötü hissediyorum. Evde oturunca böyle karamsar düşünüyor insan. Ama burada olunca belki o iki saat antrenman yapıyorsam, bir saati bile onları düşünmememe yardımcı oluyor benim. Burada ben aklımı boşaltıp tekrar geri gidiyorum. Tekrar hayata dönüyor diyebilirim. Burası tekrar hayata döndürüyor seni kesinlikle.
"KADINLARI SADECE PUAN SİSTEMİ İÇİN KULLANMASINLAR"
Kadın sporcuların desteklenmesi adına gözlemlediğin en büyük engel ne?
Bizim takımda öyle bir şey yok. Kadın diye yapmayalım, etmeyelim diye bir şey yok. Genel anlamda öyle bir şey var. Kadın sporcuları birazcık daha bastırıyorlar. Kadın sporcu diye. Ama bu benim takımda gerçekten yok. Şöyle bir şey var bizim ligde. Kadın sporcu diye bizde puanlama sistemi var. Puanlama sisteminden de oynatılan oyuncular var. Ellerine çok top geçmiyor. Bizim bu takımda öyle değil. Hatta geçen Fenerbahçe maçında da iyi oynadım. Ve bana top geldiği için. Ama diğer sporculara, diğer kadın sporculara bu imkanlar tanınmıyor. Görülmüyorlar daha doğrusu. Fark edilmiyorlar. Fark edilmelerini umuyorum. İnşallah öyle olur tüm ligdeki takımlar için. Bence bir kadını artık bir oyuncu olarak görmeniz gerekiyor. Özellikle bizim bu takım sporlarında karışık oynadığımız için erkeklerle, bu sıkıntıyı biz çok yaşıyoruz. Görmek istemiyorlar daha doğrusu. Bunların işte birazcık erkek zihniyetinden de kaynaklı.
"SAÇLARINI ÖREN KADIN SPORCULARA İMRENİYORUM..."
Takımın tek kadın oyuncusu olmanın avantaj ve dezavantajları neler?
Az önce gördüğünüz gibi hentbol oynuyorlardı. Mesela işte kız oturuyordu. Arkadaşı saçını örüyordu mesela. O kadar kıskandım ki. Bizim takımda böyle bir şey yok. Erkeklerle artık oynamaya, iç içe olmaya çok alıştık. Ama bir anda böyle kafamı çevirdim baktım. Orada böyle saçını örüyor. Onunla ilgileniyor falan. İnsan bir imrenmiyor değil. Avantajı bence çok. Şöyle yani bir kadın kendini daha güçlü hissediyor mu o kadar emin değilim, tabii ki de öyle. Dezavantajı şöyle söyleyebilirim. Tekim. Bu takımlarda şey var. İkinci kadın olsa bile bir sürü düşmeler oluyor. Ondan kaynaklı, benden kaynaklı illa bir şey oluyor. Avantajım tek kadın olmam diyebilirim. Dezavantajım da olmaması diyebilirim.

Sahada erkeklerle omuz omuza mücadele etmek sana ne hissettiriyor?
Bir kadın olarak... O şeyde mesela her teker vurduğunda ben kendimi gerçekten çok güçlü hissediyorum. Öyle olduğumu da düşünüyorum daha doğrusu. Nasıl tanımlarım bilmiyorum ama dediğim gibi güçlü hissediyorum. Özgüvenim şöyle. Sakatlandığım dönemde özgüvenim bayağı bir dipteydi benim. Bu sporu yaptıkça, sahada oldukça da benim özgüvenim böyle yükseldi şu anda. Kendimi iyi hissettiğim için. Ve şöyle. İlk başladığımda dedim ya bilmiyordum. Şu anda neler yapabileceklerimi bildiğim için o özgüven, o cesaret yerinde yani.
"AİLELER ÇOCUKLARINI EVE KAPATMASIN"
Sakatlık yaşayan gençlere ve ailelerine tavsiyelerin neler?
En büyük tavsiye pes etmemelerin sonuna kadar gitmeleri öncelikle. Hani orada bir şey oldu. Es kaza bir şey oldu. Ya da moralini düşürecek bir şey oldu takımda. Çünkü erkeklerle oynuyoruz. Tüm kadın sporcuların içinde de pes etmemeleri. Durdukları yerde durmamaları. Küçük şey olsa bile küçük adımlar atmaları. Onları önerebilirim. Aileler içinse, öncelikle ilk önce o şeye alışıyorlar. Alıştıktan sonra zaten bir şeyleri fark ediyorlar. O dönemde bence önyargılı olmamalılar. Herkes basketbol oynamak zorunda değil. Bir sürü engelli branşları var. Tanımalılar, denemeliler, şans vermeliler bence. O istemiyor diye mesela çocuğu da isteyebilir. Yaşları da bazen küçük oluyor, bazen büyük oluyor. Ben mesela 19'umdaydım. Ailem istedi, yapmamı istedi. Ama küçük yaştaki çocuklar bazen istiyor ve ailesi istemediği için gelemiyor. Önyargılı olmamalılar. Şans vermeliler. Kabullenmeliler bence. Öncelikle zaten kabullenince bu süreç devam ediyor. Öncelikle kabullenip bu süreci sindirmeleri gerekiyor. Ondan sonra adım atmalılar bence.
Gelecek için en büyük hayalin, "Başardım" diyeceğin nokta neresi?
Başarı bazen sadece kupadan ibaret olabiliyor. Çünkü onunla savunulabiliyor. Ama mesela şu an sezon kötü başlar ama bizim güzel devam ediyor. Bunu kupayla da biz taçlandırabiliriz. Ama kupadan ibaret olduğunu düşünmüyorum. Başka şeylerden mesela iyi oynadığımız maçlar var ama orada bize kupa vermiyorlar mesela. İyi yaptığınız şeyler de var. Orada bir ödül almıyoruz. Her şey kupadan ya da madalyadan ibaret değil. Ona başardım hangi noktada diyebilirim? Dediğim gibi ben şu an tek kadın oyuncuyum burada. Ama ligde bazen diğer takımlarda iki tane üç tane olabiliyor. O tüm kadınların içinde "Medine var. Medine çok iyi bir oyuncu. Diğer kadınlardan farklı" denmesi beni oraya ulaştırır.




